Esas No
E. 2023/20485
Karar No
K. 2024/367
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2023/20485 E.  ,  2024/367 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/4613 E., 2023/3140 K.
SUÇ: Konutta veya eklentilerinde yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2023 tarihli ve 2023/2172 soruşturma sayılı iddianamesiyle sanık hakkında kasten yaralama, nitelikli yağma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-2. cümle, 53/1 maddeleri (katılan ...'a karşı), 5237 sayılı Kanun'un 86/2-2. cümle, 86/3-a, 53/1 maddeleri (katılan ...'ya karşı), 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d-h, 53/1 ve 63. maddeleri (her iki katılana karşı ayrı ayrı) uyarınca kamu davası açılmıştır.

2.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/162 (E) ve 2023/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d-h, 62/1, 53, 58, 63 maddeleri gereğince verilen 9 yıl 2 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

3.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin,14.09.2023 tarihli ve 2023/4613 Esas, 2023/3140 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1.Sanığın suça konu cep telefonunu faydalanma kastıyla almadığına,

2.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay günü 23.00 sıralarında katılan ...'nın, sanığın eşi, diğer katılan ...'ın ise ...'nın annesi, sanığın kayın validesi olduğu, olay tarihinde üçünün birlikte Mehmet ve ...'ya ait ikamette bulundukları, Mehmet ve ... arasında tartışma yaşandığı, bu tartışmaya ...'nın annesi olan ...'ın da dahil olduğu, sanığın eşi ve kayın validesi olan katılanları eli ile darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, yaralama eylemleri akabinde polisi aramasına engel olmak amacıyla her iki katılana ait cep telefonunu aldığı, katılanların yaşanan kavga sırasında polisi aramalarına engel olduğu, katılan ...'a ait telefonun sanık tarafından alındıktan sonra yere atılarak kırıldığının iddia edildiği ancak bu telefonun ele de geçirilemediği, katılan ...'nın elinde çocukla markete gelerek "abi bizi kurtar" diyerek market sahibi tanık H.S.'den polisi aramasını istemesi üzerine tanığın polisi aradığı ve polis ekipleri gelinceye kadar sanığın mağdurun elindeki çocuğu alarak olay yerinden uzaklaştığı, aynı gece sanığın ne olduğunu merak etmek için olay mahallinin yakınına ticari taksiyle geldiği esnada kolluk görevlilerince yakalandığı, katılana ait telefonun sanık tarafından olaydan sonra cinsel uzuv bölgesine saklandığı, olay nedeniyle emniyete götürülüp kaba üst araması yapıldığı sırada bu bölgede telefon olduğunun anlaşılması ile ele geçirilip katılana tesliminin yapıldığı anlaşılmaktadır.

2.Sanık ... mahkemedeki savunmasında "......Aramızdaki tartışma uzayınca eşim cebinden telefonunu çıkartıp birilerini aramak istedi. Kimi aramaya çalıştığını bilmiyorum. Bu esnada ben telefonu elinden almak istedim, kendisi telefonu vermedi ve telefonu aramızda çekiştirdik. Bunun sonucunda da telefonu ben aldım ve cebime koydum........ " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

3.Katılan ... kollukça alınan beyanında; "......Ben bu esnada cep telefonum ile polisi aramaya çalıştığım esnada ise" ..., polisi aradığımı görmesi üzerine elimdeki ... numaralı hattımın takılı olduğu Mavi renkli ... marka dokunmatık cep telefonumu elimden zorla aldı ve saçını tutarak kafasını kapının camına vurdu ve kapının camını kırdı ...' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

4.Katılan ... kollukça alınan beyanında; ".......Kızım., polısı aramaya çalıştığı için onun cep telefonunu aldı. Bende polisi aramak istedim ancak benimde ... nolu hattımın takılı olduğu beyaz renkli reeder marka dokunmatık cep telefonumu elimden alıp yere fırlatıp kırdı........." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

5.Komşu market sahibi tanık H. S.'nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

6.Rızaen teslim tutanağı (... cep telefonunun sanıktan alınarak katılan ...'ya teslim edildiği ) dava dosyasında bulunmaktadır.

7.19.04.2023 tarihli Yakalama tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

8.Katılanlara ilişkin her iki katılanın da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıklarının belirtildiği doktor raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Somut olayda yağma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı, Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle; “5237 sayılı TCK'nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.

Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.

Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.” “Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur...

Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır.

Yarar sağlamak kavramıyla, sadece malvarlığındaki artışları anlamamak gerekir. Failin elde etmeyi umduğu her türlü tatmin ve haz yarar kavramının içinde düşünülmesi gerekir. Örneğin, bir kimsenin nişanlısına hediye etmek için bir yüzük, bir bahçeden gül çalması da yarar kapsamında değerlendirilmelidir. Failin amaçladığı yarar kendisine olabileceği gibi, başkasına da yönelik olabilir (Hasan Tahsin GÖKCAN – Mustafa ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5005–5006).” “Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir ( ... – ... , Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5242–5343).” Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde;

Katılanların beyanları ve sanığın savunması doğrultusunda evdeki tartışma esnasında sanığın eşi ve kayın validesi olan katılanları eli ile darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, yaralama eylemleri akabinde polisi aramasına engel olmak amacıyla eşi katılana ait cep telefonunu aldığı anlaşılmakla,

Dairemiz, somut olayda, sanığın katılanları basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve katılanın cep telefonunu polisi aramasına engel olmak amacıyla cebren alması fiilinde, kasten yaralama suçu yanında ayrıca yağma suçunun oluşmayacağı, zira sanığın, Kanun'un kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadıyla hareket etmediği, bu nedenle müsnet suçun manevi unsurunun oluşmadığı görüşündedir. Açıklanan nedenlerle; Sanığın, Kasten Yaralama Suçundan Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiği ve Telefonu Faydalanmak Maksadı İle Aldığı Hususu Sabit Olmadığından, Unsurları Yönünden Oluşmayan Nitelikli Yağma Suçundan Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğinin Gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin,14.09.2023 tarihli ve 2023/4613 E., 2023/3140 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Nitelikli yağma suçundan tutuklu bulunan sanığın tutuklu kaldığı süre ve bozma sebebi göz önüne alınarak bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal salıverilmesi için Ünye Cumhuriyet Başsavcılığına, (Ünye M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu) yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ünye Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.01.2024. tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y

Her ne kadar çoğunluk tarafından sanığın, katılanın cep telefonunu polisi aramasına engel olmak amacıyla alması olayında yağma kastının bulunmadığı yalnızca yaralama kastıyla hareket ettiği, buna göre yağma suçundan beraat kararı verilmesi, yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiş ise de;

Sanık savunması ve müdahilin aşamalarda değişmeyen ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay günü eve geldiğinde karısı olan müdahile bağırarak saçını çektiği, yüzüne bir kaç tokat attığı ve cep telefonunu zorla aldığı bilahare müdahilin bir markete sığındığı market sahibi olan tanık H.S.'nin de bu hususu doğruladığı, daha sonra sanığın markete gelip bir buçuk yaşındaki kızı Buğlem'i zorla müdahilden alarak götürdüğü, dosya içindeki raporlardan müdahilin darp edildiği bilahare emniyet tarafından sanığın yakalanması üzerine dosya içindeki Ünye İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün tutanağından kaba üst aramasında sanığın cinsel organı bölgesinde bir cisim olduğunun fark edilmesi üzerine yapılan arama sonucunda cep telefonunun burada bulunduğu ve telefonun müdahil ...'ya ait olduğu anlaşıldığı, buna göre sanığın müdahilin emniyeti araması için telefonu elinden aldığı, buna göre suç kastının olmadığı şelindeki karara katılmanın mümkün olmadığı, dosya içindeki sabıka kaydı ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın yağma suçunu işlediği anlaşıldığından yağma suçundan cezalandırılması kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.