11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/16224 E. , 2012/7418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2010 tarih ve 2009/184-2010/433 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın davalı ... Tur. Ltd. Şti.ne diğer davalıların kefaleti ile kredi genel sözleşmesi uyarınca kredi kullandırdığını, sözleşme çerçevesinde 9 adet teminat mektubunun muhataplara verildiğini, borçlu şirketin nakit riskini ödeyememesi üzerine kredi hesabının kat edildiğini, teminat mektubu bedellerinin deposunun ihtarname ile istenmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, teminat mektup bedellerinin deposuna karar verilmesini, yargılama sırasında tazmini halinde faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kefil olan müvekkillerinin teminat mektuplarından sorumluluklarının bulunmadığını, bu sebeple ilgili davalılar yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacı banka açısından acil ve geri dönülemez risk oluşmadığını, müvekkili şirketin muhatap şirketlere muaccel hale gelmiş borcu bulunmadığını, yeterli teminatları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; teminat mektuplarından 21.2.2006 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli ve 6.11.2006 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli olan ikisi için yargılama sırasında riskin gerçekleştiği ve bu mektup bedellerinin davacı banka tarafından muhataplarına ödendiği, muhataplardan TEİAŞ’a verilen teminat mektubunun ise süreli olduğu, süresinin davadan önce dolduğu ve davadan önce hükümsüz hale geldiği, diğer altı adet teminat mektubunun ise mer’i olduğu, borçlunun teminat mektuplarının komisyon bedellerini ödememesi ile davacı bankanın sözleşme hükmüne dayanarak mektup bedellerinin deposunu istemesinin yerinde olduğu, teminat mektubu bedelinin bankaca depo edilmesinin her zaman istenebileceği hükmünü içeren sözleşmeyi imzalayarak bu hususu aynen kabul etmiş olan kefillerin de, kefalet limitleri dahilindeki teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi isteğinden sorumlu tutulacakları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, altı adet teminat mektubu bedellerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı bankanın faiz getirmeyen bir hesabına depo edilmesine, 4.000.000,00 TL’nın tazmin tarihi olan 31.3.2009 tarihinden itibaren davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının % 50 fazlası üzerinden gecikme faizi ve faizin % 5’i oranında BSMV’si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yer alan parasal değerlerdeki yanlışlıkların maddi hata niteliğinde olup, mahallinde düzeltilebileceğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Ancak, muhataplardan TEİAŞ'a verilen teminat mektubunun süreli olduğu, süresinin davadan önce dolduğu ve hükümsüz hale geldiği gerekçesiyle, bu mektup hakkında bedelinin depo edilmesi yönündeki isteğin reddine karar verilmişse de; anılan 07/11/2006 tarihli 2.475,00 TL bedelli teminat mektubunda; teminat mektubunun 10/05/2008 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar bankanın eline geçecek şekilde yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacağı belirtilmiş; davacı bankanın 07/04/2008 tarihli TEİAŞ Genel Müdürlüğüne hitaben yazdığı yazı ile ilgili kesin teminat mektubunun vadesinin müşterinin talebine istinaden 10/05/2009 tarihine kadar uzatıldığı ifade edilmiştir.
Bu itibarla; TEİAŞ'a verilen teminat mektubunun süresinin uzatıldığı, dava tarihi olan 24/03/2009 tarihinden sonra süresinin dolduğu gözetilerek, anılan teminat mektubu hakkındaki taleple ilgili konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.