2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/926 Esas - 2019/845
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili ile davalı arasında cari hesaba dayalı sürekli ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişkinin sağlıklı ilerlerken, devam eden süreçte davalı takip borçlusunun almış olduğu hizmete karşılık cari hesap bakiyesini ödeme aczine düştüğünü, sözlü ihtarların karşılıksız kalınca müvekkilinin cari hesap bakiyesinin tahsili için Bursa 12.İcra Müd.’nün 2018/... esas sayılı dosyasıyla takibe girişildiğini, ancak davalı tarafından takibe itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğini, müvekkili ile davalı taraf arasındaki ilişkinin TTK hükümlerine uygun olarak yürütüldüğünü, yapılan ticarete ilişkin fatura ve irsaliyelerin usulüne uygun olarak düzenlendiğini, müvekkilinin ticari defterlerinin de kendi lehine delil teşkil etmeye müsait şekilde tutulmakta olduğunu, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunun ortaya çıkacağını ifade ederek, açıklanan nedenlerle ve mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerden davanın kabulü ile davalı yanın itirazının iptaline, haksız itiraz nedeniyle duran takibe binaen davalı taraf aleyhine alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve nihayetinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle:
Davacı taraf ile müvekkili arasında zaman aralıklı olarak sürekli ticari faaliyette bulunulduğunu, yapılan ticari alışverişler neticesinde müvekkili tarafından ödenmesi gereken borcun belli fasıla aralıklarıyla ödenmekte olup taraflar arasında bu durumun bir ödeme şekline dönüştüğünü, davacı tarafın ödemeleri almasına rağmen müvekkili hakkında icra takibinde bulunulduğunu, taraflar arasında icra takibinde bulunulduktan sonra ticari alışverişin devam ettiği gibi ödemelerin de devam etmekte olduğunu, alacaklı davalının yapmış olduğu takibe itiraz zorunluluğunu doğduğunu beyanla, açıklanan nedenlerle davacının açmış olduğu davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmili ile %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazılı beyanlar, Bursa 12.İcra Müd.’nün 2018/... sayılı dosyası,taraf ticari defterleri,cari hesap ekstreleri, hesap özetleri, fatura ve irsaliyeler ile bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından cari hesap ektresine dayalı olarak 22/05/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 28/06/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Mahkememizin 10/01/2019 tarihli duruşma ara kararı uyarınca, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden SMMM bilirkişisine tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 08/04/2019 havale tarihli raporda sonuç olarak;davacının 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerini ibraz ettiği, davacının defter kayıtlarının incelenmesinde takip tarihinde davalıdan 15.327,13 TL.alacaklı olduğu, takibin 15.042,02 TL.üzerinden açıldığı, defter kayıtlarını gösteren muavin defter dökümlerinin rapor ekinde ibraz edildiği, davalının 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye defterlerini ibraz ettiği, defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davalının defterleri incelendiğinde takip tarihinde davacıya 16.451,80 TL.borçlu görüldüğü, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte ticari bir ilişkinin olduğu, sonuç olarak,davacının davalıdan dava tarihinde kendi defterlerine göre 15.327,13 TL.alacaklı olup, davalının da takip tarihinde kendi defter kayıtlarına göre davacıya 16.451,80 TL.borçlu görüldüğü kanaat ve görüşü açıklanmıştır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, davalının kendi defterlerinde davacıya 16.451,80 TL borçlu olduğu anlaşılmakla, HMK' nın 222. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğundan sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın kabulü ile, davalının Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına,
2.İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 3.008,40 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.027,52 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 181,68 TL'nin mahsubu ile bakiye 845,84 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 597,50 TL yargılama gideri ve 181,68 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)
Davacı gideri ;
500,00 TL bilirkişi gideri,
97,50TL tebligat posta gideri
597,50TL toplam gider
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip .....
(e-imzalıdır)