45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/493
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/11/2020
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi İş Yerim Paket Sigorta Poliçesi ile 25.05.2017- 25.05.2018 tarihleri arasında Sigortalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. İn adresinde bulunan iş yeri Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, müvekkili şirketin nezdinde olan iş yerinde ... tarafından yatırılmış elektrik tesisatında yangın yıkması sonucu hasar meydana geldiğini, iş yerinin ...A ait elektrik panosunda çıkan yangının davalı yanın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, hasar bedelini müvekkilinin ödediğini, davalı tarafa müvekkilinin ödenen hasar tazminatı nedeniyle rücu için başvuru yaptığını ancak herhangi bir ödemenin olmadığını, sigortalıya ödenen bedel ve bakiye kalan hasar tazminatı için davalıya icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yanın icra takibine itiraz ettiğini, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle itirazın iptalini takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ve dava dışı sigortalının tazmin için müvekkiline süresi içinde başvuruda bulunmadığını, yönetmelik hükmü nazarında sigortalı ve davacı tarafından 10 günlük yasal süreden sonra başvurulduğunu bu nedenle müvekkili tarafından karşılanması talebin usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı tarafın hasarın müvekkilinin tarafından kaynaklandığını ispat etmesi gerektiğini, hasarın müvekkil şirketinden kaynaklı olmadığını eğer yangının o şekilde çıkmış olsa idi aynı koldan enerji alan binalarda da yangın ve hasar olması gerektiğini, arıza yönetim sistemi kayıtlarında anılan adreste hasar tarihinde müvekkil şirketinden kaynaklı herhangi bir arızanın meydana gelmediğini, icra takibinin ve itirazın iptali davasınında süresinde olmadığını ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''Huzurdaki dava sigortacının ikame ettiği rücu temelli itirazın iptali davasıdır.... dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı neticeten TTK1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Araştırılması gereken diğer husus davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığıdır... Yaptırılan teknik incelemede kofreden başlayan kablolara sirayet eden yangının çıktığı yerdeki kofre ve sigortaların sorumluluğun davalı şirkete ait olduğu belirtilmiştir. Öte yandan yangının, kofredeki sigortaların nizami tesis edilmemesinden kaynaklandığı yine rapordan anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça sunulan itiraz dilekçesinde kusurun kendilerinden kaynaklanmadığına veya zararın başka bir sebeple meydana geldiğine dair bir sebep gösterilememiştir. Böylece kusurun davalı şirkette olduğu vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Tartışılması gereken bir diğer husus da ödenen sigorta bedelinin kadri maruf olup olmadığı hususuna ilişkindir. Hasar dosyasında hasarın akü civatası ve paletlere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Anayasa'mızın 141. Maddesinin son fıkrası "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." şeklindedir. Öte yandan HMK'nın 30. Maddesi "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." Gelişen teknoloji ve internetin ticaret için gittikçe daha fazla yaygınlaşması, e-ticaret sistemlerinin internete adapte olması, yalnızca tüketim değil üretim araçlarının da internetten satışının yaygınlaşması neticesinde tüketim ürünlerinin fiyatları gibi sermaye ürünlerinin fiyatları da rahatça bilinebilir hale gelmiştir.
Bu kapsamda internet tabanlı bir araştırma ile kolayca bulunabilecek basit bir ürünün fiyatı hakkında bilirkişi raporu alınmasının yukarıda belirtilen en az gider ilkesine ve usul ekonomisine aykırı olacağı değerlendirilmiş, e-ticaret sitelerinde yapılan bir inceleme ile değerlendirme yapılmış ve ilgili araştırma sonuçları dosyaya eklenmiştir. Araştırma neticesinde gerek akü civatalarının gerekse paletlerin piyasa fiyatlarına uygun olduğu anlaşılmıştır " gerekçesi ile Davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap ve bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesindeki beyanlarını tekrarla olay tarihinde arıza kaydı olmadığını, elektrik panosunun müşteri sorumluluğunda olduğunu, keşif yapılarak kaçak akım rölesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, yönetmelik gereği 10 gün içinde başvurunun olmadığını, zararın fahiş olduğunu, emtianın markası kalitesi, yıpranma payının dikkate alınmadığını, internet üzerinde araştırılarak müvekkiline yüklendiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır. Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacının davalı aleyhine 6.013,00TL asıl alacak ve 244,64TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.257,64 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğu, iş bu itirazı iptali davasının süresinde açıldığı görülmektedir. Dava dışı sigortalı ... AŞ ile davacı arasında İşyerim Paket sigorta Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden ... numaralı poliçenin tanzim edildiği, poliçenin 25/05/2017-25/05/2018 tarihleri arasında geçerli olduğu ve emtia için 250.000,00 TL teminat bedeli belirlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu hasar, 10/04/2018 tarihinde gece saatlerinde meydana gelen yangın neticesinde oluşmuştur. Dosyada bulunan dekonttan davacı sigorta şirketince dava dışı ... AŞ'ye 04/05/2018 tarihinde 6.013,00 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı neticeten TTK1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Tek başına hasar bedelinin ödenmiş olması davalının sorumluluğunu gerektirmeyeceğinden davalının sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir. İstanbul Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğünün 10.04.2018 tarihli raporunda; “Yapılan incelemede 3 sayılı işyerinin giriş katında vida imalathanesi olarak kullanılan bölümün dış duvarına bitişik nizamdaki elektrik panosuna ait kablolarda her hangi bir arıza meydana gelmesi ile oluşan kıvılcımların kablo izolelerini tutuşturması sonucu yangın olayının başladığı gelişerek işyeri önünde istiflenmiş yarı mamullere sirayet ettiği kanaatine varılmıştır. Vida atölyesi önünde istifli paletler ve ambalajlar yanmak, vida civata deforme olmak suretiyle zarar görmüştür.” yazılmıştır. Ekspertiz raporu “Sigortalı işyeri binasının dış cephesinde monteli ... tarafından yaptırılmış elektrik panosuna bağlı elektrik kablolarının oluşan kısa devre sonucu kablo izolelerinin eriyerek alev almasıyla yangının başlamış ve alevlerin yakındaki muhteviyatı sirayet ederek gelişerek büyüdüğü, akü civatalarının tamamen hasarlandığı, 10*22 akü civatası, 25.000 adet, birim fiyat 0.725= 18.125,00TL; 4.500kg vida-civata kaplama bedeli, birim fiyat 0.550= 2.475,00TL; Toplam 20.600TL, Sovtaj 780,00TL, sovtaj sonrası 19.820,00TL; eksik sigorta %71,55 oranında 14.181,21TL; 19.820-14.181,21= 5.638,79 TL+ 25 adet palet 375TL= 6.103,79TL hasar miktarı tespit edilmiştir. ...'a yazılan müzekkere cevabında olay tarihinde trafo merkezinde herhangi bir kesinti ve arıza olmadığı belirtilmiş, trafo merkezine ait osos değerleri gönderilmiştir. Mahkemece resen görevlendirilen elektrik mühendisinin düzenlediği bilirkişi raporunda özetle; "Davacının pano diye bahsettiği yapı bağlantı kutusunun davalı elektrik dağıtım şirketinin terminolojisindeki adı kofredir. Kofrenin içinde 3 adet sigorta vardır. Kofre/pano ve içindeki sigortaların, işletme sorumluluğu davalı ... A.Ş.’ne aittir. Davacı şirket sigortalısının sözü geçen kofre/pano ve sigortalara müdahale yetkisi yoktur. Davalı şirketin onayı alınmadan hiçbir değişiklik yapılamaz. Öyle ki, tüketici kofreyi dahi açamaz. Kofrenin içindeki sigortaları değiştiremez. Arızaya müdahale edemez. İşletme sorumluluğu davalı şirkete ait olan kofre/panodaki sigortalar nizami olmadığından oluşan kısa devrede elektriği kısa sürede kesemediğinden yangının çıktığını, davacı şirketin sigortalısının söz konusu geçen kofre/pano ve sigortalarına müdahale yetkisi olmadığını, davalı yanın onayı olmadan hiç bir değişiklik yapılamayacağını, yangının çıktığı kofre ve sigortaların sorumluluğunun davalı şirkette olduğunu, bu nedenle davalı şirketin kusurlu olduğunu, davacının sigortalısına 6.013,00TL hasar tazminatı ödediğini, işlemiş faizin 244,64TL olduğu, icra takibi tarihi itibariyle 6.257,64 TL davacı yanın alacaklı olduğunu" mütalaa etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Dosyadaki deliller ve bilirkişi raporda yapılan tespitler nazara alındığında; uyuşmazlığa konu edilen yangının davalının sorumluluğunda olan kofreden kaynaklandığı, kofreye dava dışı sigortalının müdahalesinin mümkün olmadığı, yangının çıkmasında ...'ın kusurlu olduğu, mahkemece hasara yönelik yapılan tespitin isabetli olduğu anlaşılmaktadır. EPDK Elektrik dağıtımı ve perakende satışına ilişkin hizmet kalitesi yönetmeliğinin 26.maddesinde ''Kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabilir.'' hükmü yer almakta ise de; düzenlemenin emredici bir hüküm olmayıp, madde metninden de anlaşılacağı üzere zarar görene verilmiş bir ödev değil hak niteliğindedir. Zararın tazmini için başvurulmamış olması hakkın kaybı anlamına gelmediğinden davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına ve davacının kusurundan kaynaklı zarar meydana geldiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakla; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 204,56 TL'nin mahsubu ile bakiye 223,04 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/03/2024