Esas No
E. 2022/6663
Karar No
K. 2024/2205
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2022/6663 E.  ,  2024/2205 K.

"İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/438 E., 2022/382 K.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.01.2008 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2008 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2008 tarihli kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.03.2010 tarihli ve 2008/11423 Esas, 2010/3300 Karar sayılı kararı ile "... Sanıkların duruşmadaki tutum ve davranışları,

TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasında lehe değerlendirildiği halde,

CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasında olumsuz olarak değerlendirilerek çelişki yaratılması.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2010 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

5.Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2010 tarihli kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.05.2012 tarihli ve 2010/13357 Esas, 2012/15454 Karar sayılı kararı ile "...

1.Sanıklar ... ve ...'ün sabıkasız olduğu, sanık ...'in geçmiş mahkümiyetinin silinme koşulları oluştuğu ve dosyaya yansıyan bir zarar bulunmadığı gözetilerek, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2.Temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi gözetilerek hapis cezası takdiren alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hapis cezasının yanında hükmolunan gün adli para cezasının farklı bir gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması

3.Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 53/3. maddesinde yazılı şartlar gözetilerek 53/1. madde ve fıkrasında belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,

4.Sanıklardan ele geçen ve 18.12.2007 tarihli tutanak ile adli emanet memuruna teslim edilen eşya hakkında karar verilmemesi,.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen 100 Dolar sahte banknotun müsaderesine ve kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

7.Sanığın tabi olduğu 5 yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeni ile yapılan ihbar üzerine Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün aynen açıklanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü kabul etmediği için kararı temyiz ettiğine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suça konu sahte paraları tedavüle koymadığı bu kapsamda parada sahtecilik suçundan cezalandırılamayacağı beraatine karar verilmesinin gerektiği gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanığın temyiz dışı sanıklar ile birlikte piyasaya sahte para sürdüğüne ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında uygulanan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri sonucunda İstanbul ilinden sahte para getirdiğinin tespit edildiği ve gerçekleştirilen üst aramasında sanık üzerinde 30 adet sahte 20,00 TL banknot ele geçirildiği bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

2.Dava dosyası kapsamında, sanık savunmaları, sanık hakkında uygulanan iletişimin tespiti dinlenilmesi ve kayda alınması kararı ile bu kararın uygulanmasına ilişkin ses kayıt çözüm tutanakları mevcuttur. IV. GEREKÇE

A. Sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Diğer hususlar yönünden;

1.Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.10.2023 tarihli ve 2022/4-528 Esas, 2023/520 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; ilk hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi hatalı bir uygulamaya dayanmamakta ise açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması sırasında ilk hükümdeki ertelemenin aleyhe değiştirme yasağı ilkesi gereğince gözetilmesi, atıfetin genişletilmesi olarak nitelendirilemez. O hâlde cezayı aleyhe bozma, düzeltme ve değiştirme yasağı göz önüne alınarak, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere bilerek aykırı davranması hâllerinde açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanmalı, ancak hükmün son kısmına cezayı aleyhe değiştirememe kuralı gereğince hapis cezasının ertelenmesine şerhi düşülmelidir. 1412 sayılı Kanun'un 321 inci ve 326 ıncı maddenin son fıkrası gereğince yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamayacağından bozmadan önce verilen ve yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilen Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2010 tarihli kararı ile hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmiş olması ve aleyhe temyiz olmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususunun;

2.Sanık üzerinden ele geçirilen ve 18.12.2007 tarihli tutanak ile adli emanet memuruna teslim edilen 30 adet 20,00 TL sahte paraların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine ve 5320 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddesi uyarınca Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususunun; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş ve bunun dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/438 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 inci maddesi gereği hüküm fıkrasından; 2 numaralı paragrafın (g) bendinde yer alan cümlenin çıkartılarak yerine “ " Sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine, 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sanık hakkında 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, Denetim süresi içerisinde sanığa herhangi bir yükümlülük yüklenmemesine, 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezasının tamamının infaz kurumunda çektirilmesine, 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresini sanığın iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezasının infaz edilmiş sayılmasına,” ibaresinin eklenmesi ve hükme (2) numaralı paragrafın (j) bendinden sonra gelmek üzere "Sanık üzerinden ele geçirilen ve 18.12.2007 tarihli tutanak ile adli emanet memuruna teslim edilen 30 adet 20 TL sahte paranın, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddenin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine ve 5320 sayılı Kanun'un 17 nci ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddeleri uyarınca Merkez Bankasına gönderilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.