6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkilinin 06.04.2020 tarihinde davalı kooperatife ...Cam Metal...Ltd.Şti’den, ... Parsel Sayılı taşınmazda bulunan C Blok 120 numaralı dairedeki haklarını devralmak suretiyle, davalı Kooperatif Yönetim Kurulunun 06.04.2020 tarih ve 2020/21 karar sayılı kararı ile giriş peşinat ödemesi olarak 700.000 TL ve şerefiye ödemesi olarak 49.200 TL ödemek suretiyle "peşin ödemeli ortak" olarak üye olduğunu, dairenin tapusunun 03.11.2022 tarihinde davalı kooperatif tarafından yapılan ferdileştirme işlemi ile kendisine intikal ettiğini, üye olduğu tarihten bugüne kadar müvekkilince davalı kooperatife aidat ödemesi dışında herhangi bir ödemede bulunmadığını, davalı Kooperatifin 18.06.2023 tarihinde yapılan Genel Kurulunda; ... Parselde yapılmakta olan sosyal tesis projesi inşaatı ile ilgili Kasım 2023'den başlayarak Nisan 2024 ayı sonuna kadar ödenmek üzere tüm ortaklardan peşin ödemeli ortaklar dahil toplam 50.000 TL alınmasına" şeklinde karar verildiğini, müvekkilinin genel kurula katılmadığını ve kendisini temsil etmek üzere vekil de tayin etmediğini, peşin ödemeli olarak satılan meskene ilişkin olarak ek ödeme yükümlülüğü yüklenmesinin iyiniyet ilkesine açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin, Kooperatifin inşaat finansman giderlerinden sorumlu olmadığını belirterek, 18.06.2023 tarihli Genel Kurul Kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; Davacının genel kurul toplantısına katılmadığını, bu sebeple dava açma ehliyeti bulunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacının, kooperatif ortaklığını tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte devraldığını, peşin ve sabit ödemeli ortak alınması yönündeki 30.06.2019 günlü Genel Kurulun 7. maddesinde adı geçen peşin ve sabit ödemeli ortağın, şu anda kişinin konutunu aldığı yerde bulunan sadece 770 konutluk inşaat projesi için alındığını, davacının bahsettiği, kooperatifin 18.06.2023 günlü genel kurulunda ödenmesi tespit edilen inşaat maliyetinin, 770 konutluk inşaat projesi alanın ve bu alanın dışında olan 29354 ada ve 2 parsel için olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Tarafların dayandıkları tüm deliller, bu kapsamda dava konusu Genel Kurula ilişkin tüm kayıtlar getirtilmiştir. ... sayılı ve 25.07.2023 tarihli cevabi yazısı ile davalı ... ait 18.06.2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, hazirun listesi, örnekleri gönderilmiştir. ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 154589 sayılı ve 21.07.2023 tarihli cevabi yazısı ile davalı Kooperatifin dava konusu 18.06.2023 tarihli toplantı tutanağı, hazirun listesi ve kuruluş ana sözleşme dosyaya gönderilmiştir. Davalı Kooperatif vekili, 20.09.2023 tarihli dilekçesi ekinde, davacıya gönderilen genel kurul çağrısına ilişkin "PTT'den RR07259219009 barkod numaralı tebligat " parçasını dosyaya sunmuş, tebligatın 16.05.2023'de davalıya yapıldığı görülmüştür. Dava konusuna ilişkin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun, "Kararların Bozulması ve Şartlar" başlıklı 53. maddesinde; "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.
1.Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;
2.Yönetim Kurulu;
3.Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." Düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, tarafların iddia ve savunması, dosyaya sunulan deliller ve yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53/1. Maddesine dayalı olarak açılan davalı Kooperatifin 18.06.2023 tarihli Genel Kurulunda alınan kararların iptali davasıdır.
Davacı vekili, davalı Kooperatif üyesi olan müvekkilinin, "peşin ve sabit ödemeli" ortak olarak üye olduğunu, giriş peşinat ödemesi ve şerefiye ödemesi yaptığını, üye olduğu tarihten bugüne kadar müvekkilince davalı kooperatife aidat ödemesi dışında herhangi bir ödemede bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu genel kurula katılmadığını ve vekille temsil edilmediğini, peşin ödemeli olarak satılan meskene ilişkin olarak ek ödeme yükümlülüğü yüklenmesinin iyiniyet ilkesine açıkça aykırı olduğunu iddia ederek, 18.06.2023 tarihli Genel Kurul Kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise, davacının genel kurul toplantısına katılmadığını, bu sebeple dava açma ehliyeti olmadığını, dava konusu genel kurulunda ödenmesi istenilen inşaat maliyetinin, davacının aldığı inşaat projesi dışında başka parsele ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Kooperatifler Kanunun 53/1. Maddesine göre, kooperatif üyesinin Genel Kurul kararının iptali davası açabilmesi için toplantıda hazır bulunup, kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirtmesi gerekir. Genel Kurula katılmayan üyeler ise ancak, oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmediğini, yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia etmesi gerekir.
Dava konusu olayda ise, davacının, toplantıya çağrılmasına rağmen, iptalini istediği genel kurul toplantısına katılmadığı, kendisini vekille de temsil ettirmediği davacının da kabulündedir. Davacı dava dilekçesinde dayandığı vakıalarda, oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmediğini, yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia etmemiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında dava dilekçesinde dayanmadığı, genel kurul çağrısının usulüne uygun yapılmadığını iddia etmiş ise de, dava dilekçesinde bu vakıaya dayanmadığından, bu iddiası değerlendirmeye alınmamıştır. Buna göre, dava konusu genel kurula katılmayan, alınan kararlara muhalif kalmayan ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırmayan davacının iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç başta peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
5.HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Katip ... (E-imzalıdır)