5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/8908 E. , 2013/6206 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
CMK'nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17/10/2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre; soruşturmanın, “kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi” ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanıkların,
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ve 13/04/2005 tarihinde havale edilen suç duyurusundan önce zimmetlerine geçirdikleri parayı tamamen iade ettikleri anlaşıldığından, cezalarından 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucu kabule göre fazla ceza tayin edilmiş ise de; ilgililerinin yerine imza atmak suretiyle gerçekleştirdikleri bir kısım mal edinme eylemlerinin nitelikli zimmet vasfında bulunduğu gözetilmeksizin basit zimmet suçundan hüküm kurulması ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozmaya konu olamayacak bu hata nedeniyle mahkemenin takdiri nazara alınarak 5237 sayılı TCK'nın 247/1-2, 43, 248/1, 62. maddeleri uyarınca tayin edilmesi halinde cezaların 3 yıl 1 ay 15 gün olarak belirlenmesinin gerekmesi karşısında sonuç cezalar değişmediğinden, sanıklar lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanıkların eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması ve suçun TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.