10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/7240 E. , 2023/11759 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/139 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararıyla;
Sanık ...'in; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Sanık ...'in; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak; sanığın bu dosya ile birleştirilmesine muvafakat verilmeyen 15.07.2015 tarihinde işlediği suç nedeniyle daha önce karar verildiği anlaşılan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/342 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 3.320,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, bu sebeple sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 15.07.2015 tarihinde işlediği suç nedeniyle aldığı cezasına zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğinden, bu suç nedeniyle aldığı cezasının 1/3 oranında artırılmak suretiyle daha önce aldığı cezadan eksik kalan, neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Suçun sübutuna,
2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4.Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
B. Sanık ...
müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Hükmü temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde Yenibey Mahallesi Eminağa Caddesi'nde bulunan çay ocağını işleten sanıkların temin etmiş oldukları uyuşturucu maddeleri sattıkları ihbarının alınması üzerine söz konusu çay ocağına gidildiğinde, sanık ...'in hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık Gökhan B. ile birlikte hızlı bir şekilde çay ocağına girdiklerinin görülmesi üzerine görevlilerce çay ocağına girildiğinde tanık Gökhan'ın sanık ...'e 200,00 TL para verdiğinin görüldüğü, daha sonra sanık ...'in görevlileri görünce cebinden çıkartarak atmak istediği poşet içerisinde 16 paket eroinin, sanık ...'in sağ ayağının dibinde 13 paket eroinin, çay ocağına sanıkla beraber giren tanık Gökhan'ın yere attığı 4 paket eroinin, çay ocağı içerisinde yakalanan ve yine haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanıklardan İsmail K'nın yere attığı 1 paket eroin ile 1 adet MDMA içeren hapın, tanık Sefa Ç'nin ayağının dibinde 1 paket eroinin ele geçirildiği, tanık Sefa'nın şifai beyanında uyuşturucu madde satın almak için çay ocağına geldiğini ve sanık ...'e 40,00 TL para verdiğini beyan ettiği, ayrıca tanıkların uyuşturucu satın aldıkları kişi olarak sanık ...'i teşhis ettikleri olayda; sanık ...'in üzerinden çıkararak yere atmak istediği uyuşturucu maddelerin satışa hazır paketler halinde ve miktar itibariyle kişisel kullanım sınırlarının çok üzerinde olması, tanıklar ...'un uyuşturucu madde satın aldıkları kişi olarak sanık ...'i teşhis etmeleri, tanık Sefa'nın olay esnasında şifai olarak da uyuşturucu maddeyi sanık ...'ten satın almak için geldiğini ve sanığa 40,00 TL para verdiğini beyan etmesi, olayın başlangıcında tanık Gökhan'ın sanık ...'e 200,00 TL verdiğinin görülmesi, her ne kadar tanıklar duruşmadaki ifadelerinde emniyet müdürlüğünde kolluk görevlilerinin baskısı ile teşhis yaptıklarını ve ifadelerinin alındığını beyan etmiş iseler de; teşhis tutanakları incelendiğinde sanık ...'in tutanağı imzalamaktan imtina ettiği gibi tanıkların da imzadan imtina edebileceklerinin değerlendirildiği, ayrıca tanıklara baskı yapıldığına dair dosyada başkaca bir delil bulunmadığı, tanıklar Gökhan ve Sefa'nın canlı teşhis işleminden sonra değişen ifadelerinin ve baskı yapıldığı iddialarının sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşıldığından değişen beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla; ihbar tutanağı, teşhis tutanakları, tanık beyanları ve tutanak mümzilerinin beyanları, sanıkların yakalanış şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanıkların birlikte uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit olduğundan mahkûmiyetlerine karar verilmiş,
Sanık ... hakkında; 15.07.2015 tarihindeki eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılması istemiyle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/342 Esas sayısına kayden kamu davasının açıldığı, söz konusu dosyanın 02.02.2016 tarihinde karara bağlandığı ve sanık ...'in müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, bu nedenle birleştirilmesine de muvafakat verilemediği anlaşıldığından, sanığın 15.07.2015 tarihindeki eylemi nedeniyle hakkındaki Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen hükme 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. İnceleme konusu dosyada sanığın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 13.07.2015 tarihli eylemi nedeniyle 04.08.2015 tarihinde tanzim edilen iddianame ile açılan davada 7 yıl 6 ay hapis ve 150 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 15.07.2015 tarihli eylemi nedeniyle 31.07.2015 tarihinde tanzim edilen iddianame ile açılan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/342 Esas sayılı dosyasında aldığı cezanın kesinleştiğinden bahisle bu cezaya zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle aldığı ceza mahsup edildikten sonra neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00TL adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmış ise de, UYAP'tan yapılan incelemede, hüküm tarihinde Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/342 Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediği, ancak dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve 2019/7627 Esas, 2022/6079 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleştiği anlaşıldığından,
Suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre her iki eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/342 Esas, 2016/27 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/139 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/139 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi. #########