Esas No
E. 2023/12996
Karar No
K. 2023/11654
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2023/12996 E.  ,  2023/11654 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ: 17.05.2011, 30.05.2011
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Aydın 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2013 tarihli ve 2012/48 Esas, 2013/468 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Aydın 1.

Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2018/3478 Esas, 2022/1455 Karar sayılı kararı ile; "Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın 17.05.2011 tarihli eylemi gerçekleştirdiği sabit ise de, 30.05.2011 tarihli eyleme ilişkin hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan sanık ... Uyanık’a ait kolluk ifadesinin aslı veya onaylı fotokopisinin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, ifadenin aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek denetime imkan verecek şekilde bu dosya içerisinde bulundurulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Aydın 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/140 Esas, 2022/579 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri

1.Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna,

2.Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

3.Zincirleme suç hükümlerinin koşullarının oluşmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın, 17.05.2011 tarihinde gizli soruşturmacılara, 30.05.2011 tarihinde de hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan ...'e esrar sattığı, dosya arasında bulunan tutanaklardan sanığın 17.05.2011 tarihinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığına ilişkin kayıtların bulunduğu ve tüm bu hususların gizli soruşturmacı tarafından tutanağa bağlandığı, ayrıca 30.05.2011 tarihli olaya ilişkin olarak da ...'in beyanı doğrultusunda sanığın ikametinde yapılan aramada esrar ele geçirildiğinin anlaşıldığı, sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı yönünde yaptırılan tahlilinde ise rapor sonucunun negatif çıktığı, bu suretle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı yasa hükmünü birden çok kez ihlal ettiği, böylelikle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen, suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceğinden, yapılan soruşturma işlemleri, kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak; suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma-temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinden ve dosya kapsamındaki belgelerden gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi oldukları, bu itibarla 17.05.2011 tarihli suça ilişkin dosya kapsamında bir eksiklik olmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 17.05.2011 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, araştırılacak başka bir hususun olmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sanığın 17.05.2011 tarihli suçu işlediği sabit ise de, 30.05.2011 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan ...'e uyuşturucu madde sattığına dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı, sanığın evinde ele geçen maddelerin ise 17.05.2011 tarihli suçun devamı niteliğinde kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/140 Esas, 2022/579 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.