Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/635
Karar No
K. 2024/260
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/635
KARAR NO: 2024/260
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/09/2022
KARAR TARİHİ: 26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile borçlu arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten muhtelif tarihlerde mal almış ve bu malların karşılığında düzenlenen faturalardan kaynaklanan bakiye borcunun bulunduğunu, davalının müvekkilinin sözlü başvurularına taleplerine rağmen borcunu ödemediğinden hakkında -----İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, tarafların ticari defterleri ve kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun tespit edileceğini beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafından teslim edilen mallara/ürünlere ilişkin teslim tarihlerini gösteren teslim tutanaklarının celbini talep ettiklerini, davacı tarafından başlatılan icra takibinde borcun kaynağının belirtilmediği ve takip dayanak belgesi adı altında herhangi bir fatura da müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkili ile davacı taraf arasında süregelen bir ticari iş söz konusu olduğunu, İşbu ticari iş ile taraflar arasında cari hesap ilişkisi gerçekleştirdiğini, müvekkilinin söz konusu cari hesap ilişkisine, davacı tarafa ödemelerini vadesinde düzenli ve eksiksiz yaptığını, cari hesap sayesinde geçmişten gelen taraflar arasındaki güncel bakiye kaydı tutulduğunu, davacı tarafından teslim edilen malların tek seferde teslim edilmediğinden müvekkilince ödemelerin de bazen tek seferde yapılmadığını, müvekkilinin ödemiş olduğu borca ilişkin davacı tarafın talep ettiği alacak ve alacağa bağlı faizi de kabul etmediklerini davacının icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından işbu icra inkar tazminatı taleplerinin de reddini talep ettiklerini beyanla; yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, karşı tarafın kötü niyet tazminatı ödemesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, -----.İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğünün----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Davacı şirketin 2021-2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin 2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin elektronik defter olduğu tespit edilmiş olup, şirket yeklisi ----- 03.04.2023 tarihinde ----- e-mail adresinden berat görüntüleri istenmiş geri dönüş alınamamıştır. davalı şirket e-deftere tabi olduğundan dolayı fiziki inceleme yapılamadığı, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalıdan 125.751,96 TL alacaklı olduğu, dava konusu ve icra takibine konu olan faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 16 adet faturanın 135.751,94 TL tutularında olup e-fatura olduğu ve ticari fatura olarak kesildiğinin tespit edildiği, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirketin 05.05.2022 tarihinde 10.000 TL tutarında ödeme aldığı ve kalan cari hesap alacağı olan 125.751,94 TL için takip başlattığı nın görüldüğü, davacı şirketin düzenlemiş olduğu e-faturaları davalı şirketin reddetmediği, ancak BA/BS formunda beyan etmediğinin tespit edildiği, davacı şirketin sevk irsaliyelerinde malları davalı şirket adına -----teslime edildiğine dair imza almış olsa da ürünleri teslim alan kişilerin -----Şirketine ait çalışanlar olup olmadığı dosya kapsamında tespit edilemediği, ancak tarafların e-defter mükellefi ve e-fatura mükellefi olduğu dikkate alındığında davacı şirketin “e-faturayı Ticari Fatura Senaryosu “ile düzenlediği ve davalının hem ticari defter ibrazında bulunmadığı hemde faturaları iade ettiğine yönelik belge ibrazında bulunmadığı, ayrıca sunulan irsaliye asıllarında teslim alan bilgisi yer alması sebebi ile davacının faturadan kaynaklı 125.751,94 TL alacağın yerinde olduğu sonucuna varıldığı, " şeklinde rapor sunulmuştur.

Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "Kök rapordaki görüşlerinin aynen devam ettiği, "Şeklinde rapor sunulmuştur.

Davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre davalıdan 125.751,96 TL alacaklı olup davalı taraf ticari defterlerini inceleme için hazır etmemiştir. Vergi kayıklarına göre tarafların 2021 yılı BA/BS formları tam bir mutabakat içinde ise de 2022 yılı BA?BS formları uyumlu değildir.

Davacı taraf 2022 yılında 18 adet fatura karşılığı davalıya mal sattığını vergi dairesine beyan etmiş ise de davalı taraf davacıdan 7 adet fatura karşılığı mal aldığını beyan etmiştir. 11 adet fatura yönünden mutabakatsılık olduğu tespit edilmiştir. 2022 yılına ait 16 adet sevk irsaliyesi incelendiğinde 1 tanesinde teslim alan ismi bulunmadığı, diğer irsaliyelerde ise teslim alanların-----olduğu görülmüş olup-----davalının 2022 yılı çalışan listesi celbedilmiştir. ----- kayıtlarına göre davalının çalışanı bulunmamaktadır. Ancak ----- teslim alan olarak imzaladığı bir kısım faturaların BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, bu durumda -----ve ----- davalının sigortasız çalışanı olduğu, -----ve ----- teslim alan olarak göründüğü faturalardaki malların davalıya teslim edildiğine,-----teslim alan olarak yer aldığı faturalardaki malların davalıya teslim edilmediğine kanaat getirilmiştir.Yemin delili 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür.Davalı taraf kendisine mal teslimi yapılmadığını iddia etmekte olduğundan davacı tarafından ----çalışanlara mal teslim edildiğine de kanaat getirildiğinden davalı tarafa mal teslimi ve ödeme hususunda yemin deliline dayanıp dayanmadığı hatırlatılmış ve davalı taraf yemin metnini sunmuş ve davacı taraf da ödeme almadığına yemin etmiştir. Hal böyle olunca ------ çalışanlara teslim edilen mallar yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğuna kanaat getirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ İLE,

1.Davalının-----İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 114.442,36 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar harcı 7.817,55-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.147,53- TL harcın mahsubu ile bakiye 5.670,02‬- TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvurma harcı, 2.147,53 TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 2.228,23‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

5.Davacı tarafından yapılan 500,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.500,75- TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.275,84-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 18.310,78-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 11.309,58- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

10.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.419,70-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 140,30-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.