10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/15547 E. , 2023/10482 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kocaeli 3.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/166 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararı ile Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/39 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/39 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
A. Kocaeli 3.
Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/39 Esas, 2015/424 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Kocaeli 3.
Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/39 Esas, 2015/424 Karar sayılı kararının, sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.05.2022 tarihli ve 2019/7479 Esas, 2022/6786 Karar sayılı kararı ile; "Sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle suç tarihi ve sanık ...'in savunmasının alındığı 12.03.2014 tarihi itibarıyla TCK'nın 188/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafii tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği ve sanık ...'ın savunmasının alındığı 29.09.2015 tarihinden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK'nın 188/3. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının "on yıl" olarak değiştirildiği, bu itibarla sanıklara CMK'nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini gerektiği ve sanık ...'ın savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak sanıkların savunma hakkının kısıtlanması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Kocaeli 3.
Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/261 Esas, 2023/194 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin usul ve yasaya uygun olmaları nedeniyle onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
B. Sanık ...
müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanık ...'in gizli soruşturmacıya 20,00 TL karşılığında net 1 gr esrar satığı ve diğer sanık ...'ın beyanında suça konu uyuşturucu maddeyi diğer sanık ...'e verdiğini ikrar ettiği olayda; sanık ...'ın sanık ...'e esrar sattığı, sanık ...'in de gizli soruşturmacıya esrarı sattığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde gizli soruşturmacıya sattığı suça konu esrarı diğer sanık ...'dan aldığını beyanla aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada sanık ...’ın eyleminin ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1.07.07.2013 tarihli olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen sanığın, aleyhinde diğer sanık ...'in soyut beyanı dışında mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, sanık ...'de ele geçen esrarı kendisinin verdiğini belirterek ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği anlaşıldığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
2.UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2015/402 Esas, 2015/497 Karar sayılı dosyasında, suç tarihi 01.03.2013 ve iddianame tarihi 01.11.2013 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, yargılaması yapılarak cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Dairemizin 29.03.2016 tarihli ve 2016/848 Esas, 2016/1035 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onandığı ve kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanığın 07.07.2013 tarihli eylemi nedeniyle, 10.06.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçen Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2015/402 Esas, 2015/497 Karar sayılı dosyanın aslı veya onaylı örneği bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek "ek cezanın infazına" karar verilmesi, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi suretiyle sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/261 Esas, 2023/194 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.