Esas No
E. 2023/4857
Karar No
K. 2024/2188
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

8. Ceza Dairesi         2023/4857 E.  ,  2024/2188 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/1762 E., 2015/934 K.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri uyraınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanıkların, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve güveni kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmaları talep olunmuştur.

2.Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli, 2014/1762 Esas, 2015/934 Karar sayılı kararı ile sanıkların, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, beraatlerine, güveni kötüye kullanma suçundan ise, 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5 ay süreli hapis cezalarının, 3.600,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

3.İlgili kararın sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 31.10.2023 tarihli kararı ile "01.02.2021 tarihli Tebliğnamede, sanık ... hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden katılan vekilinin temyiz talebi hususunda herhangi bir görüş bildirilmediği" gerekçesi ile tevdii kararı verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek Tebliğname düzenlenerek eksikliğin giderilmesi sonucu dosya incelenmek üzere yeniden dairemize tevzi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

Müdafinin Temyiz Sebepleri

1.Sanık suça konu kartı, katılanın rızası ile kullanmasına ve bu bağlamda suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

2.Aksi kanaat halinde zararı gidermiş olan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Eylemi sabit olan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, olay tarihinde eş olan sanıkların, katılan tarafından sadece bir kez kullanmaları için kendilerine verilen kredi kartlarını iade etmeyerek, rıza dışı birden çok harcama yaptıkları iddialarına ilişkindir.

2.Katılana ait Garanti Bankası 4282 **** **** 7026 , ... 5311 **** **** 4987 , Yapı Kredi Bankası 4506 **** **** 9836 numaralı kredi kartlarından, 2013 Aralık- 2014 Mart arasında üç, dört ay süreyle bir çok yerden harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümleri ve banka yazıları dosyada mevcuttur.

3.Katılanın 15.07.2014 tarihinde şikayetçi olduğu, vekili aracılığı ile vermiş olduğu dilekçesi ile sabittir.

4.Katılan "Kısmi ödemeye rıza göstermediğini" beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

Olay tarihinde evli olan sanıkların, sanık ... ile birlikte çalışması nedeni ile tanıdıkları katılana, ekomomik durumlarının kötü olduklarını söylemeleri üzerine, katılanın Garanti Bankası ve ...'a ait iki adet kredi kartını, bir defaya mahsus olmak üzere kullanmaları için sanıklara verdiği ancak sanıkların katılanı belli bir süre oyaladıkları ve kartları iade etmeyerek, rıza dışı birden çok harcama yaptıkları iddiasına dayanan olayda;

A. Tebliğname Yönünden;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.2010 gün, 2010/7 Esas, 2010/65 Karar no'lu ve 04.03.2014 gün, 1439/104 sayılı ilamında belirtildiği üzere, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, Yasadaki düzenleniş şekli gözönüne alındığında banka veya kredi kartı ya da kart bilgilerinin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi durumunda oluşabilecek hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık gibi suçlar ile banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçu arasında gerçek içtima kuralının uygulanarak failin her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "her ne surette olursa olsun" ifadesinin ise banka veya kredi kartlarının sadece hukuka uygun yollardan ele geçirilmesini kapsadığı ve bir defaya mahsus olmak üzere kullanılmak için alınan suça konu kartların geri verilmemesi iddiasının ayrıca güveni kötüye kullanma suçunun oluşumuna sebebiyet verebileceği anlaşılmakla 01.02.2021 tarihli tebliğnamede belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

B. Katılan Vekilinin, Başkasına Ait Banka Veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;

Sanıkların savunmasında "Kartları katılanın verdiğini ve harcamalardan da bilgisi olduğunu" beyan ederek suçlamayı kabul etmemeleri ve dosya içerisinde yer alan suça konu kartlara ait hesap özeti dökümleri ile de sabit olduğu üzere, kartlar ile 2013 Aralık- 2014 Mart arasında üç, dört ay süreyle bir çok yerden harcama yapıldığı sabit olmasına rağmen, katılanın, geri verilmediğini iddia ettiği kartları kapattırmayarak, sanıklar hakkında harcamalardan yaklaşık 4 ay sonra 15.07.2014 tarihinde şikayetçi olması karşısında, atılı suçun işlediği yönünde sanıkların savunmasının aksini kanıtlar, somut, kesin ve yeterli delil olmadığı anlaşılmakla, mahkeme tarafından verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Sanık ...

Müdafiinin, Güveni Kötüye Kullanama Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;

Sanığın üzerilerine atılı suç için öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olarak sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği 16.09.2015 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar Hakkında Başkasına Ait Banka Veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin;

Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli, 2014/1762 Esas, 2015/934 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...

Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin;

Gerekçe bölümünde B bendinde yer alan nedenle, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli, 2014/1762 Esas, 2015/934 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.