3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
KARAR YAZIM
I- DAVA
1.
Davacı vekili 18.09.2018 tarihli dilekçe ile davalı aleyhine icra takibine yapılan itirazın iptali istemli dava açmıştır. Dilekçeye göre; taraflar arasında süregelen ticari ilişki olmuştur.
Davalı tarafa Bakırköy 45. Noterliğinde düzenlenen 13.10.2016 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname gönderilerek toplam 3.505.636,99 TL borcun 3 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir.
Davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine Adana 14. İcra Müdürlüğünün 2016/... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yöntemine dayanan icra takibi başlatılmıştır. Davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline ve % 20 icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Davacı vekili 04.01.2022 tarihli dilekçe ekinde davalı tarafından davacıya verilen ve karşılığı ödenmediği için 67 ayrı icra takibine konu edilen çek ve bonoların listesini sunmuştur. II- SAVUNMA
1.
Davalı vekili 30.10.2018 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle doğacak borcun teminatı olarak ... adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ipotek tesis edilmiştir. Dava konusu taşınmaz üzerinde de davacı lehine bu şekilde ipotek tesis edilmiştir. Bunun dışında davacı şirkete ... tarafından düzenlenen 400.000 TL tutarlı teminat mektubu ile kambiyo senetleri de (çek, bono) verilmiştir. Davalı şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirketle hesap mutabakatına varılması için defalarca görüşme isteği davacı tarafça kabul edilmemiştir. Bizzat davacı tarafın sunduğu cari hesap ekstresine kendi el yazılarıyla yazdıkları nota göre davacı tarafın elinde davalı tarafından verilen toplam tutarı 11.860.632,28 TL tutarında kıymetli evrak bulunmaktadır. Davalının borcunun bulunmadığı belirtilerek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir. III- DELİLLER
1.Adana 14. İcra Müdürlüğünün 2016/... sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı tarafın davalı şirket ile taşınmaz maliki aleyhine 26.10.2016 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi (Adana ... Mahallesi ... ada ... parsel zemin + 1. Kat 2 bağımsız bölüm sayılı taşınmaz) yolu ile takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 730.000 TL alacağın takip tarihinden itibaren uygulanacak %17 faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davalı tarafın borca itirazı üzerine takip durdurulmuştur.
2.... ... Şubesi tarafından mahkememize verilen 17.03.2021 tarihli cevapta; .... AŞ hitaben .... Ltd. Şti. lehine düzenlenen 20.07.2012 tarih 6651 sayılı 400.000 TL meblağlı teminat mektubu 12.07.2016 tarihinde tazmin olunarak ilgili firma hesabına yatırılmıştır.
3.Her iki tarafın kayıtlı olduğu vergi dairesinden 2010-2016 dönemine ait BA/BS formu getirtilmiştir.
4.1 Mali müşavir ... tarafından davacı tarafın ticari defterleri ve kayıtları hakkında 29.09.2021 tarihli rapor düzenlenmiştir. Rapora göre; davacı tarafın 2010-2016 dönemi defterleri incelenmiştir. Defterlerin tasdiki süresinde yaptırılmıştır. 2015-2016 dönemi defterler e-defter tarzında elektronik ortamda tutulmuş ve aylık berat dosyaları yasal sürelerinde vergi dairesine bildirilmiştir.
2010.2012 döneminde her iki tarafın BS/BA bildirimleri birbiriyle uyumludur. 2013 döneminde davacının BS bildirimine konu 692 faturanın tamamını davalı taraf BA bildirimiyle beyan etmiştir. 2013 döneminde davalı tarafın iade faturası olarak toplam tutarı 11.900 TL olan 11 belge bildirimi yapmış, davacı taraf ise 13 belge ile 20.264 TL tutarında beyanda bulunmuştur. 2014-2015-2016 döneminde her iki tarafın BS/BA bildirimleri birbiri ile uyumludur. Hülasa 2010-2016 döneminde davacının düzenlediği satış faturaları ve aynı dönemde davalı tarafın düzenlediği iade faturaları yönünden tarafların BS/BA bildirimlerinde çelişki bulunmamaktadır.
Davacı defterlerine göre 2015 yılında davalıdan toplam tutarı 16.868.362 TL olan vadeli çekler alınmıştır. 2016 yılında ise toplam tutarı 4.227.040,38 TL olan vadeli çekler alınmıştır. 2016 yılında davalıdan toplam tutarı 157.300 TL olan vadeli bono alınmıştır. Alınan çeklerin toplam 19.149.973,13 TL kısmı ödenmemiş ve karşılıksız işlemi görmüştür. Davacı defterlerine göre; 02.11.2016 takip tarihi itibariyle davacı taraf davalıdan 4.422.108,95 TL alacaklıdır (3.225.348,95 TL borç bakiyesi ve 1.196.760 TL ‘Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında Takip Edilen Borç’)
4.2 Mali müşavir ... tarafından davalı tarafın ticari defterleri ve kayıtları hakkında 08.11.2020 tarihli rapor ile 21.12.2021 tarihli ek rapor düzenlenmiştir. Rapora göre; davalı tarafın 2010-2012 dönemi defterleri ibraz edilmemiştir. 2013-2016 dönemi defterleri incelenmiştir. Defterlerin tasdiki süresinde yaptırılmıştır. 2016 dönemi defterler e-defter tarzında elektronik ortamda tutulmuş ve aylık berat dosyaları yasal sürelerinde vergi dairesine bildirilmiştir. Envanter defterinin noter tasdikleri de süresinde yaptırılmıştır. Defterler tek düzen hesap planına uygun tutulmuştur. Davalı defterleri genel muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulmamıştır. Alınan ve verilen çeklerin bir kısmı işlenmemiş/zamanında kaydedilmemiş, 2015 dönem sonu kapanış bilançosu 2016 yılı açılış bilançosuna eksik girilmiş, 2015 kapanışında ... No.lu hesaplar 2016 açılışında tutmuyor, 120-465 ... AŞ 405.470,00 TL 2016 açılışına yazılmamış.
Davalı tarafın sunduğu cari hesap ekstresi ile defter kayıtları birbiriyle uyumsuzdur.
Davalı tarafın 2016 yılı e-defter kaydına göre davalı şirketin davacı şirkete 1.207.170,35 TL borçlu olduğu belirtilmiştir. IV- GEREKÇE 6100 sayılı HMK 190 ve 194 ve 222. maddesi şu şekildedir: Madde 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Madde 194- (1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Madde 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
Davacı taraf cari hesap ilişkisine dayanarak takip ve dava ikame etmiş davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. Alacağın varlığını, miktarını ispat külfeti davacı tarafa düşmektedir. Davacı tarafın bu hususu ispatlaması halinde bedelin ödendiğini ispat yükü davalı tarafa düşmektedir.
Bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi davacı tarafın ticari defterleri HMK 222/2. Maddesindeki şartları taşıdığından davacı lehine/aleyhine delil olma vasfı taşımaktadır. Buna karşılık davalı tarafın defterleri ise içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamadığından ve bilirkişi ... tarafından tespit edilen aykırılıklar nedeniyle HMK 222/4 maddesi uyarınca sadece sahibi aleyhine delil olma vasfı taşımaktadır.
Cari ilişki süresince tarafların BS/BA bildirimleri arasında bir çelişki bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak davacı taraf üzerine düşen ‘satış + teslim’ ispat yükümlüğünü yerine getirmiş olmaktadır. Keza davalı taraf ta iade edilen mallar yönünden aynı ispat yükümlüğünü yerine getirmiş olmaktadır.
Davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı şirket davalı şirketten 4.422.108,95 TL alacaklıdır (3.225.348,95 TL borç bakiyesi ve 1.196.760 TL ‘Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında Takip Edilen Borç’). Davalı kayıtlarına göre ise davalı taraf davacı şirkete 1.207.170,35 TL borçludur. Somut takip 730.000 TL limitli ipoteğe dayalıdır. Dolayısıyla her iki tarafın defter kaydına göre davacı şirketin alacağı ipotek limitinin üstündedir.
Davalı taraf toplam tutarı 11.860.632,28 TL olan kıymetli evrakın ödeme amacıyla davacıya verildiğini belirterek borcun kalmadığını ileri sürmüştür. Az önce belirtildiği gibi davalı defterleri sadece sahibi aleyhine, davacı defterleri ise sahibi lehine/aleyhine delil olma vasfı taşımaktadır. Davacı kayıtlarına göre davalıdan alınan kambiyo senetlerinin toplam 19.149.973,13 TL kısmı ödenmemiş ve karşılıksız işlemi görmüştür. Bu kayıt davacı vekilinin 04.01.2022 tarihli dilekçe ekinde belirttiği 67 ayrı icra takibi ile uyumludur.
İİK 45 ve 167 maddeleri uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacak için aynı zamanda hem rehin takibi hem kambiyo takibi yapılmasına engel bir Yasal durum bulunmamaktadır. Somut olayda dava konusu takipte “tahsilde tekerrür olmama” kaydına yer verilmiştir. Bu nedenlerle davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. V- KANUN YOLLARI 6100 sayılı HMK 341. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 8.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut olayda, mahkememizdeki dava konusu bu tutarın üzerinde olduğundan hükme karşı tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. İstinaf talebinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer asliye ticaret mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılması gerekmektedir. H Ü K Ü M
1.Davanın kabulüne, Adana 14. İcra Müdürlüğünün 2016/... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına. 146.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
2.Alınması gereken 49.866,30 TL ilam harcından, 8.816,58 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 41.049,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 53.550,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 8.816,58 TL peşin harcı olmak üzere toplam 8.852,48 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından harcaması yapılan 12 tebligat gideri 176,50 TL, 2 müzekkere gideri 17,40 TL, 3.048,96 TL talimat gideri ve bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 6.242,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...