Esas No
E. 2021/1104
Karar No
K. 2024/581
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1104

KARAR NO: 2024/581
KARAR TARİHİ: 03/04/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/11/2020

NUMARASI : ...Esas, ... Karar

DAVACI: ... - TCK NO:..., ...
DAVALI: ... - TCK NO:..., ...
VEKİLLERİ: Av. ...,

Av. ...

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 03/04/2024
YAZIM TARİHİ: 03/04/2024

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı arasında yapılan gerek satış sözleşmesi gerekse ticari teamüller gereğince verilecek malların kısım kısım teslimi konusunda anlaşıldığını, tüm mal bedellerinin senede bağlanarak senedin davalıya teslim edildiğini, ancak kendisine malların teslim edilmediğini, dolayısıyla senedin bedelsiz kalmasına rağmen davalı tarafından bu sefer müvekkili aleyhine Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas ayılı dosyasında icra takibi yapıldığını belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile birlikte kötü niyetli davalı alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle açılan davanın mal alım satımının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olup konunun ticari dava niteliğine sahip olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini belirterek görevsizlik itirazında bulunduğunu, müvekkili tarafından davacıya Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, 23/09/2015 tarihinde ise davacı tarafından söz konusu takibe itiraz ettiğini, ancak kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması gerekçesiyle itirazının reddedildiğini ve kararın temyiz incelemesi sonucu kesinleştiğini, davacının senette yahut senet üzerindeki imzaya itiraz etmeyip sadece senet karşılığı mal alamadığına ilişkin olarak borcu olmadığına itiraz ettiğini, borçlunun bu iddiasının tamamen yersiz, asılsız, zaman kazanmaya yönelik ve alacaklıyı zarara uğratmak kastı ile ortaya atılmış mesnetsiz bir iddia olduğunu, davacının söz konusu malları teslim aldığını belirterek, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise her yönden haksız ve yersiz davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; icra takibinin dayanağı olan 08/08/2012 tanzim 20/04/2013 ödeme tarihli 7.500,00.TL bedelle bononun malen kaydının bulunduğu, dava konusu senet üzerinde "malen" ibaresinin yer alması nedeniyle ispat yükünün lehtar olan davalı alacaklıda olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesi ile davacı borçlunun gönderilen ürünleri bizzat kendisi ve elemanı aracılığıyla teslim aldığı belirtilerek teslim savunmasında bulunduğu, davalının delil olarak dayandığı teslim fişleri üzerinde yer alan ... ...'ün Gaziantep SGK İl Müdürlüğü'nün yazı cevabında belirtildiği üzere davacı yanında çalışmasına rastlanmadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı ve bilirkişi mali müşavir ... ... tarafından düzenlenen 12/03/2019 tarihli rapor ile; davalı tarafından yasal defterler incelemeye sunulmadığı, bu sebeple davalının defterlerinin sahibi lehine delil olup olmadığı, davacı ile olan ticari ilişkisi, dava konusu bononun kayıtlarda bulunup bulunmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı konularında görüş bildirilmediği, davacı tarafından 08/08/2012 tanzim tarihinde 20/04/2013 vadeli 7.500,00.TL bedelli mal karşılığında senet düzenlenmek suretiyle davalıya verildiği, davacı tarafından yasal defterlerin incelemeye sunulmaması, davacıya düzenlediği faturaların sunulmaması, davacı tarafından davalıya verilen ve takip konusu senedin mal karşılığı verildiği, davalı tarafından senet karşılığı malı davacıya teslim ettiğine dair faturaların dosyaya sunulmamasından dolayı davacının davalıya takip konusu 08/08/2012 tanzim, 20/04/2013 vadeli 7.500,00.TL bedelli senetten dolayı borcu bulunmadığının belirtildiği, "malen" kaydı bulunan senetten kaynaklı olarak ispat yükü kendisinde bulunan davalı lehtarın senet karşılığı malların teslim edildiğini yazılı belge ile ispat edemediğinden, davacının icra takibinin dayanağı olan bonodan kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı alacaklı ...'ya 9.537,84.TL miktarlı takipten kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin takibin haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden koşulları oluşmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının takibe konulan senetlerin karşılığı olmadığını iddia etmiş ise de bu durumu ispatlayamadığını, söz konusu malların hangi tarihte gönderildiğinin açıklandığını, kargo teslim tutanaklarına bakıldığında davacının herhangi bir ihtirazı kayıt dermeyan etmeksizin kargo teslim zaptını imzaladığını, davacının dava konusu emtiayı herhangi bir yanılgıdan uzak bir biçimde tam ve gereği gibi eksiksiz teslim aldığını ikrar ettiğini, davacının teslimatın ardından ayıp ihbarında da bulunmadığını, davacının borçlu olmadığını ispat etmek zorunda olduğunu, bilirkişinin ara kararda kendisine verilen görevin dışına çıkarak davacının senetten borçlu olmadığını belirttiğini ve davada esas hakkında hüküm vermeye teşebbüs ettiğini, bilirkişinin tarafsızlığına gölge düştüğünü, bilirkişinin reddini talep ettiklerini, taleplerinin reddedildiğini sözlü yargılamaya geçildiğinde kendilerine tahkikatın tamamına ilişkin beyanlarını sunma şansı verilmeden karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili, Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine bonoya dayalı olarak icra takibi yapıldığını, takip dayanağı olan bono malen kaydı içerse de davalı tarafından müvekkiline mal teslimi yapılmadığını, bononun bedelsiz olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise, takip dayanağı olan bononun kambiyo senedi vasfını taşıdığını, bonodaki imzaya itiraz olmadığını, davacının bono bedelini ödemediğini, malın da davacıya teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 08/08/2012 düzenleme tarihli, 20/04/2013 vade tarihli ve 7.500,00.TL bedelli bono olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesinde bononun unsurları düzenlenmiş olup, takibe konu bonoda yasada aranan tüm şartların bulunduğu, davacının bononun keşidecisi olduğu ve imzaya bir itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından, dava konusu bono karşılığında mal teslim edilmediği ileri sürülmüştür.

Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir. Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir. Nihayet, “malen” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir. (bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/(19)11-122 Esas- 2022/400 Karar sayılı ve 29.03.2022 tarihli kararı)

Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafta olup, davacının iddiasını HMK'nın 201. maddesince yazılı belgelerle ispatlaması gerekmektedir. Her ne kadar davacı tarafından, takibe konu bonodaki malen kaydına rağmen davalı tarafından kendisine mal teslim edilmediği ileri sürülmüş ise de yerleşik yargıtay uygulamasına göre bonoda ihdas nedeninin malen yazılı olmasının bono bedelinin mal teslimi sureti ile ödendiğine karine teşkil edeceği, davacının iş bu karinenin aksini aynı nitelikte yazılı veya kesin bir delil ile kanıtlaması gerektiği (benzer mahiyetteki Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2018/285 Esas, 2019/5221 Karar sayılı kararı), ancak eldeki dosyada davacının bu iddiasını ispata yarar sözleşme veya yazılı bir delil sunmadığı, bono karşılığı mal teslimi yapılmadığının ve bononun bedelsiz kaldığının yazılı delillerle ispatlanamadığı, bu haliyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde değerlendirme ile davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekilinin bu sebeple istinafında haklı olduğu, istinafa konu kararın kaldırılması gerektiği, ancak yapılan hatanın yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1.-Davalı vekilinin Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas ve ... karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2.-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas ve ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.-HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

4.-DAVANIN REDDİNE,

5.-Mahkemece 18/08/2017 tarihli tensip ara kararı ile verilen tedbir kararı infaz edilmediğinden davalının tazminat talebinin REDDİNE,

6.-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 325,78.TL harcın mahsubu ile bakiye 101,82.TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat KAYDINA, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih, ...esas ve ... karar ve ... Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,

7.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

8.-Davalı kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 9.537,84.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Yargılaması Yönünden;

1.-Davalı tarafça yatırılan 162,88.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,

2.-Davalı tarafça istinaf yargılama gideri olarak yapılan 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 11,25.TL tebligat gideri ve 54,50.TL posta gideri olmak üzere toplam 227,85.TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

3.-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4.-6100 sayılı HMK'nin 333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,

5.-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince red edilen dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 03/04/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.