5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/7323 E. , 2013/5516 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hk.), görevi kötüye kullanma (sanık ... hk.), görevi ihmal (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hk.), kooperatif hakkında yanlış bilgi verme (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hk.), kooperatife ait ticari defterlerin onayını yaptırmama (sanık ... hk.)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında görevi ihmal suçundan verilen beraet hükmünün incelenmesinde;
Sanığın hükümden sonra 18/07/2012 tarihinde öldüğü UYAP ortamından temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu bozmayı gerektirmiş ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bu sanık hakkında açılan kamu davasının sanığın ölümü sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık ... hakkında kooperatife ait ticari defterlerin onayını yaptırmama suçundan verilen mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Mahkemece hükmün kesin olduğu belirtilmiş olmakla birlikte, CMUK´nın 305. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 tarih, 2006/65 Esas ve 2009/114 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, bu kararın 07/10/2010 tarihinde yürürlüğe girmesi ve hüküm anında da bu konuda henüz yasal bir düzenlemenin yapılmamış olması karşısında, sanık hakkında verilen adli para cezasının kesin hüküm niteliğinde olmadığı anlaşılmakla,
Sanığın suç teşkil eden eyleminin düzenlendiği 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun, hükümden sonra 01/07/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile ilga edilip, eylemin aynı Kanunun 562/1-a. maddesine göre Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nevine dönüştüğü, sanık hakkında uygulanabilecek idari para cezasının miktarına göre de suç tarihi ile inceleme günü arasında 5326 sayılı Yasanın 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması bozmayı gerektirmiş ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet, görevi ihmal, görevi kötüye kullanma, kooperatif hakkında yanlış bilgi verme suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi ihmal suçundan verilen beraet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Sanıklara atılı olan ve iddianamede görevi ihmal yahut görevi kötüye kullanma suçu olarak nitelendirilen sayım noksanlığına sebebiyet vermek veya yapılan bazı işlemler sırasında kooperatifin zarara uğratılması şeklindeki iddiaların zimmet suçunu oluşturabileceği de gözetilerek, yargılama aşamasında bilirkişiler heyetince düzenlenen 15/09/2010 tarihli raporda, gerek zimmet suçunu oluşturabilecek bu iddialar ile gerekse iddianamede zimmet olarak belirtilen diğer iddiaların, kooperatifin suç tarihlerindeki tüm gelir ve giderleri de tespit edilmek suretiyle ayrı ayrı irdelenmesi gerekirken, sadece iddianamede zimmet olarak vasıflandırılan belli konularla sınırlı kalınarak bir değerlendirme yapılmış olması karşısında; öncelikle, S.S. Soylu Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde yönetim kurulu başkanı veya üyesi olarak görev yapan sanıklardan hangisinin kooperatifin her türlü para tahsilatı ve harcama işinde fiilen görevli olduğunun araştırılması, ardından adli emanette bulunan kooperatife ait tüm defter ve belgelerin dava dosyasıyla birlikte daha önceden bu dosyada bilirkişilik yapmamış Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek, suç tarihlerindeki kooperatifin sağladığı tüm gelirler ile tüm giderlerinin, her bir takvim yılı için ayrı belirlenerek, stok, kasa ve banka hesap bakiyeleriyle kayıtlarda görünen para miktarının karşılaştırılıp iddianameye konu her bir eylemin ve savunmaların da ayrı ayrı değerlendirilerek; zimmetin bulunup bulunmadığı, zimmet varsa miktarı ile her bir sanığın görev yaptığı dönem de dikkate alınarak sorumlu olduğu miktarın ne olduğu, ayrıca görevi ihmal ya da görevi kötüye kullanma suçu olarak belirtilen eylemlerden dolayı objektif cezalandırma koşulları olan kamu zararı, mağduriyet ve haksız kazanç meydana gelip gelmediği 2006 ila 2009 yılları arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanıklara atılı olan kooperatif hakkında yanlış bilgi verme suçu açısından, yanlış bilgi verilmesinin hatalı muhasebe işlemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda rapor alınması ve bundan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik soruşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.