Esas No
E. 2012/10232
Karar No
K. 2013/9323
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

5. Ceza Dairesi         2012/10232 E.  ,  2013/9323 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak, uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak
HÜKÜM: Sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçundan hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, diğer suçlardan mahkumiyetine

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile TCK’nın 191/2. maddesine yapılan ek düzenlemeye göre “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların 'durma kararı' mahiyetinde olduğu ve CMK’nın 264. maddesi de gözetilerek temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince karar verilmesi mümkün görüldüğünden, “görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak” suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında “trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin yapılan temyiz incelemesinde; Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,

Sanık hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan verilen mahkumiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde ise;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 3/1. maddesi-fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenleme karşısında, ilgili kanun maddesinde atılı suç için öngörülen temel cezanın alt ve üst sınırları arasında belirlenmesindeki takdir hakkının, dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtlar ışığında isabetle değerlendirilip somut gerekçeleri gösterilerek denetime de olanak verecek şekilde ve TCK’nın 61/1. maddesi-fıkrasında yedi bent halinde sınırlı sayılan ölçütler bağlamında kullanılması gerektiği halde; “suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi sosyal ve ekonomik durumu” biçiminde gösterilen gerekçede, bir yandan yasal olmayan şekilde sözkonusu sınırlı sayıdaki ölçütler arasında yer almayan “sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu” hususu gösterilirken, diğer yandan bu ölçütlerden olan 'suçun işleniş biçimi' gerekçesine dayanılarak sanık hakkında kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçundan kurulan hükümde temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, bu sefer cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine gerekçe yapılmak suretiyle, önceki uygulamasıyla çelişen yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog