5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/4200 E. , 2012/10676 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar; itirazı kabil kararlardan olup, temyiz yeteneği bulunmadığından, mahalli mahkemece C.Savcısının bu sanığa ilişkin temyiz istemi CMK'nın 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip bu hususta gerekli karar verilmek üzere dosyanın gönderildiği ...
11.Ağır Ceza Mahkemesince 12/01/2009 tarih ve 2009/1 Değişik ... sayılı Kararla itirazın reddine karar verildiği görüldüğünden, incelemenin diğer sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 tarihli, 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından, 6352 sayılı Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın, tanık ...'ın çantasında bulunan cep telefonlarının çalıntı olduğundan, diğer tanık ...'ün ise aranan şahıslardan olduğunun belirlenmesinden dolayı bu şahısları, haklarında işlem yapılmak üzere karakola götürmek isteyen mağdur polis memurlarına işlem yapmamaları ve kendilerini bırakmaları için rüşvet teklif ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; tanık ...'ın olay gün ve saati itibariyle aranan kişilerden olup olmadığı kesin olarak belirlenip, buna ilişkin GBT çıktısının onaylı bir sureti dosya arasına getirtildikten, diğer tanık ... hakkında da cep telefonu hırsızlığı ile ilgili olarak yürütüldüğü belirtilen 2008/26049 sayılı soruşturma evrakının akibeti araştırılıp, söz konusu dosyanın onaylı bir örneği temin edildikten sonra suç niteliğinin ve sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine noksan araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması, Kabule göre de;
Sanık müdafii lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde TCK'nın 50. maddesi uyarınca suçlunun kişiliğini, sosyal ve ekonomik durumunu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özellikleri içeren kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların uygulanma nedenlerinin varlığı tartışılıp kararda gösterilmeden, “sanığın geçmişteki hali nazara alınarak hakkında TCK 50. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” biçimindeki yasal olmayan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Kasıtlı bir suçtan mahküm olduğu gerekçe gösterilerek sanık hakkında CMK'nın 231. maddesi uygulanmamış ise de; sanığın suç tarihi itibariyle sabıkasına konu olan ilamda yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçları bakımından 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile getirilen yenilikler ve hükümde uygulanan 765 sayılı TCK'nın 55/3. maddesi nedeniyle söz konusu kaydın adli sicilden silinme koşulları oluştuğu nazara alınıp,
CMK'nın 231/6. maddesinde yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmek suretiyle bu hususta bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Rüşvet suçunun konusunu oluşturan paraların 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesi yerine anılan Yasanın 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, C.Savcısı ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.