Esas No
E. 2008/8351
Karar No
K. 2012/140
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2008/8351 E.  ,  2012/140 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Zimmet, görevi ihmal

HÜKÜM : ...; zimmet suçundan mahkümiyetine, görevi ihmal suçundan beraetine, ...; zimmet suçundan mahkümiyetine, ...; zimmet suçundan eylemi hizmet nedeniylegüveni kötüye kullanma niteliğinde görülerek mahkümiyetine, görevi ihmal suçundan mahkümiyetine, ...; zimmet suçundan mahkümiyetine, görevi ihmal suçundan beraetine,...; zimmet suçundan mahkümiyetine, ..., ..., ..., ...'in görevi ihmal suçundan mahkümiyetlerine, ..., ..., ...'nin görevi ihmal suçundan beraetlerine,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Tayin edilen cezanın tür ve miktarına ve Dairemizce de benimsenen YCGK.nun 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı kararına göre sanıklar ..., ... ve ... müdafiin yasal süreden sonra vaki duruşma isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e isnat olunan ve 765 sayılı TCK'nın 230. maddesinde düzenlenen görevi ihmal suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi 06/02/2003 ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden, sanıklar ile müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Kiğı PTT Merkez Müdürü olan ... ile aynı yerde veznedar olarak görev yapan ...'in merkez ve şubelerde kabul edilen havale miktarlarını, ay başlarında noksan intikal ettirip ay sonlarında ise noksan miktar kadar fazla olarak havale kabul hesabına intikal ettirdikleri, kontroller sırasında ortaya çıkmasını engellemek amacıyla şubelerde düzenlenen bildirim listeleri ile merkezde düzenlenen kasa tahsilatı bildirim fişlerindeki miktarlar üzerinde düzeltme ve karalamalar yaptıkları, merkeze ait paralardan bir kısmını çeşitli sürelerde uhdelerinde tuttukları iddiası karşısında; sanık ...'in güvenlik ve hava koşulları nedeniyle Yayladere ve Adaklı Şubelerine her zaman gidilemediği, havale ödemeleri için bir miktar paranın anılan şubelerin kasalarında bırakıldığını, şubelerden yapılan havale işlemlerinin kendilerine telefon ile bildirildiğini, listelerin de bu şekilde hazırlandığını, telefonla bildirim esnasında yapılan yanlışlıkların hesapların tesliminde ortaya çıkması üzerine listelerin düzeltildiğini savunması, sanık ...'in de şubelerdeki paraları genellikle müdür ...'ün teslim aldığını, onun verdiği listelere göre kayıtları düzenlediğini, aynı gerekçelerle şubelerde fazladan para bırakıldığını savunması nazara alınarak Adaklı ve Yayladere şubelerinden suça konu paraları kimin teslim aldığı, listelerdeki karalamaların hangi sanığın elinden çıktığı tespit edilerek gerçekte bu paraların ilgili şubelerde bırakılıp bırakılmadığı hususunun araştırılması, uhdelerinde tuttukları süreler, para miktarı ve neması, savunmalar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanıkların temellük kasıtları bulunup bulunmadığının ayrıca iştirak iradelerinin tartışılmasından sonra hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; PTT Yayladere şubesinde gişe memuru olarak görev yapan sanık ...'ın, 23/12/2002 günlü havale kabul işleminde havale miktarını deftere 780.000.000 lira yerine 600.000.000 lira olarak kaydettiği, Kiğı merkeze telefon ile 780.000.000 lira olarak bildirdiği için paranın alıcısına ulaştığı, ancak Ankara'dan yapılan kontrollerde 180.000.000 lira açık bulunarak sanığın üzerinde kalan bu miktarın faiziyle tahsilinin sağlandığı, sanığın bu şekilde gerçekleşen eylemiyle zimmet suçunu işlediği iddia edilmişse de; gönderici tarafından doldurulan havale kuponunun incelenmesinde, havale miktarının rakamla yazılan bölümlerinden birine 600.000.000 lira, yazıyla yazılan kısmına ise yedi yüz seksen milyon lira yazıldığının anlaşılması, eyleminin süreklilik arz etmemesi, suça konu paranın değerinin azlığı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın iş yoğunluğu nedeniyle hata yapmış olabileceği, temellük kastı bulunmadığı yolundaki savunmasının aksini kabule elverişli, mahkumiyetine yeter kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden beraeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliğinin 126. maddesinde 01/10/1999 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yapılan değişiklik sonucu dağıtıcıların merkez ve şubelerde asli görevlerinin yanında merkez amirinin emriyle her türlü posta ve gişe işlemlerinde çalıştırılmalarının mümkün olduğu, idari soruşturma raporuna, savunmaya, dosya kapsamına göre dağıtıcı olan sanık ...'ün, gişe memurunun izinli ve raporlu olduğu dönemlerde havale işlemlerini benimseyerek yaptığı, 21/10/2002 günü kabul ettiği 104,105,106 numaralı havaleler ile ücretlerini kayıt dışı bırakarak toplam 1.120.480.000 lira parayı mal edindiği, bu şekilde gerçekleşen eyleminin basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde TCK'nın 510. maddesiyle cezalandırılması, Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; PTT Adaklı şubesinde gişe memuru olarak görev yapan sanık ...'ın, 14/10/2002 günlü havale kabul işleminde toplam 62.650.000 lira tutarlı 7 adet havale kuponunu kaydetmeyerek uhdesinde bıraktığı bu şekilde zimmet suçunu işlediği iddiası karşısında; sanığın savunmasında havaleleri getiren uzman çavuşun acelesi olduğunu bu nedenle daha sonra kaydetmek üzere defterin içine bıraktığını, ancak iş yoğunluğu nedeniyle kaydetmeyi unuttuğunu, günlük kasa sayımı yapmadığından kasa fazlalığını fark etmediğini, telefonla Kiğı merkeze havale miktarlarını bildirdiği için havalelerin alıcılarına ulaştığını, suç işleme kastı olmadığını bildirmesi, aynı gün, bir kişi tarafından getirilen, aynı miktarlardaki havalelerin kayıt dışı bırakılmış olması, suça konu paranın değerinin azlığı, eyleminin süreklilik arz etmemesi nazara alınarak savunmanın aksini ispata elverişli delillerin nelerden ibaret olduğu ve sanığın temellük kastı bulunup bulunmadığı hususları tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanık ...'in üzerine atılı 765 sayılı TCK'nın 202/2. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun alt sınırı itibariyle 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca müdafii hazır bulunmadan, 151/1. madde uyarınca işlem yapılarak hazır bulunması sağlanmadan hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, ... ve ...’in kuruma ait paraları 3 ila 27 günlük sürelerde kullanıp herhangi bir ihbar, şikayet, soruşturma olmaksızın iade ederek kullanma zimmeti suçunu işledikleri kabul edildiği halde, bilirkişilere kullanma zimmetine ilişkin nema tutarları hesaplatılmadan sanıkların kullanıp iade ettikleri miktarların toplamının TCK'nın 248 ve 249. maddeleri bakımından yapılan değerlendirmeye esas alınması, ...'ın 20/08/2003 tarihinde hakkında soruşturma başladıktan sonra 08/09/2003 günü suça konu parayı kuruma ödediği nazara alınarak hakkında TCK'nın 248. maddesinin 2.fıkrası yerine 1. fıkrasının uygulanması, Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.