1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/11331 E. , 2023/8218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gemlik 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2019 tarihli ve 2018/104 Esas, 2019/275Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31 nci maddesinin birinci fıkrası, 57 nci maddesinin birinci, ikinci, Esas No: 2022/11331 üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2019/2621 Esas, 2021/1342 Karar sayılı kararı ile sanık İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca uyarınca 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın cezai sorumluluğunun bulunmadığından ceza verilmemesi gerektiğine, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, lehe hükümlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın olay tarihinde başka bir hastaneye sevk işlemleri yapılırken kendisi ile ilgilenen hastanede görevli polis memuru olan şikayetçiye kafa atmak suretiyle şikayetçiyi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte, hayat fonskiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşturacak şekilde yaraladığı kabul edilmiştir ancak sanık hakkında İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar ... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 28.03.2018 tarihli raporunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dair değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı sabit görülen suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereği ceza verilmesine yer olmadığına aynı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbiri olarak yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
2.Sanık savunmaları, şikayetçi ve tanık beyanları, CD izleme tutanağı, 09.01.2017 tarihli kolluk tutanağı, sanığın ceza sorumluluğunun olmadığına dair İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar ... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 28.03.2018 tarihli raporu, sanığın ceza sorumluluğunun olduğuna dair Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 10.08.2020 tarihli raporu ile 4. İhtisas Kurulu'nun 07.10.2020 tarihli raporu dava dosyasında mevcuttur.
3.... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.06.2017 tarihli raporunda, şikayetçideki nasal kemikteki lineer kırığın hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de;
Sanık hakkında yeniden cezai ehliyet raporu alınarak sonucuna göre hukuki durumun değerlendirilmesi açısından duruşma açılmasına karar verilmiş, Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesinin 10.08.2020 tarihli raporunda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu, 4. İhtisas Kurulu'nun 07.10.2020 tarihli raporunda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu belirtilmiş ve alınan bu raporlar hükme esas alınarak sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Adli sicil kaydında çok sayıda mahkumiyeti bulunan sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin yerinde ve yasal olduğu anlaşılmıştır. Ancak;
1.Sanığın suçu işlediği sırada ve halen akli durumu ve cezai ehliyeti konusunda, sevk edildiği İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar ... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 28.03.2018 tarihli raporunda, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci madddesinin birinci fıkrası kapsamında sanığın ceza sorumluluğu olmadığının bildirildiği, istinaf aşamasında ise Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve 4. İhtisas Kurulundan "ceza sorumluluğu tam" şeklinde rapor aldırılması üzerine raporlar arasında çelişki oluştuğu anlaşılmakla, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Şikayetçinin 09.01.2017 tarihli adli muayene raporunda, burunda şekil bozukluğu bulunduğunun belirtilmesi karşısında, şikayetçinin tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile adli muayene raporu ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanarak, yapılacak fiziki muayenesini müteakip, yaralanmanın sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı ve 87 nci maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2019/2621 Esas, 2021/1342 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gemlik 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.