9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 12.03.2020 tarihinde, ... Şirketlerinin davalı sigorta bünyesinde toplanması ile, davalı sigorta şirketine dahil olan ... Sigorta A.Ş bünyesinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan... Plaka'lı minibüs tipi servis aracı, Şoför ...'in sevk ve idaresinde, İstanbul Havalimanına gitmek üzere seyrederken, İstanbul ... .... Metrede, ...Varyantını 70 metre geçince direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaralanmalı , ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada... plakalı servis aracının içerisinde müvekkili varislerin anneleri Müteveffa ...'un yolcu olduğunu müvekkillerinin annelerinin vefat ettiğini, .... Ağır Ceza Mahkemesi .... dosyasında görülen ceza yargılaması tüm kaza dosyasından da kazanın oluşumunda müvekkilinin her hangi bir kusuru olmadığını, müvekkillerin anneleri müteveffa ... kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunduğunu, kazanın oluşumuna sebebiyet veren ve kazaya karışan ... plaka araç davalı ... A.Ş. tarafından kaza tarihinde sigortalı olarak bulunduğunu, kaza nedeniyle .... Ağır Ceza Mahkemesi .... Sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, kazaya ilişkin tüm belgeler, olay yeri krokisi, mağdur ve müşteki ifadeleri ve söz konusu kazaya ilişkin tüm belgelerin mevcut olduğunu, müteveffa ... ... ... (Pasaport K. NO: ...) kaza sonrasında ambulansla ... Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, kazaya ilişkin ölüm belgesi, ekipiriz raporu, grafiler ve tüm teşhis ve tedavi evrakları ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ... Devlet Hastanesi'nde ve .... Ağır Ceza Mahkemesi .... Ceza yargılama dosyasında mevcut olduğunu, müvekkili davacılar annelerinin ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kaldığını, davacı müvekkillerinin annelerinin ölümüne sebebiyet veren ... Plaka sayılı ARAÇTA kaza tarihinde davalı firma bünyesinde Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle ölen davacı müvekkillerin anneleri Müteveffa ... ... ...'un yargılama esnasında ortaya çıkacak ve poliçe limitlerindeki maddi zararından (daimi maluliyet, geçici iş göremezlik, evde bakım giderleri ve destekten yoksun kalma tazminatının) faizi ve avukatlık vekalet ücreti ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine 27.07.2022 tarihinde yasal önbaşvurusu yapıldığını ve davalı şirket tarafından iş bu davanın açılma tarihine kadar yazılı olarak herhangi bir cevap verilmediğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müteveffanın çocukları olduğunu iddia eden, ... 1990 yılında doğduğunu, diğer davacı ... için tespit yapılamadığını, ...'ya davacılar adına dava açması için verilmiş bir vekaletname bulunmadığını, kendisini vekil olarak niteleyen ...'nın dava ve taraf ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı taraf, ... Eyaleti vatandaşı olduğunu, yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğü 12.12.2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da düzenlendiğini, Kanun'un 48'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre; "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır." şeklinde hüküm bulunduğunu, davacı taraflarca müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava şartı yerine getirilmediğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış; dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini, buna göre zarar görenler öncelikle Sigorta Kuruluşu’na zararının giderilmesi için başvuruda bulunacak, bu başvurunun üzerinden 15 gün geçmesine rağmen başvuruya herhangi bir cevap verilmemesi, olumsuz cevap verilmesi veya verilen cevabın (ödenecek tazminatın) talebi karşılamadığı hususunda uyuşmazlık bulunması halinde zarar görenler dava hakkını kullanabileceği, destekten yoksun kalma tazminatı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlendiğini, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında eş, çocuklar, ve ana ve/veya babaya destek olduklarının karine olarak kabulünün gerektiği kabul edildiğini, yapılacak hesaplamalarda vefat edenin anne ve babasına da pay ayrılması gerektiğinden müteveffa ...'un anne ve babasını da gösterir nüfus aile kayıt tablosunun müteveffanın ülkesi olan ... Eyaletinden celbini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle öncelikle usulden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemidir.
Mahkememizin 2024/81 Esas sayılı dosyasında müteveffa ...'un trafik kazasında ölümü nedeniyle çocukları olan davacıların destek yoksun kalma tazminatı istemi ile dava açtığı, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı doyasında ise aynı kazaya ilişkin müteveffanın eşi tarafından destekten yoksun kalma tazminatı için dava açıldığı, her iki davanın davalısının aynı olduğu, davaların aynı olaya ilişkin olduğu, davalar arasında bağlantı olup, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından her iki davanın birleştirilmesinin delillerin birlikte toplanıp değerlendirilmesi ve usul ekonomisi açısından yararlı olacağı sonuç ve kanaatine varılarak HMK'nın 166/1. maddesi gereğince davaların birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davacılar vekili tarafından açılan davanın, HMK 166 maddesi gereğince ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esas kaydının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
2.Birleştirme kararının HMK 166/3 maddesi gereğince ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasına bildirilmesine, harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun birleştirilen dosyada değerlendirilerek karara bağlanmasına,
3.Birleştirme kararı yazılıp dosyanın derhal ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. dosyasına gönderilmesine, esasın bu dosya üzerinden yürütülmesine,
4.Adli yardım talebinin birleşen dosya mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, Taraf vekillerinin yokluğunda, esas hükümle birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/04/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)