Esas No
E. 2022/1654
Karar No
K. 2023/6796
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/1654 E.  ,  2023/6796 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/10 Değişik İş - 2022/20 Karar
SAYISI: 2021/İHK-45915

HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması, kısmen kabul

SAYISI: K-2021/116477

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) ile teminat altına araç ile davacının yolcu olduğu aracın 30.10.2010 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 39.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 900 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 40.001,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 83.847,32 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasının 30.10.2010 tarihinde meydana geldiğini, uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu ve başvuru tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafından sunulan raporda davacının maluliyetinin hatalı ve yüksek tespit edildiğini, müvekkili tarafından alınan medikal görüş ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun çelişkili olduğunu, davacının kaza tarihinde aktif çalışan olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporuna göre dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının %19 oranında sürekli maluliyeti olduğunun, iyileşme süresinin 6 ay olduğunun ve 1 ay bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından sigortalanan aracın sürücünün %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ancak davacının yolcu olması ve kusuru bulunmaması nedeniyle müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince zararın tamamından davalının sorumlu olduğu, davacının zararının poliçe limitini aşması nedeniyle davalının poliçe limiti ile sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 174.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik ve 544 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 174.644,44 TL'nin 31.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 355,66 TL bakıcı gideri isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru tarihi itibarıyla 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafından sunulan raporda davacının maluliyetinin hatalı ve yüksek tespit edildiğini, müvekkili tarafından alınan medikal görüş ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun çelişkili olduğunu, olay tarihi itibarıyla PMF Yaşam Tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihinde aktif çalışan olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, bakıcı gideri talep edilebilmesi için davacının bakıcıya muhtaç olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, bilirkişi raporundaki tazminat hesabının yanlış metotla yapıldığını, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda davacının yaralandığı ve bir kişinin de öldüğü, bu durumda uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve 15 yıllık zamanaşımının başvuru tarihi itibarıyla dolmadığı, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kuruluşu tarafından düzenlendiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hesaplamanın Yargıtayın son içtihatlarına uygun şekilde yapıldığı, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücünün %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ancak davacının araçta yolcu olması, kazada herhangi bir kusurunun bulunmaması ve müşterek müteselsil sorumluluk hükümlerine göre tazminat talep edilmesi nedeniyle davalının poliçe limiti ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik olmadığı, sigortalı araç ticari amaçlı olduğundan avans faizine hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalının bu yönlere ilişkin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacının öğretmen olduğu ve geçici iş göremezlik döneminde de çalıştığının SGK hizmet dökümünden anlaşıldığı bu nedenle geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin reddedilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 174.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru tarihi itibarıyla 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafından sunulan raporda davacının maluliyetinin hatalı ve yüksek tespit edildiğini, müvekkili tarafından alınan medikal görüş ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun çelişkili olduğunu, olay tarihi itibarıyla PMF Yaşam Tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporundaki tazminat hesabının yanlış metotla yapıldığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ... ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, dava konusu kazada davacının oğlunun da vefat ettiğinin anlaşılmasına, bu durumda uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olmasına ve başvuru tarihi itibarıyla 15 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince davalının zararın tamamından sorumlu olmasına, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, Dairenin yerleşik uygulamalarına uygun şekilde hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınmış olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin ikinci fıkrasında “Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Dosya incelenmesinden, davacının başvuru dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle kısmi dava açtığı, dilekçede açıkça 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi gereğince belirsiz alacak davası açıldığının bildirilmediği,

Uyuşmazlık Hakem Heyetince konusunda uzman bilirkişiden alınan 14.08.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı tarafından davanın 09.09.2021 tarihli dilekçe ile ıslah edildiği, ardından itirazlar üzerine alınan ek rapor üzerine davacı vekili tarafından ikinci kez ıslah dilekçesinin verildiği, Hakem Heyetlerince de davacının ikinci ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

Şu durumda; davacı tarafından davanın kısmi dava şeklinde açıldığı gözetilerek İtiraz Hakem Heyetince, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği davacı vekilinin 09.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde ikinci ıslah dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3.6100 sayılı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesi "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklindedir.

Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından başvuru dilekçesinde davacının zararının PMF Yaşam Tablosuna göre hesaplanmasının talep edildiği, Hakem Heyetlerince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği anlaşılmaktadır.

Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.

Ne var ki, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile birlikte progresif rant formülünün uygulanması lehe olmasına rağmen, davacı vekili tarafından başvuru dilekçesinde açıkça PMF Yaşam Tablosuna göre tazminatın hesaplanması talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) davacının zararının belirlenmesi gerekir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

4.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.