Esas No
E. 2022/7306
Karar No
K. 2023/11383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2022/7306 E.  ,  2023/11383 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/475 Esas, 2021/460 Karar
SUÇ: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarihli ve 2014/154 Esas, 2014/334 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 159 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 51 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca erteli 10 ... hapis cezası ve 833 gün karşılığı 16.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 15.05.2017 tarihli ve 2016/10353 Esas, 2017/4593 Karar sayılı ilamıyla; ''01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164. maddesi, "Bu Kanunda tanımlanan düzeltici, iyileştirici ve kısıtlayıcı önlemleri almamak, işlemlerin kayıt dışı bırakılması ve gerçeğe aykırı muhasebeleştirme ve zimmet suçları ile sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, bankacılık ve müşteri sırlarının açıklanması, bankacılık faaliyeti çerçevesinde işlenen nitelikli dolandırıcılık, bu suçların işlenmesi amacına yönelik olarak örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir." amir hükmü, aynı Kanun'un 159. maddesinde düzenlenen sırların açıklanması suçuna ilişkin özel yetki kuralı getirdiğinden görevsizlik kararı verilerek dosyanın Karabük ilgili Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,,....'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2017 tarihli ve 2017/282 Esas, 2017/393 Karar sayılı kararıyla Mahkemelerinin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Karabük Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4.Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve 2017/324 Esas, 2018/158 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında, 5411 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 159 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 51 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca erteli 10 ... hapis cezası ve 833 gün karşılığı 16.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmiştir.

5.İş bu karara sanık müdafiinin yapmış olduğu temyiz talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/7505 Esas, 2019/707 Karar sayılı ilâmı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

6.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2019 tarihli ve KD-2019/56103 sayılı yazısı ile, muhakeme şartı niteliğinde olan 5411 sayılı Kanun'a göre kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılmasının Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulması koşuluna bağlı olduğu ve dosya kapsamında bu koşulun sağlanmadığı cihetle, anılan karar yönünden muhakeme şartı oluşmadan sanık aleyhine karar verilmiş olması sebebiyle itiraz talebinde bulunulmuştur.

7.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/30337 Esas, 2019/10537 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile 22.01.2019 tarihli ve 2018/7505 Esas, 2019/707 Karar sayılı kararın kaldırılarak yeniden yapılan incelemede, 5411 sayılı Kanun'un 162/1. maddesine göre bu suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması Fonun veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun yazılı başvuru şartına bağlı olup bu hususun muhakeme şartı olması karşısında, durma kararı verilip Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun davadan haberdar edilmesi, başvuru şartının gerçekleşmesi halinde yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi, aksi halde muhakeme şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

8.Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2019 tarihli ve 2019/374 Esas, 2019/369 Karar sayılı kararı ile Durma Kararı verilmiştir.

9.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 04.03.2020 tarihli ve E.2533 sayılı yazısı ile ... hakkında Karabük Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.

10.Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/122 Esas, 2020/125 Karar sayılı kararı ile 5411 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 159 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 51 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca erteli 10 ... hapis cezası ve 833 gün karşılığı 16.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.

11.Anılan kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/12850 Esas, 2021/12106 Karar sayılı ilamıyla; "...Dosya kapsamında, sanığın arkadaşının da içinde bulunduğu bir grubun üzerine yüklenen "suç örgütü kurma, örgüte üye olma, tefecilik, yağma, kasten yaralama" suçları dolayısıyla yürütülen soruşturmada alınan dinleme kararlarına yansıyan sanığın görüşmelerinin, "tesadüfen elde edilen delil" olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu, sanığın üzerine atılı eylemin ise 5411 sayılı Kanun'un 73/3. maddesi delaletiyle 159. maddesinde yazılı "bankacılık veya müşteri sırrının ifşası" suçu olduğu, bu suçun ise CMK'nin 135. maddesinde yazılı katalog suçlar arasında da bulunmaması karşısında tapelerin "tesadüfen elde edilen delil" olarak da kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu suretle sanığın 01.02.2013 tarihinde başka dosyanın sanığı ile arasında geçen tek bir görüşmesinin bulunduğu, iletişimin tespiti tutanağının sanık yönünden hukuka uygun ele geçirilmiş bir delil olarak kabul edilemeyeceği, öte yandan sanığın aşamalardaki üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, görüşmeyi hatırlamadığı, olsa olsa arkadaşının elindeki çek fotokopisi üzerinden okuduğu T.C. kimlik numarasından ilgili kişinin adresini vermiş olabileceğini, bunun da her bankanın hamile vermesi zorunlu bilgilerden olduğu yönündeki savunmalarının, tek başına sanığın üzerine atılı suçu işlendiğine ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olarak değerlendirilemeyeceği de gözetilerek, CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

12.Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/475 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekalet ücreti verilmesine karar verimiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... ve Denetleme Kurumu vekilinin temyiz istemi, dosya kapsamındaki raporlarda, sanığın ikrara dönük beyanlarında atılı suçu işlediği sabit iken hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan, verilen beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tutanağına göre, sanık ...'in (...) 01.02.2013 tarihinde Karabük ... Bankası şube müdürlüğünde görev yaptığı sırada; 2013/369 soruşturma sayılı dosyada Fikret Yalçınkaya, ... ve arkadaşları hakkında suç işlemek amacı ile örgüt kurma, örgüte üye olma, tefecilik, yağma ve kasten yaralama suçlarından soruşturma yürütüldüğü, bu kişilerin ... isimli şahsa yönelik eylemlerinin de bulunduğu, yapılan soruşturmada iletişimin tespiti tedbirinin uygulanması sırasında sanık ... 'in ... isimli şahısla görüşmelerinin olduğu, ...'nın sanık ...'den ... isimli şahsa ait adres bilgilerini istediği, sanığın da ...'un adres bilgilerini ...'ya verdiği, ... Bankası Genel Müdürlüğü'nün 09.12.2013 tarihli yazısında sanığın Karabük Şubesinde halen çalıştığını, ... isimli şahsın şube kayıtlarında müşteri olarak gözüktüğünü, kurum kültürü içerisinde ve bankacılık mevzuatı çerçevesinde müşterilere ait banka bilgilerinin müşteri sırrı olarak sayıldığı hususlarının bildirildiği cihetle, sanığın bu şekilde müşteri sırlarını açıklamak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.

2.Sanığın aşamalardaki savunmasında, müşterilerin bilgilerini üçüncü şahıslara vermenin kanunen yasak olduğunu, ... isimli şahsın okul arkadaşı olduğunu, anılan kişiye ... isimli şahsın adres bilgisini vermesi konusunda hatalı davrandığını ancak bu konudaki eğitimleri yeni aldığını, bilgi eksikliğinden böyle bir davranışta bulunduğunu beyan etmiştir.

3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

1.Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/475 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın arkadaşının da içinde bulunduğu bir grubun üzerine yüklenen "suç örgütü kurma, örgüte üye olma, tefecilik, yağma, kasten yaralama" suçları dolayısıyla yürütülen soruşturmada alınan dinleme kararlarına yansıyan sanığın görüşmelerinin, "tesadüfen elde edilen delil" olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu, sanığın üzerine atılı eylemin ise 5411 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 159 uncu maddesinde yazılı "bankacılık veya müşteri sırrının ifşası" suçu olduğu, bu suçun ise 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesinde yazılı katalog suçlar arasında da bulunmaması karşısında tapelerin "tesadüfen elde edilen delil" olarak da kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu suretle sanığın 01.02.2013 tarihinde başka dosyanın sanığı ile arasında geçen tek bir görüşmesinin bulunduğu, iletişimin tespiti tutanağının sanık yönünden hukuka uygun ele geçirilmiş bir delil olarak kabul edilemeyeceği, öte yandan sanığın aşamalardaki üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, görüşmeyi hatırlamadığı, olsa olsa arkadaşının elindeki çek fotokopisi üzerinden okuduğu T.C. kimlik numarasından ilgili kişinin adresini vermiş olabileceğini, bunun da her bankanın hamile vermesi zorunlu bilgilerden olduğu yönündeki savunmalarının, tek başına sanığın üzerine atılı suçu işlendiğine ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olarak değerlendirilemeyeceği de gözetilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/475 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararında katılan ... ve Denetleme Kurumu vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog