Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/1572
Karar No
K. 2024/1997
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1572

KARAR NO: 2024/1997

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/05/2024

NUMARASI: 2021/836 Esas - 2024/464 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM Sigortalı olan, davalı ... Turizm'in maliki, diğer davalı ...'ın sürücüsü bulunduğu, ... plaka sayılı aracın, 12/11/2020 tarihinde yaya konumundaki müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, davacının ağır bir biçimde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, eldeki dava açılmadan önce başvurulan zorunlu arabuluculuk toplantısında davalı araç maliki şirketin aracı uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ... Yapım Şirketine kiralandığını ileri sürmüş olmakla birlikte; kira sözleşmesi ibraz edilmediğinden hem araç malikine hem de kiracı olduğu ileri sürülen şirketin davalı olarak gösterildiğini ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınmadığı gibi davalı sigorta şirketine yapılan 25/08/2021 tarihli başvurudan da netice alınmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 100.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; müteakip sunduğu 18/10/2021 günlü dilekçe ile maddi tazminata ilişkin istek miktarını 250,00-TL'sinin bakıcı gideri zararına, 250,00-TL'sinin tedavi gideri zararına, 250,00-TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatına ve 250,00-TL'sinin de kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin bulunduğunu açıklamış; 20/03/2024 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de bakıcı gideri zararına ilişkin istek miktarını 2.207,25-TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını 10.964,82-TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 77.278,92-TL'ye çıkarttıklarını beyan etmiştir. Davalı araç maliki ... Turizm vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin iştigal konusunun ulaştırma araçlarını bulundurmak, kullanmak, kiralamak olduğunu, aracın uzun süreli kiralama ile ... Yapım şirketine kiralandığını, işletenin bu davalı şirket olduğunu, uzun süreli araç kiralamada araç sahibinin o araç üzerindeki fiili hakimiyeti ortadan kalkacağından trafik kazasından araç malikinin sorumlu olamayacağını, davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca davacının tedavi, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, maluliyet zararının oluşup oluşmadığının doktor raporuyla belirlenmesi ve kusur durumunun usulüne uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının da çok fazla olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Yapım Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; araç sürücüsü ...'ın kaza tarihinde vekili edeni şirketin çalışanı olmadığını, bu kişinin iş sözleşmesinin 11/10/2020 tarihinde sona erdiğini, iş akdi devam ederken kendisine tahsis edilen aracın geri istendiğini, ancak iade edilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin işleten sıfatı taşımadığını, sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini beyanla, davaya karşı koymuştur. Davalı Sigorta Şirketi vekili de cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuş; diğer davalı ... ise davaya karşı yazılı veya sözlü herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; 12/11/2020 tarihinde davacının Bahçelievler İlçesi, ... Cad. üzerinde bulunan yaya geçidinde iken davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile davacıya çarpması şeklinde gerçekleştiği anlaşılan, trafik kazası nedeniyle davalı ...'in ... plaka sayılı aracın kaza anındaki sürücü olması nedeniyle maddi ve manevi tazminattan sorumlu bulunduğu; ... plaka sayılı aracın malikinin davalı ... Turizm olduğu, her ne kadar ... Turizm tarafından aracın ... Yapım' a uzun süreli kiralandığından bahisle işleten sıfatı bulunmadığı savunmasında bulunulmuş ise de davalı ... Turizm tarafından sunulan kiralamaya ilişkin evraktan işleten sıfatını kaldırır şekilde uzun süreli kiralandığının anlaşılmadığı,işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerektiği, sözleşme tarihi ile kaza tarihi nazara alındığında da kiralamanın uzun süreli kabul edilemeyeceği, dolayısıyla ... Turizm'in işleten sıfatının devam ettiği dolayısı ile ... Turizm'in maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğu ve davalı ... Yapım'ın ise işleten sıfatı bulunmadığından pasif husumet ehliyetinin mevcut olmadığı, ... Turizm'in işleten sıfatı bulunduğundan ve ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ZMSS sigortacısının davalı ... Sigorta olduğundan maddi tazminattan poliçe kapsamında sorumlu bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacı kazazedenin ise %25 oranında kusurlu bulunduğunun, 10/12/2023 tarihli kusur bilirkişisi raporuyla; davacının kaza neticesinde %3 oranında maluliyete uğradığı, iyileşme süresinin 6 ay bulunduğu ve iyileşme süresi içerisinde 1 ay süre ile başka bir kişinin bakımına muhtaç olduğunun da 08/05/2023 tarihli ATK raporu ile tespit edildiği, bu duruma göre davacının talep edebileceği maddi zararlarının ne olduğunun da 15/03/2024 günlü aktüer bilirkişi raporuyla belirlendiği, söz konusu bu raporların hükme esas alınmaya elverişli olduğu; benimsenmek suretiyle; -Davacının 10.964,82-TL geçici iş göremezlik zararı , 77.278,92-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 2.207,25-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 90.450,99-TL 'nin davalılar ... ve ...Limited Şirketi yönünden kaza tarihi olan 12/11/2020 tarihinden itibaren davalı ... Sigorta yönünden (sigorta poliçesi teminat miktarı olan 410.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) 06/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, -Manevi Tazminat Talebinin Kısmen Kabulü İle, 60.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılar ... ve ...Limited Şirketi alınarak davacıya verilmesine, -Davalı ... Yapım Yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine -Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı araç maliki ... Turizm Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; kazaya karışan ... plaka sayılı araç her ne kadar vekil edeni şirket adına kayıtlı ise de söz konusu bu aracın, uzun süreli kiralama sözleşmesi ile diğer davalı ... Yapım şirketine kiralanarak zilyetinin devredildiği ve takip konusu kazanın da kiralama süresi içerisinde gerçekleştiği halde işleten sıfatı kalmayan vekil edeninin sorumluluğu yoluna gidilmemesi gerekirken, isabetsiz bir takım değerlendirmeler neticesinde oluşan zarardan sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de kusura ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin hatalı bulunduğu, ayrıca geçici iş göremezlik zararı ile bakım gideri zararlarından vekil edeninin sorumlu tutulamayacağının karar yerinde gözetilmediği hususlarına yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, bedensel zarara dayanarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;

1.İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Açıklanan bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de; bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devredilmesi halinde, artık üzerinde fiili hakimiyetin kalmadığı ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının da kalktığı durumlarda o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Yerleşmiş yargısal uygulamalara göre işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davalı araç maliki şirket kazaya sebebiyet veren aracın uzun süreli kiralama sözleşmesiyle ... Yapım Şirketi'nden kiralandığını ve kazanın da kiracının kullanımı sırasında meydana geldiğini ileri sürerek, kiralama sözleşmesini ve ... plaka sayılı araca ilişkin olduğunu beyan ettiği fatura suretlerini ibraz etmiştir. İbraz edilen ve kiralama sözleşmesi olduğu belirtilen belge incelendiğinde, bu belgenin davalı araç maliki ile aracın kiralandığı ileri sürülen ... Yapım Şirketi arasında düzenlenmiş olmadığı, belge üzerinde çıkış tarihi olarak 09/10/2020 dönüş tarihi olarak da 13/11/2020 tarihinin gösterildiği, müşteri adı olarak da "... Yapım ... ..." ifadesine yer verildiği ( aynı belgeye ilişkin bir diğer fotokopi de ise sadece çıkış tarihi yazılı olup, dönüş tarihine ilişkin bir belirleme bulunmadığı tespit edilmiştir.),kiralama bedelinin ne olduğunun açıklanmadığı, kiracı olarak imzası alınan kişinin ... olduğu ve belge altında bu aracın ... plaka sayılı araç yerine verildiğinin yazılı bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında, ... Yapım Şirketi ile düzenlenmiş herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığı gibi ... plaka sayılı aracın daha önce ... Yapım Şirketi'ne kiralandığını gösterir bir sözleşme de sunulabilmiş değildir (istinaf aşaması dahil). Her ne kadar davalı tarafça dosyaya ibraz edilen ve ... Yapım Şirketi adına kesildiği anlaşılan e-faturada ... plaka sayılı araçla ilgili olarak, araç kiralama bedeli olarak bir miktar gösterilmiş ise de, iş bu faturanın tarihinin ne olduğu ve kiralama bedelinin de ne miktar bulunduğu da anlaşılamamaktadır.Hal böyle olunca; kazaya karışan ... plaka sayılı araca ilişkin olarak az yukarıda açıklandığı biçimde düzenlenen belgelerin davacı tarafı bağlar niteliğe haiz bir belge olduğundan söz etmek mümkün olmadığından, mahkemece davalı araç malikinin işleten sıfatının devam ettiği sonucuna varılmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden, davalı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

2.Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince; Dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dosya kapsamından temin edilen 09/05/2022 günlü kusur raporu ile bu rapora itiraz üzerine alınan 10/12/2023 günlü bilirkişi heyet raporundaki kazanın oluş şekli, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmeler birbiri ile uyumlu olup, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermeleri ve dahi bu belirlemelerin olayla ilgili olarak Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek araç sürücüsü ...'ın cezalandırılmasıyla sonuçlanan ve 03/11/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılan, 2021/369 Esas-2021/688 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında, mahkemece kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik tespit edilememesine; bundan ayrı geçici iş göremezlik dönem zararının ve geçici iş göremezlik süresince uğranılan bakıcı gideri zararının esasen bedensel zararın bir türü olmaları karşısında, böyle bir talebin ZMM sigortası teminatı kapsamında kalmadığı, dolayısı ile de araç malikinden de talep edilemeyecek olduğundan söz edilemeyecek bulunmasına,(Bkn; İBAM 8. Hukuk Dairesi'nin 2020/2119 Esas-2023/2227 Karar ve İBAM 8. Hukuk Dairesi'nin 2021/332 Esas-2024/561 Karar sayılı ilamları) göre, davalı vekilinin açıklanan bu hususları amaçlayan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak ... Turizm Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı ... Turizm Şirketinden alınması gereken 10.277,30-TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 3.425,80-TL harcın düşümü ile bakiye 6.851,50-TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Turizm'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.05/12/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.