5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/4832 E. , 2012/10448 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan kamu davası açılmış ise de, eylemlerine iştirak ettiği iddia olunan diğer sanıklar ... ....nin 3 farklı zimmet eyleminin bulunup, sanığın adı geçen diğer sanıkların eylemine iştirak ettiği iddia olunan eylemle ilgili olarak 09/09/1998 tarihli bilirkişi raporunda, "arsa satışı ile yapılan 01/07/1993 tarihli protokolle satış bedelinin 2.621.000.000 TL ve bu bedelin zamanında ödenmemesinden dolayı 03/12/1993 tarihli ek protokolle 1.000.000.000 TL vade farkı olmak üzere toplam (2.621.000.000+ 1.000.000.000)=3.621.000.000 TL ödenmesi gerekirken, kayıtlardan arsa ödemeleri adı altında 3.926.600.000 TL ödendiği gösterilmek suretiyle 305.600.000 TL'nin kooperatif kasasından fazla çekilerek" sanıkların zimmetine geçirildiği, eylemin bu hali ile basit zimmet niteliğinde olduğu belirtilmiş olup, yine adı geçen sanıklar hakkında ...
9.Ağır Ceza Mahkemesinin 18/04/2001 tarih ve 1995/288 Esas, 2001/136 sayılı Kararı ve bu kararın sanıklar müdafiileri tarafından temyiz olunması üzerine Dairemizin 02/04/2003 tarihli kararından da anlaşılacağı üzere, arsa sahibi olan sanığın, kooperatif yöneticisi olan bu sanıklara sattığı arsa bedeli farkından hasıl olan 305.600.000 TL’nin bu sanıklarca zimmetlerine geçirilmesi eyleminin basit zimmet olarak kabul edildiği anlaşılmakla, sanık ...’nın bu eyleme iştirak niteliğindeki eyleminin basit zimmete iştirak olarak kabul edilmesi gerekeceği, bu suça TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/3. maddesinde belirlenen on yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, hüküm tarihi itibariyle anılan sürenin dolmuş olduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.