Esas No
E. 2023/5280
Karar No
K. 2023/7680
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2023/5280 E.  ,  2023/7680 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Katılan ... vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 8.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2017 tarihli ve 2015/364 Esas, 2017/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ;

a)Mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,, karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.07.2017 tarihli ve 2017/550 Esas, 2017/598 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, ceza verilmesine yer olmadığına ve değişen suç vasfına göre 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a-e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,, karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarihli ve 2019/7509 Esas, 2022/6050 Karar sayılı ilamı ile ; "Sanığın olay günü ikamet giriş kapısının anahtarını kapı göbeğinde kırarak eşi olan mağdurun çıkmasına engel olduktan sonra iki kez boğazını sıktığı, olay yerine polislerin gelmesi üzerine mağduru ve kendisini yakacağı tehdidi ile birlikte çakmakla eşyaları yakma girişiminde bulunduğu, en son mağduru balkondan atmak girişiminde bulunması ile kolluk ekiplerinin müdahale ederek mağduru kurtardığı olaya ilişkin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eşe karşı, kasten öldürmeye teşebbüs ve tehdit suçlarından açılan davada; ilk derece mahkemesince tehdit suçu kasten öldürmeye teşebbüs suçunun unsuru sayılarak eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak, eylemlerin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun içinde eridiği kabulü ile tek suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuşsa da; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları içinde yaralama ve tehdit suçlarının bulunduğu, ancak kasten öldürmeye teşebbüs suçunun bu suçun unsuru olmadığı, her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği halde Bölge Adliye Mahkemesince kasten öldürmeye teşebbüs suçunun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilerek tek hüküm kurulması," Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2023 tarihli ve 2022/864 Esas, 2023/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ;

a)Mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a-e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan ...

vekilinin temyiz sebepleri; teşebbüsün derecesine, cezadan takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiğine, ilişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;

sanığın mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçların niteliklerine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tarihinde sanık ile mağdurun evli oldukları, bir gün önce cinsel münasebet konusu nedeniyle aralarında tartışma olduğu, olay günü de sabah saatlerinde sanığın eşi olan mağdurun kendisini aldattığı yönünde bir takım sözler söylediği ve müşterek haneyi terk etmesini istediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine sanığın bir takım ev eşyalarını kırarak zarar verdiği, ve mağdura "Sana yarım saat veriyorum, düşün taşın bana herşeyi anlatacaksın, beni aldattığını söyleyeceksin" diyerek mağdura ait cep telefonunu da aldığı, ikametin kapısını da kilitleyerek evden ayrıldığı, mağdurun balkona çıkıp, sokaktan gelip geçen kişilerden yardım isteyerek polis çağırmalarını istediği, ancak polis gelmeden önce sanığın tekrar eve geldiği, aldatma konusunu tekrar gündeme getirip mağdura bağırmaya başladığı, evin giriş kapısını kilitleyerek anahtarı kilit içinde kalacak şekilde kırdığı, bu suretle mağdurun evden çıkmasını engellediği, mağdurun boğazını sıktığı, nefessiz kalınca kendiliğinden bıraktığı, yere kozmetik maddeleri döküp evi ve kendilerini de yakacağını söyleyerek mağdureyi tehdit ettiği, vatandaşların haber vermesi üzerine olay mahalline gelen polislerin kendisi ile irtibat kurmak istedikleri, eylemine son vermesini ve mağdureyi serbest bırakmasını söyledikleri, ancak sanığın evdeki cam kırıklarını dışarıya fırlattığı, polislere hitaben sinkaflı sözler söylediği ve bir kısım taleplerde bulunduğu, devamında sanığın mağdur balkona çıkarıp aşağı atmakla tehdit ettiği, daha sonra polis memurlarının sanığın istediği 2 adet bira ve 1 adet sigarayı temin ettiklerini aşağıya gelmesi halinde kendisine vereceklerini söyledikleri, sanığın bu teklifi kabul etmeyip bira ve sigarayı kapıya bırakmalarını istediği, isteğinin yerine gelmemesi üzerine eşini balkona çıkararak "Artık sizden bira mira istemiyorum, bakın şimdi görün evi nasıl yakıyorum" diyerek içeriye girdiği, aldığı plastik malzemeyi çakmakla tutuşturup evi yakmaya çalıştığı, mağdurun beni kurtarın diye bağırması üzerine mağduru darp ettiği, ayaklarından tutarak balkondan aşağıya atmaya çalıştığı, polislerin kendisini eşine zarar vermemesi konusunda uyardıkları, geri çekilmesini istedikleri, aksi takdirde kendisine yönelik silah kullanılacağını söyledikleri, uyarılara kulak asmayan sanığın mağduru belinden ve ayaklarından tutup balkondan atmaya çalıştığı, bunun üzerine polis memurunun 1 el uyarı maksadıyla havaya ateş ettiği, sonrasında sanığın sağ omzuna nişan alarak bir el daha ateş ettiği, ancak merminin sanığa isabet etmediği, sanığın sonrasında mağduru yere yatırarak saçlarından sürüklemek suretiyle evin içine çektiği, mağdurun yardım istemeye devam ettiği, bu arada görevli polis memurlarının balyozla daire kapısını kırarak eve girip mağduru kurtardıkları olayda, sanık hakkında mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.

2.Olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, görüntülerin resme aktarılmasına ilişkin bilirkişi raporu, mağdur hakkında düzenlenen adli muayene raporu, nüfus kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, görüntülerin resme aktarılmasına ilişkin bilirkişi raporu uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıflarının tayini ile mağdur hakkında düzenlenen adli muayene raporu kapsamında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2023 tarihli ve 2022/864 Esas, 2023/113 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi. (M) (M) KARŞI OY: Dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın eyleminin eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığından kaynaklanmaktadır. Konu ile ilgili yasal düzenlemelere baktığımızda 5237 sayılı TCK’nın "Suça teşebbüs" başlıklı 35. maddesinde; "Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur" hükmü yer almaktadır.

Buna göre suça teşebbüs, işlenmesi kast olunan bir suçun doğrudan doğruya icrasına elverişli araçlarla başlanmasından sonra, elde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamamasıdır. Maddenin açık hükmüne göre, icra hareketlerinin yarıda kalması ya da sonucun meydana gelmemesi failin iradesi dışındaki engel nedenlerden ileri gelmelidir. Bir suçta teşebbüsün varlığından söz edilebilmesi için;

1.Kasıtlı bir suç işleme kararı olmalı,

2.Elverişli hareketlerle suçun doğrudan doğruya icrasına başlanmalı,

3.Failin elinde bulunmayan nedenlerle suç tamamlanamamalı ya da amaçlanan sonuç gerçekleşmemelidir.

Failin gerçekleştirdiği davranış ile bir suçu işlemeye teşebbüs edip etmediğini, eğer etmişse hangi suça teşebbüs ettiğini belirleyebilmek için öncelikle kastın varlığının belirlenmesi gerekmektedir. Tıpkı tamamlanmış suçta olduğu gibi, teşebbüs aşamasında kalan suçta da, işlenmek istenen suç tipindeki bütün unsurlar failce bilinmelidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanan ve süregelen kararlarında açıklandığı gibi TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olduğundan, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir.

Kişinin eyleminin, bir suçu oluşturup oluşturmadığının, oluşturuyorsa da hangi suçu oluşturduğunun saptanması için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların hep birlikte dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin uyumlu içtihadına göre, gerçekleştirilen eylem kasten öldürmeye teşebbüs veya kasten yaralama olarak vasıflandırılırken,

1.Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı, ciddi öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunup bulunmadığı,

2.Failin olayda kullandığı aracın(aletin) öldürmeye elverişli olup olmadığı,

3.Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti,

4.Darbelerin vurulduğu bölgelerin ... bakımdan önemi,

5.Failin davranışlarına kendiliğinden mi, yoksa mani bir halin varlığı ile mi son verdiği,

6.Failin suç aletini kullanış biçimi,

7.Olay öncesi, esnası ve sonrasında failin mağdura yönelik davranışları ve sarfettiği sözler gözetilmeli, Tüm bu kıstaslar değerlendirilerek «sanığın kastı» ortaya çıkarılmalıdır.

Yargıtayın yerleşmiş uygulamasına göre; eylemin nedeni, sanığın olay yerine hazırlıklı gelmesi, fiilin iradiliği, suçta kullanılan vasıtanın cinsi, nitelik ve şiddeti, yaranın meydana geldiği yer, eyleme maruz kalan organların ... öneme haiz olması, olayın seyri ölümü "beklenir sonuç" haline getirmişse failin öldürme kastıyla hareket ettiğini kabul etmek gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay tarihinde sanık ile mağdurun evli oldukları, bir gün önce cinsel münasebet konusu nedeniyle aralarında tartışma olduğu, olay günü de sabah saatlerinde sanığın eşi olan mağdurun kendisini aldattığı yönünde bir takım sözler söylediği ve müşterek haneyi terk etmesini istediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine sanığın bir takım ev eşyalarını kırarak zarar verdiği, ve mağdura "Sana yarım saat veriyorum, düşün taşın bana herşeyi anlatacaksın, beni aldattığını söyleyeceksin" diyerek mağdura ait cep telefonunu da aldığı, ikametin kapısını da kilitleyerek evden ayrıldığı, mağdurun balkona çıkıp, sokaktan gelip geçen kişilerden yardım isteyerek polis çağırmalarını istediği, ancak polis gelmeden önce sanığın tekrar eve geldiği, aldatma konusunu tekrar gündeme getirip mağdura bağırmaya başladığı, evin giriş kapısını kilitleyerek anahtarı kilit içinde kalacak şekilde kırdığı, bu suretle mağdurun evden çıkmasını engellediği, mağdurun boğazını sıktığı, nefessiz kalınca kendiliğinden bıraktığı, yere kozmetik maddeleri döküp evi ve kendilerini de yakacağını söyleyerek mağdureyi tehdit ettiği, vatandaşların haber vermesi üzerine olay mahalline gelen polislerin kendisi ile irtibat kurmak istedikleri, eylemine son vermesini ve mağdureyi serbest bırakmasını söyledikleri, ancak sanığın evdeki cam kırıklarını dışarıya fırlattığı, polislere hitaben sinkaflı sözler söylediği ve bir kısım taleplerde bulunduğu, devamında sanığın mağdur balkona çıkarıp aşağı atmakla tehdit ettiği, daha sonra polis memurlarının sanığın istediği 2 adet bira ve 1 adet sigarayı temin ettiklerini aşağıya gelmesi halinde kendisine vereceklerini söyledikleri, sanığın bu teklifi kabul etmeyip bira ve sigarayı kapıya bırakmalarını istediği, isteğinin yerine gelmemesi üzerine eşini balkona çıkararak "Artık sizden bira mira istemiyorum, bakın şimdi görün evi nasıl yakıyorum" diyerek içeriye girdiği, aldığı plastik malzemeyi çakmakla tutuşturup evi yakmaya çalıştığı, mağdurun beni kurtarın diye bağırması üzerine mağduru darp ettiği, ayaklarından tutarak balkondan aşağıya atmaya çalıştığı, polislerin kendisini eşine zarar vermemesi konusunda uyardıkları, geri çekilmesini istedikleri, aksi takdirde kendisine yönelik silah kullanılacağını söyledikleri, uyarılara kulak asmayan sanığın mağduru belinden ve ayaklarından tutup balkondan atmaya çalıştığı, bunun üzerine polis memurunun 1 el uyarı maksadıyla havaya ateş ettiği, sonrasında sanığın sağ omzuna nişan alarak bir el daha ateş ettiği, ancak merminin sanığa isabet etmediği, sanığın sonrasında mağduru yere yatırarak saçlarından sürüklemek suretiyle evin içine çektiği, mağdurun yardım istemeye devam ettiği, bu arada görevli polis memurlarının balyozla daire kapısını kırarak eve girip mağduru kurtardıkları olayda, sanık hakkında mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.

Mağdur ... hakkında düzenlenen 04.11.2015 tarihli ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğü raporunda mağdurun 17.10.2015 tarihli hastane raporuna göre sistem muayenelerinin doğal, vitaller stabil, göbek altında yaygın abrazyon, boyun bölgesi ve sağ occipitalde abrazyon mevcut olduğunun bildirildiğine göre yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu bildirilmiştir.

Mağdur ifadelerinde özetle sanığın olay günü işe gitmesini engelleyerek sen beni aldatıyorsun beni küçümsüyorsun ters ters bakıyorsun diyerek kapıyı kilitleyip beni kimle aldatıyorsun diyerek ev eşyalarını kırıp dökmeye başladığını, daha sonra boğazını nefessiz kalıncaya kadar sıktığını, karşı koyunca elini çektiğini, balkona çıkıp yardım istediğini, bir süre sonra polislerin geldiğini sanığı ikaz ettiklerini ancak sanığın bunlara uymadığını polislere de küfür edip eşyalar attığını onları da tehdit edip sigara ve bira istediğini kendisini bir kaç kez balkona çıkarıp atmakla tehdit ettiğini, saat 11 de başlayan olayın saat 17 ye kadar devam ettiğini, olay sırasında sanığın evi yakmakla tehditler savurduğunu, gaz yağı ve yanıcı maddeleri yere döküp yaktığını sonra ateşi söndürdüğünü, olayın orta saatlerinde sanığın büyük bir et bıçağı aldığını kendi kendini kestiğini ancak kendisine bir şey yapmadığını bıçağı koltuğun üzerine bırakması üzerine alıp evde bir yere sakladığını, balkona çıkarttığı bir sefer bacaklarından ve göbeğinden tutarak baş aşağı balkondan sarkıttığını, daha sonra polislerin kapıyı kırıp kendisini kurtardıklarını sanıktan şikayetçi olmadığını boşanmak istediğini beyan etmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde psikolojik sorunları olan sanığın eşinin kendisini aldattığı kuruntusuna kapılarak kiminle aldattığını öğrenmek için eşi olan mağdureyi cebir ve tehdit kullanmak suretiyle ikamet ettikleri dairenin kapısını kilitleyerek alı koyduğu, sanığın eyleminin yaklaşık saat 11:00-17:00 arasında 6 saat civarında devam ettiği, olayın başlangıcında sanığın mağdurenin boğazını sıkıp bıraktığı, bunun dışında mağdureye doğrudan fiili bir saldırısının olmadığı, olay sırasında ev eşyalarını kırıp döktüğü, polislerin gelmesinden sonra ikna çabalarına rağmen sanığın polisleri evi yakmakla mağdureyi öldürmekle tehdit edip hakaretlerde bulunduğu, sanığın evi yakacağı yönünde tehditleri ile birlikte bir takım yanıcı maddeleri döküp yakmış ise de ateş büyümeden söndürdüğü, bir kaç kez mağdureyi balkona çıkarıp polisleri mağdureyi atmakla tehdit ettiği, polislerden bir takım taleplerde bulunduğu, son olarak mağdurenin bacak ve göbeğinden tutarak balkondan atmak için hareketlerde bulunması üzerine polislerin ateş etmesi üzerine mağdureyi yere yatırıp sürükleyerek içeri götürdüğü, daha sonra polislerin kapıyı kırarak daire içine girerek sanığı etkisiz hale getirdikleri olayda sanığın yaklaşık 6 saat süreyle mağdureyi cebir ve tehdit ile alı koyduğu sırada mağdureyi öldürmeye yönelik olarak icrai hareketlerde bulunmadığı, olayın başlangıcında mağdurenin boğazını sıkıp bırakmak dışında süreç içerisinde mağdurenin vucut bütünlüğüne yönelik bir saldırısının bulunmadığı, sanığın bıçakla kendi vucudunda kesiler ve çizikler yapmasına rağmen engel bir hal olmadığı halde mağdureyi bıçakla yaralamaya dönük bir eylemde bulunmadığı, mağdureye vurmadığı, bıçakla saldırmadığı, mağdurenin alınan raporuna göre basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralandığı nazara alındığında sanığın engel bir hal olmamasına rağmen mağdurede ölümü meydana getirebilecek bir yaralanmaya yönelmediği, olay yerine gelen polislerin gitmesi için polisleri mağdureyi balkondan atmakla tehdit ettiği, sanığın mağdureyi atmakla tehdit ettiği balkonun olay yeri fotoğraflarına göre yaklaşık 5-6 metre yüksekliğinde bulunduğu nazara alındığında ölüm sonucunun alınması “muhakkak” olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın yaklaşık 6 saat süreyle mağdureyi ikamet ettikleri dairede cebir ve tehdit ile alı koymasına karşın ev eşyalarını kırıp döktüğü halde mağdureye karşı ölümü meydana getirebilecek bir yaralanmaya neden olmadığı, bıçakla bir saldırıda bulunmadığı hususları nazara alındığında olayın seyrinin ölümü "beklenir sonuç" haline getirmediği bu kapsamda sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğine dair cezalandırılması için yeterli somut ve kesin bir delilin elde edilemediği anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan sanık hakkında eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükümünün ONANMASINA ilişkin Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyoruz. 25.12.2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog