5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/9559 E. , 2012/4958 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların inkara yönelik savunmaları ve katılan idarece tutanağa konu işyeriyle ilgili kapatma kararının uygulanmasının 14/04/2006 tarihine ertelenmesine karşılık mühürlemenin 13/04/2006 günü yapıldığının anlaşılması karşısında; mühürleme ve mühür bozma tutanaklarını tanzim eden tutanak mümzileri tanık sıfatıyla dinlenerek eylem öncesi var olması gereken fiilen mühürleme önkoşulunun ve tutanak tarihlerinde işyerinde sanıkların hazır bulunup bulunmadığı ile müşteriye dönük bir faaliyetleri olup olmadığının saptanması, katılan Belediyeden, işyerinin kapatılmasına dair işlemin 14/04/2006'ya ertelenmesine rağmen bu tarihten bir gün önce mühürlenmesinin nedenleri ve ilk mühürleme tutanağında sanıkların isim ve imzaları bulunmadığından 13/04/2006 günlü mühürleme işleminin sanıklara tebliğ edilip edilmediğinin sorularak tespitiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sanıkların mührü ne suretle bozdukları ya da bozdurdukları açıklanmadan, cezaların kişiselliği ilkesi de gözetilip tartışılmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de; Dosya içeriğine göre 13/06/2006 ve 13/07/2006 olan suç tarihlerinin karar başlığında 10/03/2006 ve 13/06/2006 olarak yanlış gösterilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen "adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz", şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezalarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğu halde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren nedenler gösterilmeden sanıklar haklarında asgari haddin üstünde ceza tayini, 01 Haziran 2005 tarihinden önceki mahkümiyetlerin adli sicilden silinme koşullarının oluşması durumunda; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilmeyeceğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 2010/4-71 Esas, 2010/76 Karar sayılı içtihadı da gözönünde bulundurularak, adli sicil kaydının silinme koşulları gerçekleşen sanık ... hakkında CMK'nın 231/6. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması için öngörülen objektif ve subjektif koşullar irdelenmeksizin, yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmayacağına karar verilmesi,
Sanıklardan ...in adli sicil kaydında yer alan 3167 sayılı Yasanın 13/1. maddesine muhalefet suçunun 20/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile suç olmaktan çıkarıldığı anlaşılmakla, sanığın suç tarihi itibariyle sabıkasız olduğu dikkate alınarak; mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği de gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, “Sanığın daha önceden işlemiş olduğu kasıtlı suçlar nedeniyle sabıka kaydı bulunduğundan ve buna bağlı olarak kişilik özellikleri itibariyle ilerde bir daha suç işlemeyeceği yönünde vicdani kanaat oluşmadığından” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5271 sayılı CMK'nın 324. maddesine aykırı olarak, vekalet ücretinin sanıklardan hangi şekilde tahsili gerektiğinin kararda gösterilmemesi,
CMK'nın 326/2. maddesine aykırı ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde 13,50 TL'den ibaret yargılama giderinin sanıklardan müştereken ve eşit olarak tahsiline karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.