Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/62
Karar No
K. 2024/60
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/62 Esas
KARAR NO: 2024/60
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 19/01/2024
KARAR TARİHİ: 22/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 22/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hissedarı ...'ün şirketin merkezinde bulunduğu sırada çıkan arbedede şirkete ait karar defterinin de içinde bulunduğu bir takım evrakın gösterilen tüm dikkate rağmen tahrip ve zayi olduğunu belirterek; müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; TTK'nun 82. maddesi atfı gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

Uyuşmazlığın; dava dışı şirkete ait karar defterinin çalındığından bahisle zayi olduğu iddiası ile TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesine ilişkin çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.

TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren afet halleri sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.

Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir. Zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir iddia ve kanıt dahi sunulmamıştır. Davacı tacirin, defterin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden, ilk derece mahkemesince verilen red kararı isabetlidir (Yargıtay 11 H.D'si 04/02/2008 tarih, 2006/14049 E. 2008/956K. Sayılı ilamı).

TTK'nun 12/1 maddesi uyarınca bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacir sayılır. Başka ifade ile bir kişinin tacir sayılabilmesi için, bir ticari işletmenin mevcut olması ve bu işletmenin ilgili kişi tarafından kısmen veya tamamen kendi adına işletilmesi gerekir. Ticaret şirketlerinde ise, şirketin tüzel kişiliği bulunduğundan işletme şirket adına işletilir. Bunun sonucunda da yönetici veya ortaklar değil doğrudan şirketin kendisi tacir sayılır 6100 Sayılı HMK'nun 119/1 fıkrasında; dava dilekçesinde hangi hususların bulunması gerektiği düzenlenmiş olup; hükmün (e) bendi uyarınca davacının iddiasının dayanağı olan tüm vakıaların sıra numarası altında özetleri, (f) bendi uyarınca iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği dilekçede bulunmalıdır. Bu düzenlemeler; aynı Kanunun 194. maddesinde ifadesini bulan tarafın somutlaştırma yükümlülüğünün de bir görünümüdür. Buna göre; taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmakla ve dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmekle yükümlüdürler.

Somut olayda, dava dışı şirkete ait karar defteri ile bir takım evrakların şirket merkezinde çıkan arbede nedeniyle zayi olduğu iddia edilmiş ise de; zayi belgesi istenebilmesi için, yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık olayının gerçekleşmesi nedeniyle defter ve belgelerin zıyaa uğraması gerektiği, somut olayda 6102 sayılı TTK'nun 82/7.maddesindeki koşulların gerçekleşmediği anlaşılmakla; dava dilekçesindeki anlatıma göre iptali istenen karar defterinin dava dışı şirkete ait olup,

TTK'nun 82/7 fıkrasına dayalı talep hakkının şirket yetkilisine değil, tacir olan şirkete ait olduğu, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi' nin 02/05/2017 tarih ve ..... esas ......... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere iş bu davanın dava dışı şirket tarafından açılması gerektiği anlaşılmakla; davacının bu talep bakımından aktif husumet ehliyetinin olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,

2.Harç peşin alındığından bakiye harç tayinine YER OLMADIĞINA,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE,

5.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 22/01/2024 Katip ... Hakim ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.