Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/1072
Karar No
K. 2024/48
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/1072 Esas
KARAR NO: 2024/48
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/11/2023
KARAR TARİHİ: 17/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 07/02/2022 tarihinde Bakırköy .... Noterliği'nde .... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile ... ticari plakayı ve bu plakaya bağlı servis taşımacılığı kartını müvekkiline sattığını, müvekkilinin satış bedelini eksiksiz ödediği halde satıcının plakayı müvekkiline teslim etmediği gibi kullanmaya devam ettiğini, Türkiye Noterler Birliği ve Trafik Sicilinden de plakanın düşümü yapılmadığı için müvekkilinin plakayı kullanamadığını, ..... 'nin 02.03.2017 tarih, ...... sayılı kararı ve yönergesi ile öğrenci ve personel taşıma izninin sadece Servis Taşımacılığı Yetki Belgesi, Servis Taşımacılığı Kartı sahiplerine getirildiğini, ilgili yönergenin 5. Maddesi gereğince .....i plakaların bir nevi taksi plakası özelliğine kavuştuğunu ve takılı olduğu servis araçlarından ayrı bir "mülkiyete" tabi olduğunu, plakanın hak sahibince başka bir servis aracında kullanılması için eski sahibinin ...... Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Noterler Birliği nezdinde tutulan sicillerden plaka terkini yapması gerektiğini, davalının sözleşmede taahhüt ettiği halde plakanın kendi adına terkinini yaptırmadığı için müvekkilinin plakayı kendi adına tescil edemediğini, davalının terkine yanaşmaması üzerine işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Noterde yapılan satış sözleşmesinde de belirtildiği üzere davalının ... sayılı ticari plakayı müvekkiline teslim etmek ve gerekli yerlerde tescil işlemlerini yapmayı üstlendiğini, müvekkilinin satış sözleşmesinde kendisine düşen bütün edimleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın söz konusu plakayı müvekkiline teslim etmediğini, plakayı ....... ve ...... 'ye bağlı sistemden düşmediği için müvekkilinin yeni plaka basımı yapamadığını, sözleşmeden görüleceği üzere vade tarihinin birlikte belirlendiğini ve kesin vade olduğunu, bu nedenle ihtara gerek olmaksızın temerrüte düştüğünü, plakanın davalı tarafından müvekkiline herhangi bir bedel ödenmeksizin kullanıldığını, hukuka aykırı olarak kullanılan dava tarihi itibari ile günlük plaka kullanım bedelinin de bilirkişi marifeti ile hesaplanmasını talep ettiklerini, aracın...... kayıtlarında sorgulandığında sahibinin müvekkili göründüğünü ve ... marka bir araca bağlı göründüğünü, Noterlik kayıtlarında sorgulandığında da sahibinin davalı göründüğünü ve ... araca bağlı göründüğünü, davalı tarafın plakayı herhangi bir araca bağlamayacağını taahhüt ettiği halde, başka iki araçta kayıtlı göründüğünü, davalı tarafın tüzel kişi tacir olduğunu, müvekkilinin ise servis taşımacılığı işi ile uğraşan, ticari işletmeye sahip bir tacir olduğunu, ayrıca dava konusu plakanın da ticari plaka olup, satışının da ticari satış olduğunu iddia ederek; davalı tarafın sözleşmeden doğan yükümlüğünü yerine getirmemesi (Plakanın ...... sicilinden düşümünün yapılmaması) nedeni ile .... sayılı servis plakasının Türkiye Noterler Birliği ve .... Büyükşehir Belediyesi nezdinde tutulan sicillere tesciline karar verilmesini, davalı tarafın haksız olarak plakayı kullanması nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TL haksız kullanım bedelinin avans (ticari) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf uhdesine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; araç plakası tescili ile haksız kullanım bedeli istemine ilişkindir.

Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.

HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında düzenlenen Bakırköy ...Noterliğinin 07/02/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı Servis Taşımacılığı Kartı ve Ticari Plaka Sözleşmesine konu ... sayılı plakanın davacıya teslim edilip edilmediği, davalının sözleşme gereği edimlerini yerine getirip getirmediği, plakanın kendi adına olan terkinini yaptırıp yaptırmadığı, davacının dava konusu ... sayılı plakanın teslim ve tescili ile davalı tarafça plakanın haksız olarak kullanıldığı iddiasına dayalı olarak şimdilik 50.000,00-TL haksız kullanım bedelinin avans faizi ile birlikte tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Şişli Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.

Şişli Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının 15/10/2021 tarihinden itibaren mükellefiyetinin bulunduğu, İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 178. Maddesi kapsamında II.sınıf tüccar olduğu, gelir vergisi mükellefi olduğu tüm dönemler yönünden VUK'nun 177. Maddesinin 1. Fıkrasının 1 ve 3 numaralı bendlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, 2 numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı hususlarının tespit edilerek bildirildiği görülmüştür.

Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.

Bilindiği üzere ticari iş ve ticari dava ayrı hukuki kavramlardır. Ticari iş kabul edilen bir husustan kaynaklanan her uyuşmazlık ticari dava olarak kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Diğer bir anlatımla bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.

Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)

19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;

1.Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davanın, servis plakası tescili ve haksız kullanım bedeli istemlerine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı, buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği,

Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususunda Şişli Vergi Dairesi'ne yazı yazıldığı, Şişli Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının 15/10/2021 tarihinden itibaren mükellefiyetinin bulunduğu, İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 178. Maddesi kapsamında II.sınıf tüccar olduğu, gelir vergisi mükellefi olduğu tüm dönemler yönünden VUK'nun 177. Maddesinin 1. Fıkrasının 1 ve 3 numaralı bendlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, 2 numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı hususlarının bildirildiği, dolayısıyla davacının TTK anlamında tacir olmadığı, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin görevli mahkeme olan KÜÇÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,

4.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)

5.6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,

6.Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/01/2024 Katip ... Hakim ...

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanunu 6102 sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı, buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususunda Şişli Vergi Dairesi'ne yazı yazıldığı, Şişli Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının 15/10/2021 tarihinden itibaren mükellefiyetinin bulunduğu, İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu K6102 md.4/1 TTK md.4/1 HMK md.137 HMK md.114/1 HMK md.20/1 K6100 md.1 HMK md.115/2 K6102 md.5 K6100 md.20/1 HMK md.331/2 VUK md.177 K19024 md.1463 TTK md.1463
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.