3. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/02/2022
NUMARASI : 2021/508 E - 2022/103 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan adreste kurum tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik tüketiminin yapıldığının tespiti üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı EPDK Kurul Kararı gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, tutanaklara istinaden 32.687,20-TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine söz konusu kaçak elektrik bedelinin tahsili amacıyla gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si dahil edilerek 54.664,92- TL üzerinden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca, borcun tüm ferilerine, faize ve faize bağlı KDV alacağına itiraz ettiğini, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki ilişki 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup; söz konusu borca itirazının yerinde olmadığını, bu nedenle davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; mevzuat doğrultusunda değerlendirme yapılmış, kullanılan elektriğin yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden kullanıldığı bu kapsamda kayıtsız sayacın daha önceden başka bir yerde kullanılmasının veya kullanıcı tarafından istenildiğinde dejin mümkün olduğu, sayacın ne zamandır davaya konu adreste kullanıldığının belli olmadığı, tesisata ait KW bazında tüketim endeks değerlerinin sunulamamış olması, ilgili mevzuat kapsamında geriye dönük en fazla 12 aylık kaçak tüketim miktarının hesaplanması gerektiği hususları doğrultusunda miktarının hesaplanmasında sayaç üzerindeki tüketim miktarını doğru olarak kabul etmenin uygun bulunmadığını, Emsal Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu (Emsal Yargıtay Kararı 3.Hukuk Dairesi 2014/12308E., 2015/4973K., 3. Hukuk Dairesi 2013/12748 E., 2013/16353 K.
3.Hukuk Dairesi 2016/13652 E., 2018/2823 K.
3.Hukuk Dairesi 2017/13724 E. ,2018/1143 K.) davalının kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak kaçak elektrik kullanmaya başladığı tarihin dosya münderecatında bulunan bilgilerden tespit edilemediği (çevre araştırma evrakı, mükerrer kaçak tutanağı, kira sözleşmesi, vb.) dikkate alındığında ilgili yönetmelik maddesi uyarınca kaçak kullanım süresi 90 gün olarak kabul edilmiş, 08.11.2012 tarihli ... seri numaralı tutanağa istinaden, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı EPDK Kurul kararları uyarınca ve Emsal Yargıtay Kararları doğrultusunda yapılan hesaplama sonucunda; davacı elektrik şirketinin davalıdan, Perakende Satış Sözleşmesi olmadan elektrik enerjisi kullanımı nedeniyle Enerji Bedeli (Asıl Alacak) KDYV dahil toplam 2.992,85 TL, takip tarihine kadar enerji bedeline işlemiş faiz bedeli 1.705,33 TL ve faizin KDV” si 306,96 TL olmak üzere toplam 5.005,13 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında; sistem kayıtlarında yapılan incelemede ... seri numaralı sayacın yine sözleşmesiz olarak ... adına 18.09.2009 tarihinde şantiye olarak aynı soy adlı kişi tarafından kullanıldığını, aynı sayacın şantiye olarak aynı kişiler tarafından 2009 yılından beri kullanıldığının tutanaklarla tespit edildiğini beyan ederek ... ve ... seri numaralı tutanakları sunmuştur. Davacı vekili tarafından sunulan tutanakların incelenmesinde; işletme isminin ... olduğu, dava konusu tutanaktaki firma ve kişi isminin farklı olduğu anlaşılmakla sadece soyadı benzerliğinin bulunmasının davalı tarafından o tarihten itibaren kaçak elektrik kullandığını göstermediği, tutanakta ismi mevcut olan kişinin sorumlu olduğu, davalının kaçak elektrik kullanımı tarihinin başlangıcına ilişkin somut bir tespit veya delil bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacının bilirkişi raporuna yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 2.992,85 TL asıl alacak, 1.705,33 TL işlemiş faiz ve 306,96 TL faizin KDV bedeli olmak üzere toplam 5.005,13 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak 2.992,85 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %16,80 oranında gecikme faizi uygulanmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. " gerekçeleriyle1-Davanın KISMEN KABULÜNE, itirazın kısmen iptaline, takibin 2.992,85 TL asıl alacak, 1.705,33 TL işlemiş faiz ve 306,96 TL faizin KDV bedeli olmak üzere toplam 5.005,13 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak 2.992,85 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %16,80 oranında gecikme faizi uygulanmasına,2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.001,02 TL icra inkar tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Davalının kullanımında olan 80000211968 nolu tüketim noktasında kayıtlı 38052342 nolu sayaca 08.11.2012 tarihinde yapılan kontrolde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın olmaksızın ve idareye kayıtsız sayaç üzerinden kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek zabıt tarihinde cari olan 622 sayılı EPDK Kurul Kararı gereği ... nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, zapta istinaden tüketimi doğru kaydeden sayaç endeks değeri üzerinden 90.964 kWh tüketim karşılığı 32.687,20-TL tutarında kaçak elektrik tahakkuku yapıldığını, tespit ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde sözleşmesiz ... seri numaralı kayıtsız sayaç kullanımı nedeniyle 08.11.2012 tarihli ... seri numaralı tutanağın şantiye kullanımı, hesaplanmasında başlangıç tarihinin tespit edilemediğinden yönetmeliğe göre 90 gün üzerinden hesaplanması gerektiği belirterek bilirkişinin hesaplama yaptığını, sistem kayıtlarında yapılan incelemede ... seri numaralı sayacın yine sözleşmesiz olarak ... adına 18.09.2009 tarihinde şantiye olarak aynı soy adlı kişi tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, aynı sayacın şantiye olarak 90 gün üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davalı tarafından eğer ki kaçak tespit tutanağında tespiti yapılan maddi olgunun aksi ve bu nedenle kaçak kullanım bedelinden sorumlu olunmadığı iddia ediliyorsa buna dair somut argümanlarını sunarak iddiasının ispatlaması gerekirken dosya kapsamına böylesine somut bir delilin sunulamadığını, tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava kaçak elektrik tahakkukuna adayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptal istemine ilişkindir.Davacı dava konusu yerdeki ... adına 18.09.2009 tarihinde şantiye olarak aynı soy adlı kişi tarafından kullanıldığını, aynı sayacın şantiye olarak 90 gün üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürmektedir. Davacı şirket görevlileri tarafından 08.11.2012 tarihinde dava konusu yerde yapılan kontrollerde; “idareye kayıtsız sayaçtan” elektrik kullanıldığının ve kullanıcının davalı ... olduğu tespit edilerek davalı adına 08.11.2012 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, davalının T.C. Kimlik numarasının ve şirket vergi sicil numarasının tespit esnasında belirlenerek tutanakta kayıt altına alındığı, tutanak içerisindeki bilgilerden; tesisata ... marka ... seri no.lu sayacın bağlı olduğu, sayacın son tüketim endeksinin 94260kWh olduğu, devreden çekilen akımların R:7A S:6A T:9A ve sayaç demand değerinin 6,3kWh olduğu belirlendiği, tutanağa istinaden, davacı tarafından kaçak tüketim miktarı 90.964kWh olarak belirlendiği ve bu tüketim miktarı üzerinden kaçak elektrik tüketim bedelinin KDV dâhil 32.687,20 TL olarak belirlendiği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda, tesisata ait kurulu güç veya bağlantı gücü hususunda dosya münderecatından herhangi bir somut belge tespit edilemediği, ayrıca, davalının kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak kaçak elektrik kullanmaya başladığı tarihin dosya münderecatında bulunan bilgilerden tespit edilemediği (çevre araştırma evrakı, mükerrer kaçak tutanağı, kira sözleşmesi, vb.) dikkate alındığında ilgili yönetmelik maddesi uyarınca kaçak kullanım süresi 90 gün olarak kabul edileceğini, sonuç olarak davacı elektrik şirketinin davalıdan Perakende Satış Sözleşmesi olmadan elektrik enerjisi kullanımı nedeniyle Enerji Bedeli (Asıl Alacak) KDV dahil toplam 2.992,85 TL, takip tarihine kadar enerji bedeline işlemiş faiz bedeli 1.705,33 TL ve faizin KDV” si 306,96 TL olmak üzere toplam 5.005,13 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Buna göre davalının tutanak tarihi öncesi dava konusu yeri kullandığının davacı tarafça kanıtlanamadığı, sunulan belgelerin soyadı benzerliği olsa da davalı adına olmadığı, ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacı şirket üzerinde olduğu gözetildiğinde mahkemece kararda belirtilen sebeplerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/04/2024