1. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12213
- Karar No
- 2023/8260
- Karar Tarihi
- 20.12.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
1. Ceza Dairesi 2022/12213 E. , 2023/8260 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, sanık hakkında açılan kamu davasında, 6284 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, mahkemece verilen hükmün, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliği üzerine, anılan kurum vekili tarafından süresinde hükmü istinaf ederek katılma talebinde bulunulduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılma talebi konusunda usulüne uygun bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek karar verildiği anlaşılmakla, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "beraat" kararı, istinaf mercii tarafından "mahkûmiyet" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği Esas No : 2022/12213 temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2020/123 Esas, 2020/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/2472 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Kurum vekilinin temyiz istemi; üst sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi gerektiği, olayda silah kullanımı bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Şikayetçi ... ile sanık ...'un, evli oldukları, olay günü aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın mutfakta bulunan spatula ile şikayetçinin kollarına vurarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı iddiası ile dava açılmışsa da, sanık savunmasında, atılı suçu işlemediğini savunmuş, şikayetçi beyanında sanığın kendisini tahta spatula ile vurarak yaraladığını anlatsa da, alınan 02.03.2019 tarihli adli rapora göre müştekinin sağ kolunda muhtemelen tırnak izi nedeniyle yaralandığı rapor edilerek şikayetçi anlatımı ile uyuşmayan adli rapor düzenlenmiş, şikayetçi olaydan 8 ay sonra şikayette bulunarak aralarındaki boşanma nedeniyle oluşan hukuki çatışma nedeniyle gerçeğe aykırı beyanda bulunma ihtimalinin de oluştuğu yönünde kanaat oluştuğundan sanığın atılı suçu işlediği konusunda kesin, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına kanaat edilerek beraatine karar verilmiştir.
2.Sanık ve şikayetçi beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinin 31.08.2019 olduğu, şikayetçinin şikayet tarihinin 14.11.2019 olduğu, ayrıca özel hastaneye müracaatındaki rapordan da anlaşılacağı üzere, şikayetçi yaralama iddiasını ileri sürdüğü, şikayetin olaydan sonra yapılmasının, suçun işlendiğini şüpheli hale getirmeyeceği, alınan adli rapordaki bulguların şikayetçi iddialarını doğruladığı anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin, istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanığın eşe karşı silahla kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık müdafii ve kurum vekilinin sübuta, ceza miktarına, eylemin silah ile gerçekleştirilmediğine, takdiri indirim hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç vasfı ve yaptırımların doğru olarak belirlendiği, sanığın eylemini silahtan sayılan spatula ile gerçekleştirdiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde ikinci paragrafta açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/2472 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2.040,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.