1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
--------- Karar ve 28/11/2023 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize edilen dava dosyası, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan -------- tarafından senet düzenleme yetkisi bulunmadığını ve ------ Şti------- adına, diğer davalı ------- lehine 1.500.000,00TL tutarında sahte bir senet düzenlendiğini ve bu senetin 09/10/2012 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalılardan -------- senet borçlusu olarak gösterilen adi ortaklığın şeriklerinden ------- şirket yetkilisi olmaması sebebiyle hem de senet borçlusu olarak gösterilen adi ortaklık adına imza yetkisinin davacıda olması sebebiyle söz konusu senedi düzenleme yetkisinin bulunmadığını, haksız haciz nedeniyle bankalar nezdindekik mali durumun bozulması ve maruz kalınmasının zarar oluşturduğunu, davacının ana iştigal konusu devlet müteahhitliği olduğunu, kamu ihalelerine girebilmek için, bankalardan alınması gereken Teminat mektuplarını alamadığını, davalılardan ------- sözde alacaklı olduğunu, davacı adına kayıtlı olan 31 adet aracın kayıtlarına haciz konulduğunu, dava süresinde olumsuz koşullarda açık yediemin otoparklarında çürümeye terkedilmiş olduğunu, mevcut hasarlarla ilgili olarak davacı tarafın delil tespitleri ve exper incelemeleri yaptırıldığını, davalılardan tarafından davacıya ait araçlara haksız haciz ve yakalamalar konulduğunu bu nedenle araçların kullanılamadığını ve trafik sigortası dahi yapılamadığını, davalı tarafından davacı şirkete aleyhine yapılan haksız hacizler nedeniyle yaşanan maddi kayıpların haricinde ticari hayatta 30 yıldır faaliyet gösteren davacının ticari itibarının zedelendiğini, arz ve izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile icra takibin başlatıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı ------- cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın davalının -------- şirketinin yetkili olmadığının yalan olduğunu ve Adaleti yanıltan beyarlarını ve bahsi geçen şirketin -------- ile yapılan Adi Ortaklık Sözleşmesindeki -------- şirket yetkilisi olmadığı yönündeki beyanlarına karşılık açık olduğunu, davacı tarafın sahte senet düzenlemeden bahsederken yine Adaleti yanıttığını, bunun üzerine Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını ve beraat kararı aldığını, davacının yanıltıcı beyanlarının kendine meslek edinerek çıkar sağlamaya çalışmaları yaptığını, söz konusu olan 15.000.000,00 TL senetin davacıya davalı -------- evini ipotek ederek ve kefil olarak adi ortaklığa ve -------- şirketine kredi sağlama ve söz konusu Adi Ortaklğın işini yapma ile ticari ilişki oluşturup kar olan elde edilecek gelirden pay alma ilişkisinde olduğunu, davacı tarafın hiçbir ticari ilişki olmadığını, açıklanan nedenlerle Adi Ortaklığı yetkilisi pilot ortak --------Şt.’nin yetkili müdürü olmasının sebebi ile Aktif taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddine, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, haksız haciz nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. İşbu dava hakkında -------- sayılı kararı ile zaman aşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, -------- sayılı kararıyla ret kararının kaldırılmasına karar verilmiş, akabinde --------- kararı ile mahkememize görevsizlik kararı verilmesi üzerine işbu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup,
TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştirHer ne kadar -------- kararı ile mahkememize görevsizlik kararı verilmiş ise de uyuşmazlık haksız hacizden, diğer bir deyişle haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla haciz işleminin yapıldığı icra takibinin türünün ve takip konusunun bir öneminin bulunmaması karşısında uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Ayrıca zaman aşımı sebebiyle verilen ret kararını kaldıran --------- sayılı ilamı incelendiğinde görev hususu ile ilgili bir eleştiri bulunmadığı da dikkate alınmalıdır. Dolayısı ile iş bu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatina varılmakla, görev dava şartı olduğundan,
HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde --------Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın ilgili İstinaf Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2.Kararın istinaf yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde HMK.'nın 21. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın-------- Hukuk Dairesine gönderilmesine,
3.Yargılama giderleri, vekalet ücreti ve karar ilam harcının yargı yeri belirlendikten sonra görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/03/2024