Esas No
E. 2022/876
Karar No
K. 2024/586
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/876 Esas

KARAR NO: 2024/586 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/02/2022

NUMARASI: 2020/264 E. - 2022/29 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 21/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'nin, 16 ve 41. sınıfta tescilli ... tescil numaralı markaların sahibi olduğunu ve müvekkilinin söz konusu markalarını 2009 yılına kadar tescilsiz, sonrasında tescil ve lisans yöntemiyle kesintisiz bir şekilde kullandığını ve tanıttığını, 1997 yılından bu yana uzun süreli ve yaygın kullanım sonucu eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından markalarını tanınmış marka haline geldiğini, müvekkilinin www...com alan adını taşıyan web sayfasında ve diğer sosyal medya hesaplarında marka ve kullanımlarını tanıttığını, müvekkilinin tescilli markalarında bulunan "..." işareti, bilim adamları görselleri ile birlikte ".. " ibareli markalar üzerinde gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, sadece “...” ibaresine dahi eğitim ve öğretim hizmetleriyle ilgili olarak markasal anlamda ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkilinin marka logolarının FSEK kapsamında hususiyet taşıyan estetik niteliği haiz bir güzel sanat eseri niteliğinde olduğunu, diğer müvekkili ... Tic.Ltd.Şti.nin diğer müvekkiliyle aralarındaki sözleşme ve protokoller gereği “...” markasını uzun süredir kullandığını, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğini, davalının tescilden ziyade müvekkil markalarına yakınlaştıracak şekilde kullandığını, bu sebeple marka hakkına tecavüz ile haksız Rekabetlerin tespiti için İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/163 D.İş sayılı dosyası ile hukuki başvuru yaptıklarını, davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu ve söz konusu markanın müvekkilinin eser, marka ve ticaret unvanı tescilinden doğan haklarını ihlal etmekte ve haksız rekabet yaratmakta olduğundan hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı markasındaki “...” ibaresinin markaya herhangi bir ayırt edicilik katmayıp davalı markasının müvekkilinin eser vasfındaki marka ve logosuyla karışıklığa neden olabilecek biçimde düzenlendiğini, davalı markasındaki “...” ibaresinin de 41. sınıf bakımından tanımlayıcı olduğunu ve müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yararlanıldığını iddia ederek, müvekkillerinin "..." şeklindeki markasal kullanımlarının, davalı adına tescil edilmiş olan ... tescil numaralı markaya yönelik tecavüz oluşturmadığının tespitini, davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinin talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasında kendi ismiyle birlikte “...” ibaresini kullandığını, eğitim hizmetleri için müvekkilinin uyandırdığı güven neticesinde tüketicilerin ilgili kurumu tercih ettiğini, müvekkiline ait eğitim kurumunun Zeytinburnu ilçesinde yer alması ve müşterilerinin çoğunun bu ilçede ikamet etmesine karşılık iltibas iddiasında bulunan davacı yanın bu ilçede şubesinin bulunmadığını, davacının şubesinin bulunduğu ilçelerden kendilerine gelen tüketiciler bulunduğunu, arz edilen hususun tüketici tercih sebebi sonucu karşı yanın iddialarının asılsız olduğunu kanıtladığını, müvekkilinin ayırt ediciliği olmayan “...” ibaresinin başında ticaret unvanı olan “ ...” ibaresini kullanmak suretiyle markaya ayırt edicilik kazandırdığını, karşı tarafın renk tesciline ilişkin başvurusuna dair evraklara dosyada rastlanamadığını, kullanılan işarette geçen renklerin de renk markası olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının yuvarlak içerisinde "..." işaretini tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasında ise ters üçgen içerisinde keskin çizgiler ile çizilmiş "..." işareti bulunduğunu, "..." işaretinin değişik şekillerde kullanımının karşı tarafın haklarına tecavüz teşkil etmemekle birlikte, müvekkilinin kullandığı sembol ile karşı tarafın tescil ettirdiği sembol arasında farklılık bulunduğunu, halka mal olmuş değerler arasında yer alan filozofların marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, mutlak ret sebeplerinden sayıldığı için başvuruya karşı itiraz yahut hükümsüzlük davası yoluyla ileri sürülmesine gerek olmadığını, filozofların marka olarak kullanılmasının kanuna aykırı olduğunu ve evrensel değer niteliğindeki filozofların müvekkilinin markasında kullanılmasının davaya konu edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarihli 2020/264 Esas 2022/29 Karar sayılı kararıyla; "davanın kabulüne,- davacıların "..." şeklindeki markasal kullanımlarının davalı adına tescil edilmiş bulunan ... tescil nolu marka haklarına tecavüz oluşturmadığının tespitine, -Davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine," karar verildiği görüldü.

İSTİNAF BAŞVURUSU:

Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmediklerine karar verilmişse de, itiraz süresinin son günü hafta sonuna denk geldiğinden 31/01/2022 tarihinde rapora itiraz ettiklerini, itirazlarının dikkate alınmamasının hukuka uygun olmadığını,

Bilirkişi raporunun tutarsız olduğunu, davacı tarafça da rapora itiraz edilmiş olmasına rağmen Mahkemece itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, Bilirkişilerin markaları bütün olarak karşılaştırması gerekirken kısım kısım karşılaştırdıklarını, müvekkilinin markasında yer alan "..." işaretinin davacının markasındakinden farklı olduğunu, "..." işaretinin ve bilim insanlarının görselinin marka olarak kullanılmasının davacıların tekeline verilemeyeceğini,"..." ibaresinin 41. Sınıf için zayıf bir marka olduğunu, Müvekkilinin markasında "..." ibaresinin yer alması nedeniyle markada farklılık sağlandığını, davacıların markaya ayırt edicilik kazandırdıklarına dair delil olarak sunulan İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesinin kararının henüz kesinleşmediğini,Bilirkişi raporunda müvekkilinin markasını kötüniyetle markayı tescil ettirdiği belirtilmişse de, "..." işareti, "bilim insanlarının görseli" ve "..." ibarelerinin kullanım hakkının davacı tarafa bırakılmasının mümkün olmadığını, davacının markalarının tanınmış marka olmadıklarını, bu nedenle kötüniyet iddiasının yerinde olmadığını belirterek, mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dosyada mevcut Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; "...", "..." işareti ve "..." içeren ... tescil numaralı markaların davacı ... A.Ş. adına, ... tescil numaralı "..." markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 20/06/2015 tarihli Marka Lisans Sözleşmesi örneği incelendiğinde; davacı ... A.Ş.'nin diğer davalı ...Tic. Ltd. Şirketi arasında imzalandığı ve ... Tic. Lts. Şirketi'ne 10 yıl süreyle Samsun'da "... " markasının kullanılması için lisans verildiği tespit edilmiştir.Dosyada mevcut 13/07/2020 tarihli ihtarname örneği incelendiğinde; davalı tarafından kendisine ait tescilli “...” markasının kullanılmasına son verilmesi için ihtar yapıldığı, muhatabın belgede yazılı olmadığı tespit edilmiştir.Mahkemece marka vekili ... alınan 11/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; sonuç olarak; davacı yanların yaptığı kullanımların, davalı yanın markasal haklarına tecavüz teşkil ettiğinden bahsedilemeyeceği, davalı yana ait dava konusu “...” ibaresini ve görselini içerir ... tescil numaralı markanın SMK 6/1 çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı yana ait dava konusu “...” ibaresini ve görselini içerir ... tescil numaralı markanın SMK 6/3 çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalı yana ait dava konusu “...” ibaresini ve görselini içerir ... tescil numaralı markanın SMK 6/5 çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalı yana ait dava konusu “...” ibaresini ve görselini içerir ... tescil numaralı markanın SMK 6/6 çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalı yana ait dava konusu “...” ibaresini ve görselini içerir ... tescil numaralı markanın SMK 6/9 çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının oluştuğu belirtilmiştir.

G E R E K Ç E :Dava, davacıların "..." şeklindeki markasal kullanımlarının, davalı adına tescil edilmiş olan ... tescil numaralı markaya yönelik tecavüz oluşturmadığının tespiti ile, davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalı vekiline bilirkişi raporunun 16/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, rapora itiraz süresinin son günün hafta sonu tatiline denk gelmesi nedeniyle pazartesi günü 31/01/2022 tarihinde rapora itiraz ettikleri, bilirkişi raporuna itirazın süresinde olduğu tespit edilmişse de, Mahkemece davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları yalnızca süre yönünden reddedilmeyip, bilirkişi raporunun teknik yönden yeterli olduğu ve hukuki değerlendirmenin hakime ait olduğu gerekçesiyle reddedildiği görülmekle, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.

Davalı vekilinin “...” ibaresinin 41. Sınıftaki mal ve hizmetler için zayıf marka olduğuna, müvekkilinin markasındaki “...” işaretinin davacının markasındakinden farklı olduğuna, müvekkilinin markasının bütün olarak incelendiğinde davacının markası ile benzer olmadığına dair istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davalıya ait ... tescil numaralı "..." markasının davacıya ait seri markalarda yer alan ve davalının markalarından daha önceki tarihlerde tescil edilen markalarda yer alan “...” ve “...” işaretini içerdiği, davacının markaları ile aynı renklerin kullanıldığı, markada yer alan “...” ibaresinin kişi ismi olması nedeniyle markayı farklılaştırmadığı, markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin davalıya ait markayı davacının seri markalarından birisi olduğunu düşünebilecekleri, bu nedenlerle davalının markasının davacının markaları ile iltibasa neden olacak kadar benzer olduğu, davacının markalarında yer alan "..." ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri için tanımlayıcı ibare olmasına rağmen, davacılar tarafından uzun süredir marka olarak kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandırıldığı ve bilinen bir marka haline getirilmiş olduğu, tarafların markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalının hükümsüzlüğü talep edilen her iki markasında da "..." ibaresinin yer aldığı, davacı ve davalı markalarının aynı mal ve hizmetler için tescilli oldukları, ortalama tüketici kitlesine hitap ettikleri, ortalama tüketicinin "..." ibaresini gördüğünde davacı markaları ile bağlantı kurarak, buna göre tercihte bulunabileceği, bu durumu davalının davacıya ait markaların bilinirliğinden haksız olarak yararlanmasına neden olabileceği, markalar arasındaki bu ilişkilendirme ihtimali nedeniyle, SMK'nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Yine davacılar tarafından davalı markalarının kötü niyetle tescil edildiği de iddia edildiğinden, buna ilişkin yapılan incelemede, davacı tarafa ait markaların dershane sektöründe yüksek bilinirliğe sahip olduğu, pek çok yerde şubelerinin mevcut olduğu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının bu markalardan haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, buna rağmen davalının davacı tarafın hak sahibi olduğu markalara benzer markayı tescil ettirmesinin iyi niyetli kabul edilemeyeceği, ayrıca davalının marka kullanımlarını da davacıların hak sahibi olduğu markalara yaklaştırmaya çalıştığı, markasını tescil tarihinden kısa bir süre sonra internet ortamında satışa çıkardığının tespit edildiği, bu nedenlerle SMK'nun 6/9. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun da mevcut olduğu, davalının davacıya “....” markasını kullanmaması için ihtar göndermesi nedeniyle davacıların marka kullanımlarının davalının markasına tecavüz teşkil etmediğinin tespiti için dava açmakta hukuki yaralarının bulunduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 24,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog