26. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2021
NUMARASI : 2020/336 Esas 2021/863 Karar
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 14/03/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 18.03.2018 tarihinde davacı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücünün idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında davacı ... şirketine sigortalı ... plakalı motosiklet sürücüsünün % 100 kusurlu bulunduğunu, diğer araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının belirtildiğini, sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu bulunması üzerine sigortalı araçta yolcu olan davalının yaralandığını ve davalının müracaatı üzerine davacı ... şirketi tarafından 56.129,27 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, ancak daha sonra Manavgat C.Başsavcılığının 2018/4999 sayılı soruşturmasında düzenlenen 05/06/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre kusur oranlarının değiştiğini, ekte sunulan bilirkişi raporuna göre ... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün asli kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalıya ödenen tazminat bedelinin değişen kusur oranlarına uygun olarak rücu işlemine başlandığını, sigortalı motosiklet sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğundan davalıya ödenen tazminat bedelinin % 75 kusura denk gelen 42.096,75 TL’sinin faizi ile birlikte toplam 47.494,93 TL’nin ödenmesi için davalıya rücu yazısı gönderildiğini, ödenmemesi üzerine Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/14129 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını ve takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itiraz dilekçesinde davalı tarafından yapıldığı belirtilen ödemenin sigortalı ... tarafından yapıldığını, sigortalı motosikletin kaza tarihinde yetersiz ehliyetli sürücü tarafından kullanıldığından ödenen tazminatın % 25 kusur oranında sigortalıya rücu yazısı düzenlendiğini, yapılan ödemenin davalı hakkında başlatılan takip ile ilgisi bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/14129 Esas sayılı takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, kusur durumuna ilişkin alınan 09/01/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde otomobil sürücüsü ...'in dönüş sırasında kavşağa yaklaşmış olan motosikletin geçişini beklememesinin etken olduğu, davacı ... şirketine sigortalı motosiklet sürücüsü ...'in kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamış olmasının da etken olduğunun belirtildiği, 16/09/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan kusur raporuna göre asli kusurun dava dışı ... plaka sayılı otomobil sürücüsünde olması, davacı ... şirketi tarafından 23.363,69.TL tazminat ödenmesi gerekirken 56.129,27.TL tazminat ödenmesi, aradaki farkın 31.363,69.TL olması nedeniyle fazla ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmini ve fazla ödenen bedelin likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmetmek gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/14129 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 31.363,69-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, takip çıkışının %20'si olan 6.272,73-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, davalıya ödenen maluliyet tazminatı nedeniyle davacının TTK’nın 1472. Maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, olaya ilişkin Manavgat C.Başsavcılığının 2018/4999 numaralı soruşturmasında bilirkişi raporu alındığını ve kusur durumunun değiştiğini, dolayısıyla davacı tarafından davalıya daha önce yapılan tazminat ödemesinin de bu oranda değişeceğini, davalı aleyhine icra takibinde bulunulduğunu ve itirazın iptali talebiyle dava açıldığını, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, yapılan ödemenin maluliyet oranına göre aktüer uzman tarafından yapılan hesaplamaya istinaden bu tutara hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi uygulanarak ödendiğini, ödemeye istinaden davalı tarafından ibraname imzalandığını, mahkemece bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, eksik ve hatalı rapora dayalı olarak hüküm kurulduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvurusunda, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazın iptali istemli davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacı ... şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı motosiklet ile ... plakalı aracın çarpışması sonucunda kaza meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu bulunduğunu, karşı araç sürücüsünün kusurunun olmadığının belirtildiğini, maluliyetine ilişkin rapor sunarak 56.129,27 TL maluliyet tazminatı aldığını, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, 18.01.2021 tarihli raporda tarafların kusur oranı belirtilmediğini, bu raporun değerlendirmeye alınmadığını, verilen kararın hatalı olduğunu, tekrar bilirkişi raporu alınması gerektiğini, aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, kusur durumu net olmadığından ödeme emrine itiraz ettiğini, alacağın belli olmadığını, likit bir alacağın söz konusu olmadığını, tazminat yönünden dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, bu durumun da alacağın belli olmadığını gösterdiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 18/03/2018 tarihinde davacı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı motosiklet ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında sigortalı motosiklette yolcu olarak bulunan davalının yaralanması nedeniyle tazminat ödendiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğunun belirtildiğini ve buna göre ödeme yapıldığını, ancak ceza soruşturmasında alınan kusur raporunda kusur oranlarının değiştiğini, değişen kusur oranlarına uygun olarak rücu işlemine başlandığını, sigortalı motosiklet sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğundan davalıya ödenen tazminat bedelinin % 75 kusura denk gelen 42.096,75 TL’sinin faizi ile birlikte toplam 47.494,93 TL’nin ödenmesi için Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/14129 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85.maddesinde işletenin sorumlu olduğu zararlar belirlenmiş, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” denilmiştir, aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”şeklinde belirtilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “ Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “ Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir. Buna göre zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin hepsinden talep edebileceği gibi bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir. Burada yasa koyucu zarar görene, tazminatın tamamının zarar verenlerden yalnız birine karşı ileri sürebilmesi imkanı sağlamıştır. Zarar verenlerden biri tazminatın tamamını ödediği takdirde borç ortadan kalkar dolayısıyla zarar gören öyle bir halde artık diğer zarar verenlerden tazminat talep edemez. Bu nedenle kusursuz zarar görenin zarardan sorumlu olanların birinden, bir kısmından ya da hepsinden zararın tamamını talep etmesi durumunda davalı zarar veren, tazminatın diğer zarar verenlerden talep edilmesi gerektiğini ya da kusuru kadar sorumlu olması gerektiğini ileri süremez.
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 18/03/2018 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davacı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ve dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı motosikletin kavşağa geldiği sırada dava dışı sürücünün idaresinde olan ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiği ve kazada sigortalı motosiklette yolcu olarak bulunan davalının yaralandığı, davacı ... şirketi tarafından davalıya yapılan ödemenin kusur durumunun değişmesi nedeniyle rücu koşulları bulunduğu belirtilerek davalı hakkında Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/14129 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiği belirtilerek itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece itirazın iptali talebine konu takip dosyası getirtilip incelenmediği gibi trafik kazasında yaralanan davalı ...'nın davacı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı motosiklette yolcu olup kazada zarar gören konumunda olduğu müteselsil sorumluluğa ilişkin ilkelere uygun olarak değerlendirme yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda öncelikle itirazın iptali talebine konu Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/14129 Esas sayılı takip dosyasının getirtilip incelenmesi, daha sonra iddia, savunma ve toplanan deliller ile davalı ...'nın davacı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı motosiklette yolcu ve zarar gören konumunda olduğu, tarafların sıfatı ve açıklanan somut olguların yukarıda açıklanan müteselsil sorumluluğa ilişkin ilkeler uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1.Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2.Davacı ile davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3.İstinaf yoluna başvuran davacı ile davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4.Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
5.Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2022/69 esasına yatırılan 5.500,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.