Esas No
E. 2022/1744
Karar No
K. 2024/617
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1744 Esas

KARAR NO: 2024/617

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/03/2022

NUMARASI: 2020/143 Esas - 2022/228 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 30/12/2019
KARAR TARİHİ: 03/04/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, takip talebi ve ödeme emrinde takibe dayanak bononunun vade tarihinin 25/12/2014 olarak gösterildiği bononun vade tarihinin 25/12/2012 tarihi olduğunu, davalının borcunun 3 yıllık zamanaşımına uğradığını, vade tarihinin 25/12/2014 olarak değiştirildiğini ve bononun davalı tarafça icra takibine konu edildiğini, bono üzerindeki tahrifat ile bonoyu icraya koymasından dolayı kötü niyetli olduğunu, zamanaşımına uğramış bonoyu üzerinde tahrifat yapıp icra takibine koyan davalı taraf kötü niyetli olması nedeni ile bononun iptalini ve davacının borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürdüğü iddiaların hiçbirinin haklı bir yanı bulunmadığını, davaya konu bononun zamanaşımına uğramadığını, bonolarda zamanaşımı 3 yıl süreye tabi olduğunu, hal böyle iken 25.12.2014 vade tarihli bir bononun zamanaşımına uğrayacağı tarihte 25.12.2017 olacağını, bononun vade tarihinin 25.12.2014 olup, söz konusu bono üzerinde hiçbir şekilde tahrifat yapılmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde, borca hiçbir şekilde itiraz etmediğini, bononun vade tarihinde tahrifat yapıldığı yönünde asılsız iddiası ile sadece zamanaşımı itirazında bulunduğunu, emsal Yargıtay kararlarında da sadece zamanaşımı itirazından dolayı borçlu olmadığını ileri sürmesi nedeni ile takibin iptal edilemeyeceğinin belirtildiğini, menfi tespit davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, davalı müvekkilin sadece alacağını tahsil etmeye çalıştığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine , yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2022 tarih ve 2020/143 Esas - 2022/228 Karar sayılı kararıyla; "...Dosya kapsamında; davacı tarafından dava dilekçesi ile birlikte senet örneği sunduğu, sunulan senette ödeme günü kısmının boş olduğu, senet metni içerisinde vade kısmında ise 25.12.2012 tarihinin yazılı olduğu, icra takibine konu edilen senette ise ödeme günü kısmında 25/12/2014 tarihinin yazılı olduğu, senet metni içerisindeki vade kısmında ise 25/12/2014 tarihinin yazılmış olduğu, mahkememizce Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, "metin kısmandaki vade tarihi yıllar hanesi birler basamağında evvelce mevcut "2" rakamının farklı fiziki evsafta bir kalem kullanılarak sürşarj yöntemi ile "4" rakamına dönüştürülmüş olduğu" hususunun tespit edildiği, dolayısıyla senet üzerinde rakam kısmında değişiklik yapılmış olduğu, fakat değişikliğin, davacı-keşideci tarafından imza-paraf yoluyla onaylanmadığı, bu durumda,

HMK 207.maddesi uyarınca senedin değişiklik öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiği, önceki haline göre senet vadesinin 25.12.2012 olduğu, icra takibinin 16/12/2016 tarihinde başlatıldığı, takip ve vade tarihi arasında 3 yıldan fazla bir sürenin geçtiği,

TTK 749.madde uyarınca belirlenen sürenin tamamlandığı, davacının itirazının yerinde olduğu, senedin zamanaşımına uğradığı ve kambiyo vasfını kaybettiği, takibe başlayan davalı-alacaklının alacaklı olduğunu da ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne" karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkeme tarafından 16.03.2022 tarihinde haklı davamızın kabulüne karar verildiğini, fakat kötü niyet tazminatı yönünden koşulları oluşmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, İİK madde 67/2.maddesi gereğince kötü niyet tazminatının koşulları davamızda oluştuğunu, davalının müvekkilin borçlu olmadığını bildiğini ve buna rağmen haksız icra takibi başlattığını,Davada, davalı taraf icra takibine dayanak yapılan senet aslı kendisinde olmasına rağmen dosya içerisine sunmayarak mahkemeyi oyaladığını, senet aslının Mahkemeye sunulması için 2 haftalık kesin süre verilmesi sonucunda senet aslını mahkemeye sunduğunu, Senet üzerinde yapılan ve gözle görülür şekilde anlaşılan tahrifat bilirkişi raporu ile de açıklığa kavuştuğunu, bu senede dayanılarak icra takibi yapıldığını, bononun ciro ile devredilmediğini, lehtarın elinde olduğunu,Tüm bu nedenlerle kararın kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılarak, kötü niyet tazminatı talebimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Senet üzerinde müvekkil tarafından herhangi bir tahrifat yapılmamış olup, bu hususta yapmış olduğumuz itirazlarımızın dikkate alınmadığını,

Davacı tarafından dava dilekçesinde ve sonraki beyanlarında hiçbir şekilde borca itiraz edilmemiş olup, senedin vade tarihinde tahrifat yapıldığı iddiası ile sadece zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, davacı tarafından senedin kendilerinde olduğunu iddia ettikleri bir sureti de dosyaya sunularak borcun varlığı açıkca kabul edilmiş, dava konusu senette yer alan borcun varlığına ilişkin hiçbir şekilde itiraz ileri sürülmemiş olduğundan davanın reddi gerektiğini, Davaya konu bononun vadesinin 3 yılı geçmiş olması borcun varlığını ortadan kaldırmayacağını sadece bononun kambiyo vasfını yitireceğini, borçlu olunmadığı yönündeki iddiaların da hiçbir şekilde ispat edilemediği açık olduğundan haksız talep ve davanın reddi gerektiğini,Detaylı ve yeterli inceleme yapılmadan tanzim edilen ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, Her ne kadar raporda metin kısmındaki vade tarihi yıllar hanesi birler basamağında evvelce mevcut “2” rakamının farklı fiziki evsafta bir kalem kullanılarak sürşarj yöntemi ile “4” rakamına dönüştürüldüğü kanaati bildirilmiş ise de işbu metin kısmında yer alan vade tarihi ile inceleme konusu senet üzerinde “ödeme günü” başlığı altında rakam ile yazılan tarihte kullanılan kalemin farklı veya benzer evsafta olup olmadığının inceleme konusu yapılmadığını, Ancak bilirkişi dar bir yorumla farklı bir kalem ile tahrifat yapıldığını iddia ederek raporunu tamamladığını, oysa bilirkişi tarafından yapılması gereken; tahrifat gibi bir iddia varsa hangi kalem ile hangi bölümler doldurulmuş, tahrifatın yapıldığı iddia edilen kalemin senedin başka bir bölümde kullanılıp kullanılmadığının tespiti, yazıların aynı kalem ile yazılıp yazılmadığı, dolayısıyla tahrifatın bizzat borçlu tarafından yapılmış olup olamayacağı da açıklığa kavuşturulması gerektiğini, Davaya konu senet üzerindeki yazıların davacının eli ürünü olup olmadığı hususuna da raporda yer verilmemiş olup, söz konusu yazıların davacının eli ürünü olduğunun tespiti durumunda davacının iddialarının haksız olduğu ortaya çıkacağını, mahkeme tarafından yapılan bu itirazlarımız gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

DELİLLER

Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen 14/02/2022 tarih, 2022/11000 sayılı raporda özetle; incelemeye konu alacaklısı ..., borçlusu ... olan düzenleme tarihi 03/05/2011, 25/12/2014 okunur ödeme tarihli, 38.900,00 TL bedelli senet üzerinde yapılan inceleme neticesinde " metin kısmandaki vade tarihi yıllar hanesi birler basamağında evvelce mevcut "2" rakamının farklı fiziki evsafta bir kalem kullanılarak sürşarj yöntemi ile "4" rakamına dönüştürülmüş olduğu hususlarının bildirir kanaat raporudur." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Dava,

İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.

İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın KABULÜ ile, davacının İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu edilen 38.900,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine." karar verilmiştir.Hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, takibe ve davaya konu bononun vade tarihinin gerçekte 25/12/2012 tarihi olmasına rağmen davalı tarafından 25/12/2014 olarak gösterilerek takibe konulduğunu, gerçek vade tarihine göre takip tarihi itibariyle bononun 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı ise, bononun vade tarihinin 25.12.2014 olup söz konusu bono üzerinde hiçbir şekilde tahrifat yapılmadığını, davacının borca hiçbir şekilde itiraz etmediğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu raporu ile; 03/05/2011 tanzim, 25/12/2014 okunur ödeme tarihli, 38.900,00 TL bedelli bono üzerinde yapılan incelemede "Metin kısmandaki vade tarihi yıllar hanesi birler basamağında evvelce mevcut 2 rakamının farklı fiziki evsafta bir kalem kullanılarak sürşarj yöntemi ile 4 rakamına dönüştürülmüş olduğunun" sabit olması karşısında, mahkemece gerçek vade tarihi olan 25/12/2012 tarihi dikkate alındığında takip tarihi olan 16/12/2016 itibariyle 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun gözetilerek senedin kambiyo vasfında olmadığı ve davalının da alacağını ispat edememiş olması nedeniyle menfi tespit kararı verilmesi isabetli olduğundan, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Davaya ve takibe konun bonoda davacının borçlu keşideci, davalının da lehtar dumununda olduğu, bonodaki vade tarihinin yukarıda açıklandığı üzere tahrif edilerek takibe konulduğunun sabit olması karşısında "Bu sahtelik durumunu bilecek durumda olan" davalının buna rağmen takip başlatmasının kötüniyetli olduğunun gözetilerek, davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalı olduğundan; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, 3-İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2022 tarih ve 2020/143 Esas - 2022/228 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-Davanın kabulü ile; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına konu edilen 38.900,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 5-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile; asıl alacağın %20'si oranındaki kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-İlk derece yargılaması yönünden; a)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.217,77 TL karar harcından, peşin alınan 804,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.413,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,b)Davacının yaptığı 855,25 TL ilk masraf, 350,00 TL posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 1.205,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, c)Davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, b)Davalıdan alınması gereken 3.217,77 TL harçtan, peşin alınan 804,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.413,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, c)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 74,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 294,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.03/04/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.