Aramaya Dön

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/537
Karar No
K. 2024/229
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/537 Esas
KARAR NO: 2024/229
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 16/08/2023
KARAR TARİHİ: 29/03/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin keşideci olduğu ...bank ... Şubesinden verilen, ... seri nolu, 20.05.2023 keşide tarihli, 237.000.-TL meblağlı çekin çalındığını ve üzerinde sahte kaşe ve sahte imza kullanılarak ...

7.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu edildiğini, müvekkili şirketin tüm mal varlığına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkili şirketin...bank ... Şubesindeki 332.876,13.-TL parasına haciz konularak icra dosyasına istendiğini, müvekkili şirketin davalı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, takibe konu edilen çek kaybolan/çalınan bir çek olduğunu, takibe konu çek ticari bir ilişkiye dayanmadığını, çek üzerinde sahtecilik yapıldığını, çekteki ilk ciranta olan ...Lti'nin kaşe ve imzası taklit edildiğini,, sahtecilik suçu işlendiğini, çek üzerindeki sahtecilik nedeniyle hem müvekkili şirketin hem de ilk ciranta olan ... Ltd.Şti tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, davaya konu çekin iptali amacıyla ...

1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, çeke ödeme yasağı konulduğunu, davaya konu çek nedeniyle ...

7.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini, dava konusu çekin iptali ile müvekkili şirkete iadesini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dava konusu çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, davacı taraf, dava konusu çekin teslim sırasında zayi olduğunu ileri sürmekte ise de müvekkilinin dava konusu çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, ilgili çek aralarında ticari ilişki bulunan üst ciranta tarafından müvekkiline, şirketten satın alınan mal ve hizmet bedelinin ifası amacıyla ciro edildiğini, söz konusu çekin üzerindeki ciro silsilesi tam ve birbirini düzgünce takip eden cirolardan oluştuğunu, davacı taraf çekin lehtarının imzasının sahte olduğunu iddia ediyor ise de işbu iddia davacı tarafın keşideci sıfatından kaynaklanan borcunu ortadan kaldırmadığını, çek hakkında iptal davası açılmış olması senedin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, çek iptali kararının bir ilam değil, tespit niteliğini haiz bir karar olduğunu, çekin lehtar firmaya teslim sırasında zayi olduğu iddiası ve çekin iptali için dava açılmış olması, davaya taraf olmayan müvekkili bağlamadığı gibi davacı keşideciyi borçtan kurtaran bir sebep olmadığını, davacı taraf, müvekkilinin dava konusu çeki kötüniyetli olarak iktisap ettiğini iddia ettiğini, her ne kadar davacı tarafça davalı müvekkiline yönelik pek çok asılsız ithamda bulunulmuşsa da davacı tarafın tüm iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı müvekkili dava konusu çeki üst cirantası olan dava dışı ... Şirketinden ticari faaliyetleri neticesinde mal ve hizmet satımı sonucu fatura ve tahsilat makbuzu karşılığı iktisap ederek ticari defter ve belgelerine de bu şekilde yansıttığını, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın reddini, kötüniyetli davacı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, menfi tespit istemi ile açılan davada yargılama esnasında yapılan ödeme sebebiyle bedelin istirdadı istemine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava ve beyan dilekçelerinde özetle; davacı ...Ltd.Şti'nin keşideci olduğu, ...bank ... Şubesinden verilen, ... seri nolu, 20.05.2023 keşide tarihli, 237.000,00-TL meblağlı çekin lehtar ... Ltd.Şti uhdesinde iken çalınmış ve üzerinde sahte kaşe ve sahte imza kullanılarak ...

7.İcra Dairesinin...esas sayılı dosyasına konu edildiğini, ilk ciranta olan ... Ltd.Şti tarafından ...

22.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından imzaya itiraz edildiğini ve takibin ...Şti yönünden durdurulduğunu beyanla davacının ...

7.İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çekin iptali ile davacı şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüş olup davacının tedbir talebinin mahkememizin 17/08/2023 tarihli "1-Davacı vekilinin İİK m.72/3 hükmüne dayalı icra takibinin durdurulması mahiyetindeki ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE, 2-Davacı vekilinin İİK m.72/3 hükmüne dayalı icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine yönelik ihtiyati tedbir isteminin KABULÜ ile; ...

7.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında belirtilen toplam takip bedeli olan 263.225,84-TL nin %20'si oranında olan 52.645,17-TL teminat (nakit veya kesin-süresiz muteber banka teminat mektubu) davacı tarafça depo edildiğinde ...

7.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından davacı borçlu ...ŞİRKETİ'nden tahsil edilen yahut tahsil edilecek olan dosya borcunun dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren alacaklıya ödenmemesine," şeklindeki ara kararı ile kısmen kabulüne karar verilmiş ise de mahkememiz veznesine yatan bir teminatın olmaması sebebiyle kararın infaz edilmemiş olduğu, yargılama esnasında davacı tarafından icra dosyasına 22.08.2023 tarihinde 332.876,13-TL ve 17.10.2023 tarihinde 3.526,00-TL olmak üzere ödenen toplam 336.402,13-TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini, davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiş olduğu, bu kapsamda eksik harcın yatırılmış olduğu görülmüştür.

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.

Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Menfi tespit davaları bir süreye tabi olmadığı gibi, icra takibine itiraz edilmemesi veya takibin kesinleşmesi de menfi tespit davası açılmasına engel değildir. 6100 sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Menfi tespit davalarında bu yük lehine hak doğan taraf olan davalı alacaklı olduğunu iddia eden tarafa aittir ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143). 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. Maddesinin; "(1)Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. ... (5)Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (6)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. (7)Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca yargılama esnasında yapılan ödeme sebebiyle davaya istirdat davası olarak devam olunmuştur.

Yerleşik yargıtay içtihatları (Bknz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/7120 Esas, 2017/1364 Karar Sayılı, 22/02/2017 Tarihli) uyarınca davacı keşidecinin açmış olduğu çekten dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin davalarda davacı keşideci, çekteki kendi imzasına herhangi bir itirazı olmayıp lehtarın imzasına itirazda bulunmuş ise keşidecinin, lehtarın imzasının lehtara ait olup olmadığı konusunda itirazda bulunamayacağı, çeki ciro silsilesi yoluyla iktisap eden yetkili hamile karşı keşideci borçtan sorumlu olduğu kabul edilmiş olup her ne kadar kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı alacaklı üzerinde ise de davaya konu icra takibinin kambiyo senetlerine özgü icra takibi olduğu, takip dayanağının davacının keşidecisi olduğu çek olması ve davacının imza inkarında bulunmaması ve çekin iptalini talep etmiş olması sebebiyle öncelikle çekin davalı tarafından kötüniyetli olarak ele geçirildiği ve çekin çalındığını bildiği halde alarak tedavüle konu edildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerekmektedir.

İcra takibine konu edilen çekin lehtarı ile davacı ciranta arasında ticari ilişkinin bulunduğu taraflarca kabul edilmekle birlikte sabit olup dava dışı lehtar ... tarafından ...

22.İcra Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasından açmış olduğu imzaya itiraz davasında yapılan incelemede çekteki imzanın lehtar ... tarafından atılmadığı tespit edilerek takibin işbu borçlu yönünden iptaline karar verilmiş olduğu, nitekim lehtar tarafından açılan çek iptali davası birlikte değerlendirildiğinde davacının ticari defterlerinin incelemesinde hukuki yarar bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Mahkememizin işbu dosyasına emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2022/1634 Esas, 2022/1626 Karar Sayılı, 22/11/2022 Tarihli "... Kambiyo senetleri sebepten soyut olup, çeki elinde bulunduran hamilin ayrıca çeki ticari ilişki kapsamında elinde bulundurduğunu ispat etmesi aranmayacaktır. Aksine, çekin kargodan çalındığını ve hamilin TTK'nun 790.ve 792. maddeleri kapsamında çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunu ispat yükü davacı üzerindedir. Yine menfi tespit isteminde davacı, paranın sebeb davalıya verilmesi lazım gelmediğini ispatla yükümlüdür.

Davacılar tarafından, davalıların çekleri elde etme yöntemleri ile ciro silsilesine ilişkin çok fazla dava olduğu beyan edilmekle, UYAP üzerinden yapılan incelemede davalı ... şirketinin taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı dava dışı çeklerin de benzer ciro silsilesine sahip olarak davalı ... tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği tespit edilmiştir.

Davalı ...'ın hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması sebebiyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/ firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehtar cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.

YHGK'nın 2017/19-2738 Esas- 2021/1513 Karar- 30.11.2021 tarihli kararında vurgulandığı üzere; ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtara ve keşideciye son yetkili hamil görünenin başvurma hakkı bulunmamakla ve kopukluk sonrası cirantaların kopukluktan önceki lehtara ve keşideciye rücu hakkı bulunmamakla birlikte; imzaların istiklali ilkesi gereğince kopukluk sonrası son yetkili hamil görünenin kendinden önceki cirantalara başvuru hakkı TTK m.677 gereği olup çekler üzerindeki ilk ciranta imzasının sahte olmasının arada bulunan diğer ciro imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği de malumdur. " şeklindeki ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2018/1547 Esas, 2020/471 Karar Sayılı, 07/05/2020 Tarihli " Dava İİK 72.maddesi uyarınca davaya konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemenin istirdatına ilişkindir. ... Dosya kapsamı ve dosyaya yansıyan deliller üzerine UYAP’nda yapılan tespitler neticesinde davalı ...A.Ş'nin hırsızlık sonucu elinden çıktığını iddia ettiği 2 ayrı senedi yine aynı ciro silsilesindeki şirketler ile davalı ...Ltd.Şti'nin hamil olarak ...

8.İcra Dairesinde ... ... eses sayılı dosyalar ile takip başlattığı ve davalı ...Ltd.Şti hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği sabittir. Bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin nedeniyle davacının borçlu olmadığı kabul edilerek çek nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup," şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davalı hakkında UYAP sisteminden yapılan kontrolde farklı keşideci ve lehtardan sonra benzer cirantaların ciro silsilesine sahip birden fazla çek sebebiyle hakkında menfi tespit, çek iptali, çek istirdadı istemi ile hukuk davalarının açıldığı gibi birden fazla soruşturma dosyasının bulunduğu, her ne kadar verilen kesinleşmiş bir ceza bulunmasa ve davaya konu edilen soruşturma dosyası derdest ise de davalının basiretli tacir olarak benzer ciro silsilesine sahip hırsızlık iddiasına konu çekler bakımından gerekli araştırmaları yapmamış olduğu, ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş olup davacının davaya konu ...

7.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödenmiş olan bedellerin davalıdan istirdadı ile davacıya iadesine karar vermek gerekmiştir. Davacının çeklerin iptali ile davacıya iadesi istemi bakımından davalının çekin iktisabında ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından davalının çeki vermekle yükümlü olduğu, çek bedeli ödendiğinden davacıya iadesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacı vekili tarafından her ne kadar dava dilekçesinin sonuç kısmında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminde bulunmuş ise de hukuki nitelendirmenin hakime ait olması sebebiyle söz konusu tazminat isteminin İİK m.72/5 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı olduğu kabul edilmiştir.

İİK'nın 72. Maddesinin 5. Fıkrasının "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacının kötüniyet tazminatı talebi bakımından yapılan incelemede davalının çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu, hırsızlığa konu benzer çekleri takibe koymuş olması sebebiyle kötüniyetli olduğu kanaatine varılarak kötüniyet tazminatı isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1.Davacının davasının KABULÜ ile davacının ...

7.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, -Yargılama esnasında davacı tarafından icra dosyasına ödenen toplam 336.402,13-TL'nin (332.876,13-TL'sinin ödeme tarihi olan 22.08.2023 tarihinden, 3.526,00-TL'sinin ise ödeme tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek) ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya iadesine,

2.İcra takibine ve davaya konu davacı ...Şti'nin keşidecisi olduğu, ...bank ... Şubesinden verilen, ... seri nolu, 20.05.2023 keşide tarihli, 237.000,00-TL meblağlı çekin davacıya iadesine,

3.Davacının davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isteminin kabulü ile 336.402,13 TL'nin %20'si oranında olan 67.280,43-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine

4.Alınması gereken 22.979,63-TL karar ilam harcının dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 4.495,24-TL ile yargılama esnasında tamamlama harcı olarak alınan 1.698,00-TL harcın toplamı olan 6.193,24 TL'den mahsubu ile bakiye 16.786,39 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

5.Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri : 6.501,49 TL (269,85 TL başvurma harcı, 4.495,24-TL peşin harç, 1.698,00-TL tamamlama harcı, 38,40 TL vekalet harcı toplamı), davetiye, posta gideri: 60,00-TL olmak üzere toplam: 6.561,49-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 52,460,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog