5. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/5268
- Karar No
- 2013/755
- Karar Tarihi
- 24.01.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
5. Ceza Dairesi 2010/5268 E. , 2013/755 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre beraet ve düşme hükümlerini temyiz ettiği anlaşıldığından aleyhe incelemenin bu hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ... ve ... hakkında cürüm delillerini yok etme, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... hakkında cürüm işlemek için teşekkül oluşturma ve nitelikli dolandırıcılık, ..., ... ve ... ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraet ve düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ...'nun üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçu ile oluş ve dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ... ...'ya isnat edilen zimmet suçuna iştirak eyleminin suç delilini gizleme şeklinde gerçekleştiği anlaşılmakla bu suçlara yasa maddelerinde öngörülen cezaların tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 5 yıllık asli ve 7 yıl 6 aylık eklemeli zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 20/09/2003 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Tanık ... ...'nun sanık ...'ın işlettiği eczanede bir süre ... yardımcısı olarak çalıştığı, ...'ın senin adına yatış yapacağım, sağlık karneni ver diyerek karnesini aldığı, ...'ın 17/09/2003 tarihinde Bulanık Devlet Hastanesine gitmediği, ...'a muayene olmadığı, hastanede de yatmadığı yönünde C.Savcısı önünde ve emniyette alınan beyanlarının, 20/09/2003 günlü yatan hastalara ilişkin tutanak, yatan hasta dosyaları, 03/11/2003 tarihli Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu raporu ve tüm dosya kapsamıyla doğrulanması karşısında, sanık ...'ın görevi sırasında resmi belgede sahtecilik, sanık ...'ın ise bu suça azmettirme fiilini gerçekleştirdikleri anlaşıldığı halde dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraetlerine karar verilmesi, Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Bulanık Devlet Hastanesi Başhekimi olup kurum malları üzerinde gözetim ve denetim görevi de olan sanığın evi ve muayenesinde ele geçirilen "hastane malıdır satılamaz" yazılı 39 adet ISOLYTE ML MX kaynak tanımlı serumların lot (seri) numaralarının 12/09/2003 tarihli fatura ile alınan serumlardan olduğunun anlaşılması karşısında, ... ... adlı kişinin ihbarı ve yapılan aramalar sonucu ortaya çıkarılabilen eylemin zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi nedeniyle nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve sanığın eyleminde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
Zimmete geçirildiği kabul edilen 39 adet serumun 21/09/2003 tarihli kıymet takdir tutanaklarına göre 117 TL olan değerinin suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücüne göre pek hafif nitelikte olmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nın 249 ile 765 sayılı Kanunun 219/3. maddelerinin uygulanmak suretiyle lehe yasa karşılaştırılması yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek, sanık ... ile ilgili zimmet suçu yönünden kazanılmış hak saklı tutulmak suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi