Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/102
Karar No
K. 2024/217
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/102
KARAR NO: 2024/217
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 08/02/2022
KARAR TARİHİ: 08/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması ve bu aracında savrularak park halindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında; ... plakalı araçta bulunan davacının ağır yaralandığını ve ... ... Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, sol ve sağ bacağını düzgün kullanamadığını, ağrılarının halen devam ettiğini, koltuk değneğiyle yürüyebildiğini ve ağır bedensel bir yaralanma veya uzuv kaybına maruz kaldığını, bu olay hakkında Antalya Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma açılmadığını, halen Antalya ... Karakolunda evraklar mevcut olup savcılığa dosyanın gönderileceğini, davalılardan ... A.Ş tarafından sigortalanan ... plaka sayılı ... model ... marka araç ... poliçe nolu ... başlangıç ve ... bitiş tarihli zorunlu trafik sigortası poliçesi (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası ) uyarınca sürücü kullandığı araç ile davacının yaralanması ile davacının uğramış oldukları zararların, poliçe teminatı kapsamında (yaralanma halinde maddi- manevi tazminat ,sağlık giderleri ,koltuk başına ,destekten yoksun kalma, sürücü koltuk ferdi kaza, hukuksal koruma ve diğer tüm teminatlar), giderilmesini talep için kargo ve elektronik posta aracılığı ile başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını, davalılardan ... A.Ş tarafından sigortalanan ... plaka sayılı ... model ... marka araç ... poliçe nolu ... başlangıç ve ... bitiş tarihli zorunlu trafik sigortası poliçesi (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası) uyarınca sürücü kullandığı araç ile davacının yaralanması ile davacının uğramış oldukları zararların, poliçe teminatı kapsamında ( yaralanma halinde maddi- manevi tazminat ,sağlık giderleri ,koltuk başına ,destekten yoksun kalma, sürücü koltuk ferdi kaza, hukuksal koruma ve diğer tüm teminatlar), giderilmesini talep için kargo ve elektronik posta aracılığı ile başvuru yapılmış ancak ödeme yapılmadığını, her iki sigorta şirketi de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını, davacının tedavi süreci boyunca çalışamadığını; geçici olarak iş göremez duruma geldiğini, Antalya Arabulucuk Büroya başvurulduğunu ve .../... dosya numarası ile anlaşma sağlanamadığını, davacının bu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı aracın içerisinde sıkıştığını, ve ameliyat olduğunu, sonrasında fizik tedavi gördüğünü, hastane ve tedavi giderlerini davacının kendisinin ödemek zorunda kaldığını ileri fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının hastane tedavi giderleri ve iş göremediğinden kaynaklanan kazanç kaybı ve davacının ekonomik geleceğinde yer alacak kazanç ve gelirleri ve alınacak bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağından çalışma gücünün sürekli kaybından doğan zarar nedeniyle şimdilik ... TL maddi tazminat taleplerinin reeskont faizi ile davalılardan tahsiline, kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle davacının yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına yargılama sonunda belirlenecek tutardan ... TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, (Sadece ... ve ... için, diğer davalılar için manevi tazminat talebimiz yoktur) yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... tarihleri arasında geçerli ... poliçe numarası ile ZMMS poliçesi düzenlendiğini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin Genel Müdürlük adresinin .../... olduğunu, ancak dava yetkisiz Antalya Asliye Ticaret Mahkemelerinde açıldığını, bu sebeple, dosya kapsamında öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini ve dosyanın yetkili/görevli İstanbul Mahkemelerine gönderilmesini, ayrıca dava zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu kazaya ilişkin gerçek kusur oranlarının saptanması gerektiğini, davaya konu olay sebebi ile düzenlenen trafik kazası tespit tutanağından görüleceği üzere, davalı şirkete zorunlu trafik poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün bir kusuru bulunmadığını, sigortalı olan ... plakalı aracın park halinde olduğunu, davalı şirket sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise kusur oranının net bir şekilde belirlenmesinin önem taşıdığını, çünkü sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, yalnızca sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü (poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil) üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin esas olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle sigortalı araç sürücüsünün bir kusuru bulunmadığını, sigortalı araç, kaza anında park halinde olması nedeniyle herhangi bir kusurunun olmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin müşterek müteselsil sorumlu olabilmesi için az da olsa kusuru olması gerektiğini, fakat kusursuz olan sigortalı araç sürücüsünün vermiş olduğu bir zarardan bahsedilmesinin mümkün bulunmadığını, davacı kaza anında motosiklette seyretmekte olup, kullanması gereken koruyucu ekipmanları kullanmadığını, davacı tarafın, dava konusu kaza sonrasında oluşan zararın artmasında müterafik kusuru bulunduğunu, davacı tarafın kaza sonrasında yaralandığı bölgeler koruyucu ekipmanlarının olmadığını kanıtladığını, davacı tarafın müterafik kusuru sebebiyle belirlenecek tazminattan Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğince %20 oranın indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin kaza tarihinde yönetmeliğe göre tespit edilmesini, davacının geçici iş göremezlik zararı oluşmadığını, davalı şirketin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik zararı fiili olarak çalışamama sebebiyle mahrum kalınan gelire istinaden ödenen bir tazminat türü olduğunu, davacının kazadan sonra ne kadar süreyle çalışamadığını ispat etmesi gerektiğini, davalı şirket sigorta şirketi olup, kazanın tarafı olmadığından, faiz sorumluluğunun başlayabilmesi için temerrüde düşmesi gerektiğini, temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz sorumluluğu başlayacağını, davalı şirketin manevi tazminat taleplerinden bir sorumluluğu bulunmadığını beyanla, davacının davasının yetki itirazımız sebebi ile usulden reddine, davacının davasının zamanaşımı itirazımız sebebiyle reddine, kusur oranlarını ayrıntılı gösterir bilirkişi raporu alınmasına, davacının maluliyetinin kaza tarihinde ki yönetmeliğe göre belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulundan rapor alınmasına, davacının davasının esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; Tüzel kişilere karşı açılan davalarda genel yetkili mahkemenin HMK m.6/1 gereğince tüzel kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, davalı sigorta şirketinin genel müdürlük adresinin "... Cad. No:... K:.. ... ... .../ .../..."da bulunması sebebiyle yetki yönünden davaya bakmaya yetkili Mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, yetkisiz mahkemede açılmış olup davanın öncelikle bu sebeplere usulden reddine karar verilmesini, usule ilişkin ise; davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olup, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı taraf, dava öncesinde davalı şirkete başvuruda bulunmuşsa da işbu başvuru Karayolları Trafik Kanunu' nun, "Doğrudan Doğruya Talep Ve Dava Hakkı" başlıklı 97. Maddesi'nin aradığı anlamda usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, esasa ilişkin ise; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranı ATK Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesini, davalı şirketin nezdindeki poliçe sebebiyle davacılara karşı sorumluluğunun doğabilmesi sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olmasına bağlıdır ve sorumlu olacağı miktar, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre belirlenmesini, davacının talep ettiği “geçici iş göremezlik" zararı ile "tedavi masrafları" poliçe teminat kapsamında bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri, trafik sigortası genel şartları ve karayolları trafik kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, kaldı ki; dava dilekçesinde davacının çalışıp, çalışmadığı ve geliri ile ilgili bir bilgi bulunmadığını, davacının iddia edildiği gibi malul kaldığının sabit olmadığını, sürekli maluliyetin varlığının tespiti için 1 yıllık iyileşme ve tedavi süresinin tamamlanması gerektiğini, zira sürekli maluliyetin oluşup oluşmadığının tespiti için davacının tedavi sürecinin tamamlanması gerekmekte olup bu süre, kazadan itibaren en az 1 yıl olup, 1 yıllık süre dolmadan stabilizasyon ( iyileşme ) süresinin tamamlanmasından bahsedilemeyeceğini, davalı şirket temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermemiş olan davalı şirketin faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın yaralanması sebebiyle SGK’dan herhangi bir ödeme alıp almadığı / kendisine maaş bağlanıp bağlanmadığının belirlenmesi gerektiğini, ödenen sosyal sigorta gelirleri ile zarar tamamen karşılanmış ise tazminat ödenmesi gerekmeyeceğini ileri sürerek, davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, davanın "dava şartı yokluğu" sebebiyle usulden reddine, davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.

Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak sigorta poliçeleri ile hasar dosyaları getirtilerek dosyamız arasına alınmış, meydana gelen kaza nedeniyle davacının 2918 sayılı Kanunun 97. Maddesi gereği dava tarihinden önce sigorta kuruluna yazılı başvuruda bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise başvuru tarihi ve sigorta şirketi tarafından başvuruya cevap verilip verilmediği ve davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacı ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Davacının meydana gelen kaza sebebiyle tüm tedavi evrakları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. SGK 'ya müzekkere yazılarak davacıya ait kayıtlar celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacı ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... -...-... plakalı araçların ... tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin tutanak ve belgeler ile varsa kaza anını gösterir kamera ve Mobese kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Noterler Birliğine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın kaza tarihinde malik bilgileri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizde yapılan yargılamada:

Dosya meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından Ankara Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Ankara Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 27/05/2022 tarihli raporda özetle; "...Davalı sürücü ...'un %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, -Sürücü ...'in kusursuz olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. 13/10/2022 tarihli ek raporda özetle; "...Davalı sürücü ...'un %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, -Sürücü ...'in kusursuz olduğu, -Park halinde olan ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Dosya meydana gelen kaza nedeniyle davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kuruluna gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun 31/05/2023 tarihli raporunda özetle; "... oğlu ... doğumlu, ...’un ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;

I. Kas-İskelet

Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile %9.75, II.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile %19, III. Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranı %26,89 olup Tablo 3.2’ye göre;

1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 (yüzdeondört) olduğu,

2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,

3.Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı,

4.Kaza nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne kadar olduğu hususu Kurulumuzun ve Kurumumuzun görev tanımına girmediğinden bu hususta görüş bildirilemediği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Dosya re'sen seçilecek aktüerya bilirkişisine tevdi ile talep edilebilecek maddi tazminat miktarı hususunda rapor tanzimine karar verilmiş, aktüerya bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 29/12/2023 tarihli raporda özetle; "...a)Davacının kazancının asgari ücret, maluliyet oranının %14, iyileşme süresinin 9 ay, kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu kabul edilerek; TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, %10 artırma ve iskonto hesabı kullanılarak yapılan hesaplama neticesinde işbu rapor tarihi itibariyle uğradığı; Geçici iş göremezlik zararının ... TL Sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğunun hesaplandığı;

b)Hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının ZMSS sakatlık teminatı limitini aştığı ve dolayısıyla davalı ... A.Ş.'nin sürekli iş göremezlik zararından sorumluluğunun ... TL ile sınırlı olduğu;

c)Hesaplanan geçici iş göremezlik zararının ise davalı ... A.Ş.'nin ZMSS poliçesinden kaynaklı sorumlu tutulabileceği sağlık giderleri teminatı limitini aşmadığı (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26005 E. 2022/5356 K.);

d)ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 13/10/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre park halinde duran ... plakalı araç sürücüsünün kusuru olmadığının kabulü halinde, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bu aracın ZMSS sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun doğmayacağı;

e)Yukarıda 3.2 no'lu başlıkta izah edilen gerekçe ve alıntılanan içtihat kapsamında, uzmanlık alanım dışında kalan tedavi gideri talebi yönünden tarafımca görüş bildirilemediği..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Davacı vekili ... tarihli açıklama dilekçesi ile "fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL maddi tazminat olarak 1) Geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı için ... TL 2) Sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı ... TL 3) Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için ... TL olarak davalılardan reeskont faiziyle birlikte" talepte bulunduklarını beyan etmiştir.

Davacı vekili 23/02/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; her ne kadar ... tarihli açıklama dilekçesinde ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara ilişkin talepte bulunmuş ise de taleplerinin dava dilekçesinde belirttikleri gibi tedavi giderlerine ilişkin olduğunu, ancak bu hususta ellerinde belge bulunmadığından tedavi giderlerine ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.

Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile; ... TL olarak açtığı maddi tazminat miktarını toplamda ... TL maddi tazminatın (... TL geçici iş göremezlik ve ... TL sürekli iş göremezlik zararı ) olarak ıslah etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle zarar gören tarafından işleten, sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 88. Maddesinde de "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar." düzenlemesi mevcuttur. 6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1.Tedavi giderleri.

2.Kazanç kaybı.

3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." düzenlemeleri mevcuttur.

Davacının maluliyet oranının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi ... tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, ... tarihi ile ... tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." şeklinde açıkça belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen emsal içtihat dikkate alınarak; dava konusu somut olayda, uygulanması gereken yönetmelik hükmünün Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, hükümleri olduğu anlaşılmış, davacının kaza nedeniyle Tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu, iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, bu süreçte başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı belirlenmiştir.

Davacı kaza tarihinde kazaya karışan motorsiklette yolcu konumundadır. Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının bulunduğu ... plaka sayılı motorsiklet sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, Park halinde olan ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, anlaşılmıştır.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD'nin 2018/1905 E, 2019/449 K sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Hatır taşıması, zarar görenin ücret mukabili taşınmadığı bir taşıma türüdür. Bir olayda hatır taşımasının varlığının kabul edilebilmesi için taşımanın ücretsiz olması yeterli olmayıp, taşıma işinin ailevi bir yükümlülüğün icrası kapsamında da gerçekleştirilmemesi gerekir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre hatır taşımacılığı varsa hükmedilen maddi tazminattan %20 nispetinde, manevi tazminat yönünden ise takdir edilecek oranda makul bir miktar indirim yapılması gerekir. Ayrıca hatır taşıması sebebiyle tazminattan hakkaniyet düşüncesiyle indirime gidildiğinden bu mahsup sebebiyle davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekir. (Yargıtay 17. HD. 01/12/2016 gün, 2014/21879 Esas ve 2016/11087 Karar) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz(17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354) Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalının bu hususu savunma olarak ileri sürülmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre tazminattan indirim yapılmasını gerektirir. Müterafik kusurun belirlenmesi halinde usulünce tenkis yapılması gerekir(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı). Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nın 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesine göre; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir."

Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y.

2015.S.

582.Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Müterafik kusura ilişkin yapılan değerlendirmede:

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 21/03/2017 gün, 2014/17034 Esas, 2017/3040 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesine göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Somut olayda davaya konu kaza tespit tutanağından davacı motorsiklet sürücüsünün kask takıp takmadığı belli olmayıp, sürücü belgesinin olmadığı ve mahkemece hükme esas alınan ATK raporundan maluliyetinin kalça kırığından kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının ehliyeti, temyiz dilekçesinde de kaskı olmadığından kusur indirimi yapılması talep edilmiş, mahkemece bu husus tartışılmamıştır. Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesi gereğince sürücü davacının kask durumu ve sürücü belgesi olmamasından dolayı müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve tazminattan indirim yapılıp yapılmaması hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi..." belirtilmiştir. Davacının kask takıp takmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede; Davacının kask takıp takmadığı hususu somut olayda tespit edilemediği, davacının aleyhine uygulanabilecek yeterli ispatın bulunmadığı anlaşıldığından bu hususta müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kanaatine varılmıştır. Hatır taşımasına ilişkin olarak; davacının kaza tarihinde ... plakalı motosiklette yolcu olduğu, aracı kullanan ...'in arkadaşı olduğu soruşturma aşamasında ve dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.

Dava dışı ..., C.Savcılığında alınan beyanında, olay tarihinde motorsikleti kendisinin sürdüğünü, yolcu olarak bulunan arkadaşı ...'un yaralandığını beyan etmiştir. Böylelikle davalı sürücü ..., malik ... ve ... A.Ş. Yönünden hatır taşımasına ilişkin indirim sebeplerinin oluştuğu, hesaplanan tazminat tutarlarından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması kanaatine varılmıştır.

Neticeten davacının maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden aktüerya bilirkişisi tarafından Yargıtay tarafından nazara alınan ilkeler doğrultusunda düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli raporda belirtilen tutarlar ile mahkememizce yapılan ve yukarıda açıklanan hatır taşıması indirimi dikkate alınarak davacı yönünden davalı işleten ve sürücü ile davalı ... şirketlerinin sorumlu olduğu miktarlar ayrı ayrı belirtilmek şartıyla, davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiştir.

Davacı taraf ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatının davlılar ... ve ...'dan tahsili yönünde talepte bulunduğundan davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Davalı sigorta şirketi ... yönünden dava tarihinden önce sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de; sigorta şirketi tarafından eksik evrakların temini ile yeniden gönderilmesi talebinde bulunulmasına rağmen davacı tarafça eksiklikler giderilmediğinden, başvuru şartının tam olarak yerine getirilmediği görülmekle temerrüdün dava tarihinde oluştuğunun kabulü gerekmiştir.

Davacı vekili 16/01/2024 ve 23/02/2024 tarihli duruşmada tedavi giderlerine ilişkin ellerinde belge bulunmadığından tedavi giderlerine ilişkin taleplerinden feragat etmiş olduğundan; davacının tedavi gider talepleri yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ) Davalı ... yönünden sigortalısı ... plakalı aracın kusurunun bulunmadığı tespit edilmekle onun yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı taraf da ıslah dilekçesinde davalı ... yönünden maddi manevi tazminat taleplerinin olmadığını beyan etmiş, ıslah beyanında bulunmamış olup, davalı ... yönünden başlangıçta talep edilen maddi tazminat yönünden vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 6098 s.

TBK'nun 56/1. maddesine göre de, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."

Mahkememizce "Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davalı sürücünün kusuru, manevi tazminatın amacı, hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

1.Maddi tazminat isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; ...-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalılar ... ve ...’dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ZMMS ... A.Ş yönünden poliçe limiti olan ... TL ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

...-TL geçici iş gücü kaybı tazminatının davalılar ... ve ...’dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2.Davacının tedavi giderine ilişkin talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,

3.Davalı ... şirketi yönünden açılan davanın REDDİNE,

4.Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

Maddi Tazminat Davası Yönünden;

5.Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat için alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...- TL harç ile ıslah ile alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalılar ..., ... ve ... A.Ş. 'den müteselsilen tahsili ile ( sigorta şirketi yönünden ... -TL ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince maddi tazminat için hesaplanan ...- TL vekalet ücretinin ..., ... ve ... A.Ş. 'den müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketi yönünden ...-TL ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davacıya VERİLMESİNE,

7.Davalı ... A.Ş. Yönünden hatır taşımasına ilişkin indirim nedeniyle maddi tazminat yönünden VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA,

8.Davalı ... A.Ş. Kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince maddi tazminat için hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye VERİLMESİNE,

9.Davacı tarafından yapılan posta, davetiye, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin kabul oranınca hesaplanan ... TL yargılama giderinin davalılar ..., ... ve ... A.Ş. 'den müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketi yönünden ...-TL ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

10.Davacı tarafından maddi tazminat için peşin alınan ...- TL harç, ıslah ile alınan ... TL harç ile ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalılar ..., ... ve ... A.Ş. 'den müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

11.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; hesaplanan ... TL'sinin davalılardan ..., ... ve ... A.Ş. 'den müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Manevi Tazminat Davası Yönünden;

12.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

13.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul oranınca hesaplanan 17.900,00 TL TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacı VERİLMESİNE,

14.Davacı tarafından yapılan ...-TL peşin harcın davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

15.Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın tarafına İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin ve davalı asilin yüzlerine karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/03/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.