Esas No
E. 2022/12974
Karar No
K. 2023/8375
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/12974 E.  ,  2023/8375 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/100 E., 2017/172 K.
HÜKÜM/KARAR: Kararda direnilmesi/Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davacı vekilince temyiz edilmekle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takdiri indirim uygulanmasına yönelik direnme uygun bulunarak, uygulanması gereken takdiri indirim oranının yerinde olup olmadığı ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiş; yapılan ön inceleme sonucunda dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.08.2005 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki Adana İl Sağlık Müdürlüğü adına kayıtlı ambulansın seyir hâlindeyken dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki otomobille çarpıştığını, ...'nın hayatını kaybettiğini, oluşan kazada davalının tamamen kusurlu olduğunu, ...'nın mirasçıları tarafından açılan tazminat davası sonucunda başlatılan icra takipleri nedeniyle idarenin toplam 79.390,47 TL ödeme yaptığını ileri sürerek 79.390,47 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kaza sırasındaki görevinin ambulans şoförlüğü olmamasına rağmen verilen görev nedeniyle istemeyerek ambulans şoförlüğünü yaptığından sorumluluğun tamamen idareye ait olması gerektiğini, kaza mahallindeki yolun standartlara uygun olmadığını, ambulansın kaza tarihini kapsar sigortasının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli ve 2013/185 Esas, 2014/287 Karar sayılı kararıyla; davacı idarenin çalışanı olan davalının sürücülüğünü yaptığı ambulans ile seyir hâlindeyken %100 oranındaki kusuruyla sebebiyet verdiği trafik kazasında bir kişinin vefat ettiği, ölenin yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davaları nedeniyle idare tarafından toplam 79.390,47 TL tazminat ödendiği, oluşan zarardan idarenin işleten olarak, davalının ise haksız fiil faili olarak müteselsilen sorumlu olduğu, ancak 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 129/5 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (DMK) 13/1. maddesi gereğince kamu görevlisine doğrudan dava açılamadığı, bununla birlikte idarenin kişilerin zararının giderilmesinden sonra rücu imkânının bulunduğu, davalının ekonomik ve sosyal durumu, idarenin ücretli çalışanı olması gözetildiğinde tazminatın tümüyle davalıdan tahsili durumunda hak ve adalet ögesi dikkate alındığında rücunun kapsamının tayini sırasında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 43 ve 44. [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 ve 52.] maddeleri gereğince indirim yapılması gerektiğinden %25 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 59.542,85 TL'nin 28.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.12.2016 tarihli ve 2014/13756 Esas, 2016/12002 Karar sayılı kararı ile; “… davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektiği; davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı sürücünün tam kusuru ile üçüncü kişinin desteklerinin ölümüne yol açmış olmasına ve bu kaza nedeniyle davalı hakkında kesinleşen Tarsus 1.AğCM'nin 2010/132 Esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama sonunda 26.10.2010 tarih 2010/324 karar sayılı karar ile davalı tam kusurlu kabul edilerek 5237 Sayılı TCK'nun 85/1.maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiş olmasına göre mahkemece TBK 51. ve 52. maddeleri gerekçe gösterilerek hükmedilen tazminattan %25 oranında indirim yapılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu olay ile aynı özellikleri taşıyan yargılamalarda kaza yapan ve %100 kusurlu olan ambulans şoförüne karşı Sağlık Bakanlığınca açılan rücuen tazminat davalarında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin açıkça davalı ambulans şoförü lehine benzer gerekçelerle takdiri indirim yapılması gerektiğini belirttiği, 79.390,47 TL tazminat bedelinden %25 oranında indirim yapılarak 59.542,85 TL tutarında tazminata hükmedilmiş ise de, varılan sonuç teknik anlamda bir kısmen kabul olarak değerlendirilemeyeceğinden takdiri indirim sebebiyle davacının aleyhine durum yaratılamayacağı sonucuna varılarak nihai olarak davalı aleyhine hükmedilen tazminat esas alınmak suretiyle tam kabul gibi hüküm ve sonuç kurulduğu gerekçesi ile direnme kararı karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece karara gerekçe gösterilen Türk Borçlar Kanunu 51 ve 52 inci maddelerindeki hükümlerin tazminat miktarı tayin edilirken göz önünde bulundurulması gereken hükümler olduğunu, fakat davanın bir rücu davası olduğundan ve tazminat miktarı rücu davasına dayanak olan Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/457 E. Sayılı davada belirlendiğinden ve davacı idarece ödenen bu tazminatın aynı miktarda davalıdan rücuen istenmesi söz konusu olduğundan, bahse konu indirimin yapılmasının kurum zararına neden olacağını, sonuç olarak rücu davasının açılmasındaki amacın davalının tam kusurla sebebiyet verdiği zararın kanun gereği sorumluluktan dolayı davacı idarece ödenmesi üzerine kamu üzerinde kalan bu zararın davalıdan tazmini olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Hukuk Genel Kurulunca Verilen Gönderme Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2022 tarihli ve 2020/(17)4-369 Esas, 2022/917 Karar sayılı kararı ile; "... somut olay değerlendirildiğinde; olay günü davalı ambulans şoförünün acil servis hizmetinde görevli olduğu, kaza ihbarının alınması üzerine ekip hâlinde kaza yerine doğru yola çıktıkları, refüjlerin yüksek olmasından ötürü ambulansın geçemediği ve gerekli tedbirler alınarak kaza yerine ulaşmak için mümkün olan en kısa dönüş yolunu seçtikleri ve bu yola girdikleri sırada kazanın meydana geldiği, kazanın meydana geliş biçimi, davalının davacı kurumda ambulans şoförü olarak çalışması, acil bir vakıaya müdahale için gidildiği esnada olayın gerçekleşmesi, davalının çalışma koşulları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davalı lehine uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği; Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; 6098 sayılı TBK’nın 55. maddesinde yer alan emredici düzenlemenin olayın gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanacağı, davalının aynı zamanda haksız fiil sorumlusu olduğu, eldeki davada Kurumca ödenen zararın rücuen tahsili talep edildiğinden BK’nın 43 ve 44. maddeleri gerekçe gösterilerek hükmedilen tazminattan indirim yapılamayacağı, bozma kararının yerinde olduğu görüşü ileri sürülmüş ise de; bu görüşün yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği; bu durumda davalı lehine hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği yönündeki direnme kararının uygun olup yerinde olduğu; ne var ki, uygulanması gereken takdiri indirim oranının yerinde olup olmadığı ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği" gerekçesiyle dosya Daireye gönderilmiştir.

D. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, somut olayda davalı ambulans şoförü hakkında yapılan takdiri indirimin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 inci maddeleri.

3.Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci vd. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dairemizce yeniden yapılan incelemede; temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.