Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/398
Karar No
K. 2024/97
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/398 Esas
KARAR NO: 2024/97
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/06/2022
KARAR TARİHİ: 05/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile davalı şirket arasında münhasıran faaliyet göstermek üzere,-----imzalandığını, Sözleşme'nin 9. Maddesi kapsamında müvekkili şirket tarafından davalıya -----bu faaliyetin sürdürülmesinin mümkün olmadığın, ------ tarihinde faaliyetin geçici olarak durdurulmasına karar verildiğini, bu karar doğrultusunda müvekkili şirket işletmesini kapatmak durumunda kaldığını, aynı gerekçelerle davalı taraf ile akdedilmiş olan ---- ayakta kalmasının mümkün olmadığını, ---- tarihli işlemi ile gönderilen ihtarname ile taraflar arasında mevcut-------- mücbir sebep kapsamında feshedildiğini, ödenmiş olan franchising sözleşmesinin sadece 10 ay yürürlükte kalmış olması sebebiyle bu süreye ilişkin kısım hesaplanmış olup aynı ihtarname ile 205.516,-TL -------- iadesinin talep edildiğini fakat davalı şirket tarafından müvekkili şirkete bir dönüş yapılmadığını, ihtarnameye de bir cevap verilmediğini, dava konusu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında müvekkiline iadesinin gerektiğini belirterek davanın kabulüne, davalıya ödenmiş olan ------ katılım bedelinin 205.516, TL'lik kısmının ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinden itibaren bu talebin kabul edilmemesi halinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

DELİLLER

---- Sözleşmesi, Bilirkişi Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Dava, ----Sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. --- sözleşmesi, bir ürün veya hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın belirli bir süre şart ve sınırlamalar dâhilinde işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi ve destek sağlamak suretiyle imtiyaz hakkına konu ticari işleri yürütmek üzere ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan uzun dönemli ve sürekli bir iş ilişkileri bütününe dayanan, birbirinden bağımsız iki taraf arasında kurulan bir sözleşmedir.---- sisteminde, franchise verenin gayri maddi mallarının kullanımının franchise alana bırakılması yer almaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmemiş olan ----- sözleşmesi, bir şey ya da hakka ilişkin kullanma, yararlanma hakkının devrini hedef tutar. ---- sözleşmesi sona erdikten sonra,----verenin, kendisine sözleşme ile tanımış olduğu fikri ve sınaî unsurları kullanmaya son vermeli ve bunlara ilişkin markalar, tanıtıcı işaretler, sınaî resim ve modellerin, franchise verenin işletme adı ve işaretlerinin kullanımını bırakmalı, malzemeleri de iade etmelidir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 136. maddesinde; "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür." düzenlenmiş, Kanunun 137 nci maddesinde; “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.”denilmiş, Kanunun 138 inci maddesinde; “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.” hükmü düzenlenmiştir.Mücbir sebebin varlığından söz edilebilmesi için borcun ifasının imkânsiz hale gelmesi gerekmektedir. Türk Borçlar Kanununun 136 ve 137 nci maddelerinde düzenlenen ifa imkansızlığı hükümleri bu durumda uygulama alanı bulacaktır. İfa imkansızlığı; edimin içeriği değişmeksizin borcun aynen yerine getirilmesinin imkansız hale gelmesi olarak açıklanabilir. Eğer ifa imkansızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil, herkes için söz konusu ise buna objektif imkansızlık, yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da subjektif imkansızlık denir. İfa imkansızlığı sözleşme yapılmadan önce var ve bu olgu herkes bakımından aynı sonucu meydana getirmekte ise sözleşme geçersizdir.Bununla birlikte, borcun ifasının güçleşmesi halinde, mücbir sebebe dayanarak borç sona ermemektedir. Bu durumda Türk Borçlar Kanununun aşırı ifa güçlüğünü düzenleyen 138. maddesi hükmü uyarınca sözleşmenin uyarlanması yoluna gidilebilecektir.Somut olayda; taraflar arasında ------- Sözleşmesi” incelendiğinde, davalı tarafın kaşe ve imzasının bulunduğu, davacıda kalan surette davacıya ait imza ve kaşenin bulunmadığı ancak davalı tarafça davacı tarafından sunulan sözleşmeye herhangi bir itirazın sunulmadığı görülmüştür. -----Sözleşmesi madde 4'te; Sözleşme süresinin düzenlenmiş olduğu ve sözleşme süresinin taraflar arasında 10 yıl olarak belirlendiği, süre bitimine en az 3 ay kala taraflar arasında yeni bir sözleşme imzalanmadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz kalacağının düzenlendiği,Sözleşme madde 5'in;-----Maddesinde ----- işyerinde kullanacaktır. Bu sözleşme ---- sadece bu adresi için geçerlidir. ---- yazılı izni olmaksızın adres değişikliği yapılamaz, başka bir adreste faaliyet gösterilemez...” şeklinde düzenleme bulunduğu,Sözleşme madde 7'de; ------Veren'in Hakları düzenlenmiş olup, 7.2'de: “Katılım Bedeli; ------- isimli tatlı restoranı işletmeciliği sisteminin, iş tecrübesinin, isim hakkının, her türlü bilgisinin sunumu ve kullandırılması karşılığıdır.” şeklinde belirlendiği,Sözleşme madde 9'da; Ödenecek Bedeller ve Ödeme Usulü başlığı altında: ------- mal alım teminatı nakden ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir...” şeklinde franchise katılım bedelinin tutarının belirlendiği,Sözleşme madde 10'da; ------sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı ve cezai şart talep edebileceğinin düzenlendiği,Sözleşme madde 11'de; sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi halinde --- en geç 3 gün içinde sözleşmeye konu franchise veren ismini taşıyan logo, tabela, levha vb. sökeceği,--- ait araç ve ekipmanları teslim edeceği, bu duruma aykırı davranış halinde tazminat dışında 50.000-TL cezai şart ödeyeceğinin düzenlendiği,Sözleşmenin madde 19'da; tarafların sözleşmede yer alan adreslerine yapılacak tebligatların geçerli kabul edileceğinin düzenlendiği,Sözleşme madde23'de; “Taraflar, Sözleşmeden doğan yükümlülüklerini -----sebeplerle yerine getiremediği takdirde Sözleşmedeki yaptırımlar uygulanmaz. Söz konusu durumun ortaya çıkmasından itibaren 3 ay içinde sonuçlanmaması ve --- gerektiği şekilde uygulanamaması halinde-- sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir” düzenlemesinin yer aldığı görülmüştür.09.03.2020 tarihinde işbu davanın davalısı ---- davacısı ---- imzalanan ve Protokol olarak isimlendirilen belgenin, taraflar arasındaki ---- Sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu; franchise alanın aylık 250.000-TL ciroya ulaştığında cironun %5'i kadar royality ödeyeceği, söz konusu rakamın altında kalındığında ise royality ödemesi yapmayacağı, protokol maddesinin gizli kalacağı ve paylaşılmayacağı, aksi halde iptal edileceği düzenlenmiştir.Davacı tarafça davalı tarafa keşide edilen ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile --- Sözleşmesine konu kiralanan yerin ---- mücbir sebep nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiğini, kiralanan yerde bulunan ---- gereği menkul malların iade edildiğini, ----- nedeniyle mücbir sebep kapsamında feshettiklerini ihtaren bildirdikleri, 10 yıl süreli imzalanan ----- yürürülükte kalmış olması sebebiyle ödenen ----------- bedelinin anılan süre düşülerek hesaplanan 205.516 TL'nin hesaplarına gönderilmesini ihtaren bildirdikleri, ihtarnamenin 22.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. ---- yevmiye numaralı ihtarname ile ise davacı tarafından ------ hitaben düzenlenen ihtarnamenin “Kira Sözleşmesinin haklı nedenle feshi ve ilgili hususlar hakkında” konulu olduğu; ihtarnamede, ----- adresinde bulunan taşınmaza ilişkin keşideci ile muhataplar arasında imzalanan kira sözleşmesinin pandemi nedeniyle feshedildiğinin muhataplara ihtar edildiği, ihtarnamenin muhataplara tebliğ edildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafça Covid-19 pandemisi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kiralanan taşınmazı tahliye etmek zorunda kaldığı ve işletme faaliyetlerine devam etmesinin imkansız olduğu iddiasıyla huzurdaki davanın ikame edildiği, ----------- genelgesi ile bütün dünyada COVİD-19 salgını ve salgının etkisini önlemek amacıyla ülkemizde de 16.03.2020 tarihinde pek çok işletmenin faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına karar verildiği, idare tarafından yapılan kapatma işlemi her ne kadar geçici bir hal olarak düşünülse de bu sürecin tekrarlanmış olması da dikkate alındığında, franchise alanların işletemedikleri taşınmazlar için kira/reklam katkı payı/ortak giderler gibi maliyetlere katlanmakta zorlanmalarının kuvvetle muhtemel olduğu ve hatta bu durumun bu işletmeler için “çekilmez hal” olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda somut olaya bakıldığında dava konusu ifa imkânsızlığının taraflarca önceden öngörülebilseydi, aralarında bir sözleşme yapılmamasına sebep olacağının aşikar olduğu, bu haliyle TBK 137. Maddesine göre borcun tamamının sona ermesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesinde davacının kanunla tanınan işbu hakkını kısıtlayıcı ya da başlangıçta ödenen franchise bedelinin hiçbir surette iade edilmeyeceğine dair bir hükmün yer almadığı ve davacı şirket tarafından ödenen katılım bedelinin davalı şirketin borç ve yükümlülüklerini sözleşme süresi boyunca ifa etmesinin karşılığı olarak ödendiği, sözleşmenin 10 yıl için düzenlendiği, sözleşme tarihinin 31.07.2019 olduğu, davacı şirket tarafından sözleşmenin feshine ilişkin ihtarnamenin 15.01.2022 tarihinde keşide edildiği ve davalı şirkete 22.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre ihtarnamenin tebliği ve ihtarname ile tanınan 5 iş günü sürenin sonunda 28.02.2022 tarihinde sözleşmenin feshedildiğinin ve davacı tarafın haklı nedenle feshine bağlı olarak bedel iadesinin gerçekleştirilmesi gerektiği, bakiye sözleşme süresi ve ödenen katılım bedelinin oranlanması ile yapılan hesaplama neticesinde davacı tarafın alacağının 188.896,44 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla işbu bedelin 28.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile 188.896,44 TL nin 28.02.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa iadesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.903,51 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 3.509,70 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 9.393,81 ‬TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 3.509,70 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

4.Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 3.308,50 TL'nin kısmen kabul red oranına göre 3.040,51 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.223,43 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11),(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL nin kısmen kabul red oranına göre 1.213,08‬ TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11),(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL nin kısmen kabul red oranına göre 106,92‬ TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

8.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.