5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2013/6701 E. , 2013/5186 K.
"İçtihat Metni"Rüşvet suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 252/1, 35/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ...
10.Ağır Ceza Mahkemesinin 08/05/2008 tarihli ve 2008/120-88 sayılı Kararının, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 14/06/2012 tarihli ve 2009/14797 Esas, 2012/6794 Karar sayılı ilamı ile düzeltilip onanarak kesinleşmesini müteakip, 02/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun kapsamında duruşma açılmaksızın yapılan uyarlama yargılaması sonucunda anılan Kanunun sanık lehine hüküm getirmediğinden bahisle bir uyarlama yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 13/09/2012 tarihli ve 2008/120-88 sayılı Ek Kararına yönelik itirazın kabulüne dair ...
11.Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve 2012/503 Değişik İş sayılı kararının; ...
11.Ağır Ceza Mahkemesince, "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye atfen lehe kanunun belirlenmesinde duruşma açılarak karar verilmesi gerekçesiyle asıl Mahkemenin ek kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691-3395 sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilamları nazarında, 5237 sayılı Kanunun 252. maddesinde 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, suçun unsurlarında veya özel hallerinde, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılmasında, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesinde ya da artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesinde, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu haller öngörülmediğinden, duruşma açılmaksızın karar verilebileceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 04/03/2013 gün ve 94660652-105-34-0421-2013/3670/15272 sayılı Kanun Yararına Bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen YCGK'nın 06/03/2012 gün ve 2011/6-403 Esas, 2012/81 sayılı Kararında da belirtildiği gibi, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde getirilen düzenlemelerin münhasıran 5237 sayılı Yasaya yönelik olduğu, bunun dışında 01/06/2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle kesinleşmiş hükümlerde uyarlama yargılamasının 5275 sayılı Yasanın 98 ila 101 maddelerine göre belirleneceği ve uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair kararın da CMK'nın 223. maddesi anlamında hüküm sayılamayacağı, bu karara karşı 5275 sayılı Yasanın 101/3. maddesine göre itiraz yasa yoluna başvurulabileceği hususları ile dosya içeriği nazara alındığında kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan ...
11.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29/11/2012 gün ve 2012/503 Değişik İş sayılı Kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığın TEVDİİNE, 16/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.