3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin --------- e- ticaret sitesinin yasal sahibi olduğunu, müvekkilinin davalı firmadan bir kısım ürünleri satın alarak kendi e ticaret sitesinde ve --------- satmakta olduğunu, faturası sunulan faturada yer alan ürünler 23.09.2020 Tarihinde davalı firmadan alınmış olup müşteriye gönderilmiştir. Ancak ürün müşteri tarafından süresi içinde müvekkil'e iade edildiğini, müvekkilinin de yasal iade süresi içerisinde davalı firmada çalışan ---------- ile görüşerek ve yazışarak ürünleri firmaya 29.09.2020 tarihinde iade edildiğini, akabinde davalı firmanın iade faturası kesilmesi talebi üzerine, 14.11.2020 tarihinde müvekkil tarafından davalı firmaya iade faturası kesildiğini, iade faturası süresi içinde reddedilmemiş olup iade kabul edildiğini, ancak davalı firma tarafından bedel iadesi yapılmadığını, bu hususa ilişkin davalı firma ile mail yazışmaları yapılmış olup iade hususuna ilişkin bir dönüş alınamadığını, --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyası tahtında fatura alacağına ilişkin ilamsız icra takibi yapılmışsa da davalı tarafından borçtan kurtulmaya yönelik haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilmiştir. İtiraz akabinde icra takibi durdurulduğunu, müvekkil adına itirazın iptali talebi ile arabuluculuğa başvurulmuş olup --------- numaralı arabuluculuk dosyası tahtında arabuluculuk görüşmeleri yürütülmüşse de anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle Analşamama yönünde arabuluculuk son tutanağı imza altına alındığını, iş bu nedenle ödenmeyen iade fatura bedeline ilişkin başlatılan takibin devamı ile takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edilmesi zarureti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafın, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası tahtında başlatılan ilamsız icra takibine haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli itirazı nedeni ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş olduğundan, davalının itirazının iptaline; takip konusu alacağımıza, takip talebimizde açıklandığı gibi faiz uygulanması talebimizin de kabulüne; davalının kötü niyetli itirazı nedeni ile alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı firmanın--------- nolu 14-11-2020 tarihli 1.342,27 TL tutarlı düzenlediği faturanın icra takibinin devamı için açmış olduğu bu dava haksız olduğunu, böyle bir alacağı bulunmadığını, bu faturaya ilişkin olan ürünler müvekkil firmaya teslim edilmediğini, bu sebeple müvekkil firma bu faturayı kayıtlarına almadığını, celbi gerçekleşen -------- dosyada takibe konu fatura incelendiğinde faturanın alt kısmında ilgi faturanın "irsaliye yerine geçtiği" ibaresi bulunmakta olduğunu, ancak bu İrsaliyeli faturada müvekkil firmanın bu ürünleri teslim aldığına dair herhangi bir ibare imza veya kaşe bulunmadığını, davacının sunduğu e-postalarda da bu ürünlerin müvekkil firma tarafından teslim alınmış olduğuna dair herhangi bir teyit bulunmadığını, davacı firma irsaliyeli faturasını düzenlemiş ancak ürünleri müvekkil firmaya teslim etmediğini, dava ve takip bu yönüyle mesnetsiz olduğunu, davayla ilgili 28/2/2022 tarihli tensip zaptının 9. Maddesi gereği davaya konu icra dosyasının celbi gerçekleştiğini, --------- İcra Dairesi Müdürlüğüne--------dosyasında bulunan 28/09/2021 tarihli borca itiraz dilekçemizdeki takibe itiraz gerekçelerine dava dilekçesinde hiç değinilmediğini, müvekkil firma arasında TTK hükümlerine göre hesap mutabakatı gerçekleştirildiği ve burada da iki firmanın birbirlerinden bir alacağı veya birbirine borcu olmadığına ilişkin hesap mutabakatı yaptığı gerçeğidir. Tarafların Kep kayıtlı e-posta adresleri üzerinden yapılan 6/9/2022 tarihli yazışma olduğunu, bu yazışmada "Mutabık olup olmadığımızı belirterek melekstore bakiyeyi gösteren ekteki hesap ekstrenizi kaşeleyip imzaladıktan sonra -------- No.lu faks iletildiğini, taraflar arası imzalanan iş ortaklığı sözleşmesi gereği tüm ihtilaflarda kuruluşumuz resmi kayıtlarının esas alınacağını bildirir, 3 gün içinde bildirim yapmadığınız takdirde Türk Ticaret Kanunu ilgili maddeleri gereğince mutabık sayılacağınızı belirtiriz." denmiştir. Mutabakat yazısının ve eki ekstrenin alıcı yani davacı firma --------tarafından kabul edildiği görülmektedir. Bu mutabakata ve ekindeki hesap ekstresine davacı firma tarafından her hangi bir itiraz gelmemiştir.
Sonuç olarak alacak/borç cari bakiyelerinin O(sıfır) olduğuna ilişkin taraflar mutabakat sağlandığını,28/2/2022 tarihli tensip zaptının 10. Maddesi gereği --------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı 2/3/2022 tarihinde gelmiş, dosyaya girdiğini, bu davaya konu olduğu iddia edilen böyle bir faturanın bulunmadığı, her iki tarafın da vergi dairesine böyle bir faturanın bulunduğuna dair bir Ba-Bs beyanlarının olmadığı teyit edildiğini, esasen müvekkil firma markası hakkında internet mecrasında yaptığı dezenformasyon tipi saldırılar nedeniyle davacı şahıs firması hakkında şikayetimiz üzerine bu haksız fiilin durdurulması ve tazminat taleplerimize ilişkin olarak 2021 yılında ---------- E. dava açılmıştır. İlgi mahkeme talebimizi uygun görmüş ve karşı firma hakkında tedbir kararı verildiğini, bu sebeple haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Hukuki niteliği itibariyle--------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.--------- Esas sayılı dosyası, şirket yetkilisinin imza sirküleri dosyamız arasına alınmıştır.Dosya konusunda uzman Mali Müşavir bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporunda;
Davacı tarafın ve davalı tarafın dava konusu döneme ait yevmiye defteri açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak yapılmış olduğu, davacı taraf ve davalı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davalı tarafından inceleme gününe katılan olmadığı ve defter belge incelenemediği, davacı ile davalı arasında ticari ilişki e-ticaretle uğraşan davacının, davalı firmadan ürünler alarak kendi sayfasında satışa sunduğu, iadeye konu ürünlerin davalının ürünleri olduğu ve e-temel satış faturasının her iki tarafta kayıtlı olduğu, iş bu faturaya istinaden bu davanın konusu iade faturası olarak düzenlenen e-temel iade faturasının davalı tarafından kayıtlarına işlemediği, iade temel faturanın süreciyle ilgili usul yönünde itirazın Hukuki değerlemesi Sayın Mahkemenize bırakıldığı, iade olan ürünlerle ilgili --------- adresinden gelen mailin dışında başkaca bilgi ve belge olmadığı, davalı şirketin davacı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2020 yılı defter kayıtlarına işlediği, kayıtlara alınmayan iade faturası da göz önünde bulundurularak eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra oluşan 31.12.2020 tarihi itibariyle defter ve kayıtlarında borç alacak tutarının tespit edilmediği, huzurdaki dava toplam 1.342,27 TL iade fatura alacağını ve 174,57 TL işlemiş faiz alacağına davacı tarafından 02.09.2021 tarihinde ----------İcra Müdürlüğünün --------- dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacının alacağının ödenmesi yönünde karar verilesi halinde işlemiş faizin 97,99 TL hesaplandığı, itirazın iptali ile takibin devamı gerektiği, icra takip tarihinden sonra asıl alacak için talep edilen %9 oranında yasal faizin yerindeliğinin Mahkemeniz görev alanı ve takdirinde bulunduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.Mahkememizce tarafların itirazları değerlendirilmek üzere ek rapor alınmış, Bilirkişi ek raporunda:
Davacı tarafından düzenlenen irsaliye yerine de geçer ifadesi yazılı e-fatura düzenleme tarihi yanında düzenleme zamanının da saat ve dakika olarak gösterildiği, kağıt çıktıda satıcı ve yetkilinin, ayrıca malın teslimi anında düzenlenen faturaya alıcının isim ve imzasının yer alması zorunlu olduğu, bu husus fatura üzerinde tetkik edilemediği, şeklinde raporunu sunmuştur. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 02/09/2021 takip tarihi itibariyle, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan davacı firma ---------- nolu 14-11-2020 tarihli 1.342,27 TL tutarlı iade faturasından kaynaklanmış olduğu, tespit edilmiştir.Davacı tarafından elektronik ortamda tutulan işletme defterinin yasal süre içerisinde -------- bilgi sistemine yüklendiği tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ibraz edilen 2020 yılı defterlerin açılış-kapanış onaylarının, TTK Madde 64, 66 ve VUK madde 220-226 uyarınca yasal sürelerde ve usule uygun şekilde yaptırıldığı görülmüştür. Davalı -------- tarafından davacı ünvanına düzenlenen 23.09.2020 tarihli --------- nolu 1.282,51 TL ürün satış faturasının davacı --------- --------- müşteri hesabına --------- n.olu yevmiye maddesiyle borçlu olarak kaydedildiği tespit edilmiştir. Ancak davacı tarafından iş bu faturaya istinaden düzenlenen 14.11.2020 tarihli -------- N.olu 1.342,27 TL iade faturasının kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.İadeye konu ürünlerin davalının ürünleri olduğu ve e-temel satış faturasının her iki tarafta olduğu, iş bu faturaya istinaden bu davanın konusu iade faturası olarak düzenlenen e-temel iade faturasının davalı tarafından kayıtlarına işlenmediği anlaşılmakla davacı tarafın icra takibine itirazın iptali talebinin yerinde olmadığı görülmüştür.Temel e-fatura şeklinde düzenlenen iade faturasına davalı tarafından iptaline ilişkin talep karşılıklı iade, noter kanalıyla iade gibi hususların gerçekleşmediği dosya muhteviyat yapılan incelemeden anlaşılmış, davacı taraf mail ile uyumlu e-temel faturayı düzenlediği fatura üzerinde irsaliye yerine geçer ibaresinin yer aldığı görülmüştür.Davacı tarafından düzenlenen irsaliye yerine de geçer ifadesi yazılı e-fatura; düzenleme tarihi yanında düzenleme zamanının da saat ve dakika olarak gösterildiği, kağıt çıktıda satıcı ve yetkilinin, ayrıca malın teslimi anında düzenlenen faturaya alıcının isim ve imzasının yer alması zorunlu olduğu, bu husus fatura üzerinde tetkik edilemediği, görülmekle iade faturası düzenlenen malın teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı görülmüştür.Davacı vekilinin, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanması nedeniyle davalıya yemin teklif edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunması için kendisine süre verilmiştir.
Davacı vekili, beyan dilekçesi ile yemin teklifinde bulunduklarını belirtmiştir.--------- müzekkere yazılarak, davalı şirketin ortaklarını gösterir sicil kaydı dosyamız arasına alınmış, davalı şirketin ortağının ve münferiden yetkilisinin --------- olduğu görülmüştür. Yemin eda etmek üzere davalı şirket yetkilisine tebligat çıkarılmıştır. Davalı şirket yetkilisi--------- 20/02/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Davacının 14-11-2020 tarihli 1.342,27 TL tutarlı düzenlediği iade faturasına konu ürünlerin; firmaya teslim edilmemiş olduğuna, iade faturasına itiraz etmeme nedeninin ürünleri teslim alınmış olup olmadığı hususundan ari olduğuna, iş bu iade bedellerinin ödenmemesinin ürünlerin iadesi gerçekleşmemesinden olup davalılara ilişkin bu konudan bağımsız hukuki ve diğer suretle husumetten kaynaklı olmadığına, eğer ürünleri iade alsaydık bedelini ödeyeceğimize, ancak tarafımıza iade edilmediğine, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün değerlerim üzerine yemin ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekili, yemin deliline dayanmış, davalı şirket yetkilisinin iş bu iade bedellerinin ödenmemesinin ürünlerin iadesi gerçekleşmemesinden dolayı olduğuna dair yemin eda etmiştir. Bu itibarla, takip konusu alacak ispatlanamamış olup, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, kötüniyet tazminatı yönünden ise; olayın özelliğinden davacının takipte kötü niyetli olduğu anlaşılamamaktadır. Davalı da davacının takipte kötü niyetli olduğunu ispatlayamamıştır. Bu nedenle şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebine hükmedilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Red edilen tutar yönünden tazminat talebinin reddine,
3.Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4.Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 1.516,84-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,
6.6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/02/2024