36. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1652
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/12/2020
NUMARASI : 2018/917 E. - 2020/754 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 17/06/2011 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirketçe, borçlu olan davalı şirket hakkında İstanbul ... İcra Müd nün ... E sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, icra takibine konu edilen fatura içeriğini oluşturan malların müvekkili tarafından davalı şirkete satıldığını ve teslim edildiğini, ancak borcun ödenmediğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili daha sonra 22/11/2011 tarihli dilekçesi ile; davayı HMK 180. Maddesi uyarınca tamamen ıslah ettiklerini belirterek müvekkili şirketin davalı şirketin izniyle davalıya ait maden sahaları üzerinde önce Maraş ili Afşin ilçesindeki maden sahası üzerinde arama ve üretim faaliyetlerinde bulunduğunu, taraflar arasında 29/7/2010 tarihli rödovans sözleşmesi imzalandığını, daha sonra ise davalıya ait Kayseri ili Pınarbaşı ilçesinde bulunan Beyçayır sahasında arama ve Olukkaya mevkinde hem arama hem üretim faaliyetinde bulunmak üzere çalışmaya başladığını, taraflar arasında buna ilişkin 27/9/2010 tarihli rödovans sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilince yapılan arama faaliyetleri sonucunda beklenenden fazla rezerv miktarı tespit edildiğini, ancak davalı şirketin üzerinde anlaştıkları rödovans bedelinin fazla olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirketin daha az bedelle çalışmasını ya da sahayı terk etmesini istediğini, müvekkilince kabul edilmemesi üzerine müvekkiline ait sahadaki malzemelerin kundaklandığını, olayın savcılığa intikal ettiğini belirterek dava konusu ... İli ... İlçesi ER ..., AR ... Sicil No lu maden sahaları ile ilgili yapılan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle bu alanlarla ilgili olarak davacının menfi zararının belirsiz alacak kapsamından tespitini şimdilik 15.000,00TL nin davalıdan tahsiline, yine Kayseri İli Pınarbaşı ilçesi olukkaya ve Beyçayır mevkiinde bulunan ... ruhsat, ... erişim numaralı -200710840 ruhsat, 3145242 erişim numaralı maden sahalarına ilişkin olarak davacının müspet zararı olarak belirsiz alacak kapsamında asıl alacağının tespitine şimdilik 100.000,00 TL nin faizi ile davalıdan tahsiline, davalının kusurlu işlem ve eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarın zarar görmesi nedeniyle şimdilik 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı itirazın iptali davasını tam ıslah ederek tazminat davasına dönüştürmesi nedeniyle davacı vekilinin eksik harcı 11/09/2012 tarihli makbuzla yatırarak dosyaya sunmuştur.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ... ili, ... ilçesi, Beyçayır ve Olukkaya mevkilerindeki maden sahalarına ilişkin olarak davacı şirket ile herhangi bir rödavans sözleşmesi yapılmadığını, yalnızca Kahramanmaraş ın Afşin ilçesindeki maden sahasına ilişkin rödovans sözleşmesi yapıldığını, davacı şirketin dosyaya ibraz etmiş olduğu sözleşmelerin sahte olduğunu, Afşin' deki maden sahasına ilişkin olarak yapılan 29/07/2010 tarihli rödovans sözleşmesinin, davacı şirketin sahibi ... hukuka aykırı davranışları nedeniyle Beşiktaş ... Noterliğinin 30/03/2011 tarihli ihtarnamesi ile haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucu; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ceza mahkeme kararlarının hukuk mahkemesi için hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığını, belgelerin sahteliği, sahteliği gerçekleştiren kişinin kim olduğunu kesin olarak ortaya koymuş olmadığını, verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bir mahkumiyet kararı olmaması sebebiyle bu kararlar dayanak yapılarak hukuk mahkemesince hüküm kurulmasının da mümkün olmadığını, bahse konu sözleşmelerin sahte olması fiili ve hukuki durumu ortadan kaldırmayacağını, mahkemenin kararının taraf iddialarını karşılayan hukuki olarak denetlenebilir bir gerekçeye sahip olmadığını mahkemece davanın reddi gerekçesi hiçbir bir şekilde açıklanmadığını T.C. Anayasası’nın 141 ve HMK. nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımadığını, rapora karşı itirazları ve yeni rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna göre verilen hukuka aykırı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; rödovans sözleşmesi olduğu iddiasına dayalı olarak açılan Maraş İli Afşin ilçesindeki sözleşmesinin feshi nedeniyle menfi zarar, Kayseri İli Pınarbaşı ilçesi Olukkaya ve Beyçayır mevkinde bulunan maden sahaları ile ilgili olarak müspet zarar ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava öncelikle 17/06/2011 tarihinde faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin itirazın iptali olarak açılmış ise de; davacı vekili davasını 22/11/2011 tarihinde davayı tamamen ıslah ederek rödovans sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı menfi ve müspet zarar ile manevi tazminat davasına dönüştürmüştür.Davacı, davalı hakkında icra takibi başlattığını, icra takibine konu edilen fatura içeriğini oluşturan malların davalı şirkete ait maden sahasında kulanılmak üzere kendisi tarafından davalı şirkete satıldığını ve teslim edildiğini, ancak borcun ödenmediğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, 15/11/2011 tarihli duruşmada, davayı tamamen ıslah ettiklerini bildirmiş, 22/11/2011 tarihli ıslah dilekçesinde de, taraflar arasında Afşin'de bulunan maden sahası ile ilgili 29/07/2010 tarihli rödövans sözleşmesi düzenlendiğini, yine davalıya ait Pınarbaşında bulunan iki adet maden sahası içinde 27/09/2010 tarihli rödövans sözleşmesi düzenlendiğini ancak davalının bu sözleşme altındaki imzayı kabul etmediğini bu durumda taraflar arasında sözlü kira sözleşmesi düzenlendiğinin kabulü gerektiğini ileri sürerek Afşin maden sahası ile ilgili sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle menfi zararına karşılık şimdilik 15.000 TL, Pınarbaşı Olukkaya ve Beşçayır mevkiinde bulanan maden sahalarına ilişkin müspet zarar olarakta şimdilik 100.000 TL tazminatın ve 30.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davacı taraf Pınarbaşı'ndaki 27/09/2010 tarihli rödovans sözleşmesinin var olduğu iddiasına karşı, davalı şirketin yetkililerinin ıslak imzasının yer aldığı bir sözleşme dosyaya sunulmadığı ayrıca dosyaya sunulan faks çıktısı şeklindeki sözleşmenin sahte olduğuna dair İstanbul 50.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/510 Esas sayılı dosyasından, davacı şirket yetkilisinin özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle hakkında hapis cezası verildiği, Kayseri, Pınarbaşı maden sahasına ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunduğu göz önünde bulundurularak, TMK 6 ve HMK 190.maddeleri kapsamında ispat yükünün davacı taraf üzerinde kaldığı, davacı tarafından dosyaya sunulan 27/09/2010 tarihli sözleşmenin varlığı ispatlanamadığından, davalı tarafça Kahramanmaraş ili, Afşin ilçesi dahilindeki ..., ... sicil nolu maden sahası ile ilgili olarak rödovans sözleşmesi akdedilmiş olduğu beyan edildiğinden, taraflar arasında Afşin ilçesindeki maden sahasına ilişkin rödovans sözleşmesi yapıldığına dair bu kapsamda ihtilaf olmadığı ancak bu sözleşme yönünden de taraflar arasındaki ceza davalarının olması, Afşin'deki maden sahasına ilişkin sözleşmenin sahte olduğunun ve özel belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğundan bahisle İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesince davacı şirket yetkilisi hakkında HAGB kararı verildiği ve diğer ceza dosyalarındaki verilen kararlarda göz önünde bulundurularak davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinden maddi tazminat taleplerinin ve yine davacının meydana gelen olaylar nedeniyle kişilik haklarının zedelenmediği göz önünde bulundurularak, manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesinde bir hata bulunmamaktadır.İlk derece mahkemesi kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.