3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil makine mühendisi olup, mühendislik, asansör ve inşaat işlerinde faaliyet göstermektedir. Müvekkilimin oturduğu evde 09.05.2017 tarihinde hırsızlık olayı yaşanmış ve müvekkile ait çek karnesi çalınmıştır. Müvekkile ait çek karnesinde, ...A.Ş. ... Şubesinden alınmış ... çek seri numarası ile başlayan ve ... çek seri numarası ile biten boş çek yaprakları bulunmaktadır. İcra takibine konu çek ... seri numaralı çalınan boş çek yaprağıdır. Söz konusu boş çek yaprağı doldurulmuş ve müvekkil adına sahte imza atılarak bankaya ibraz edilmiştir.
Çekteki keşideci ... adına atılan imza müvekkile ait değildir. Müvekkile ait ıslak imzalı evrak suretlerini dilekçemiz ekinde sunuyoruz. Evrak suretlerinde ki imza örnekleri ile çekte keşideci ... adına atılan imza karşılaştırıldığında müvekkil ... adına atılan imzanın sahte olduğu ve müvekkilin imzası ile benzerlik bile göstermediği çıplak gözle bile anlaşılmaktadır. Müvekkilin evinde yaşanan hırsızlık olayına ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma numaralı dosyası ile yürütülen soruşturma dosyasının bir suretini dilekçemiz ekinde sunuyoruz. Hırsızlık olayında müvekkile ait araçlar ile boş çek yaprakları ve nakit para çalınmıştır. Davaya konu çekin icraya konulması ve müvekkilin malvarlığı değerlerinin haczedilmesi halinde telafisi güç ve imkânsız durumlar ortaya çıkacağından ileride açılması muhtemel olan icra takibinin durdurulması amacı ile İİK. Md. 72/2 gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ediyoruz. ...
Bankası A.Ş. nin ... Şubesinin ... çek seri numaralı, 30.12.2017 keşide tarihli ve 35.000,00 TL bedelli çek nedeni ile ileride açılması muhtemel olan icra takibinin İİK. Md. 72/2 uyarınca Tedbiren Durdurulmasına, ...
Bankası A.Ş. nin ... Şubesinin ... çek seri numaralı, 30.12.2017 keşide tarihli ve 35.000,00 TL bedelli çeki nedeni ile müvekkil davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, Davalıların asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılara yükletilmesine.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacının tüm taleplerinin reddi gereklidir. Sayın Mahkeme Tarafından Davacı Lehine Verilen İhtiyati Tedbir Kararının Kaldırılması Gerekmektedir.Davacı tarafından dava konusu çekin çalıntı olduğu gerekçesi ile kendisinden sonraki cirantalara ve yetkili hamil müvekkile karşı huzurdaki dava ikame edilmekle birlikte dava konusu çekin keşidecisi adına da aynı vekil tarafından ve aynı çeke ilişkin ...
3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı davası ikame edilmiştir.
Her Ne Kadar Dava Konusu Çekin Çalıntı Olduğu Beyan Edilse De İyiniyetli, Yasal Ve Yetkili Hamil Olan Müvekkile Karşı Şahsi Def’ilerin İleri Sürülmesi Mümkün Değildir.Dava konusu çekin kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkilerden bağımsız bir ödeme aracı olduğu açık olup davacının borçlu olmadığının tespiti için davacı tarafça müvekkil şirketin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kesin ve yazılı deliller ile kanıtlanması gerekmektedir. Müvekkil tarafından dava konusu çek bir önceki ciranta ile arasında var olan gerçek bir ticari ilişkiye dayanmaktadır.Davacı tarafından keşidecinin imzasının sahte olduğu yönündeki defiye dayanılması mümkün değildir. Dava konusu çekin rıza dışında elden çıktığına ilişkin iddiaların tümü müvekkil tarafından çekin ciro yolu ile alınması sonrasında öğrenilmiştir. Müvekkilin iyiniyetli, yetkili ve meşru hamil olduğu sabit olduğundan davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı lehine verilen tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde teminat miktarının yükseltilmesini, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ...
E. Sayılı dosyası ile sayın mahkemeniz dosyasının birleştirilmesini, Haksız ve mesnetsiz davanın reddini.."" savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takip dayanağı çekteki imzanın sahte olduğu gerekçesiyle, İİK 72. madde uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2020/1427 E. - 2020/1293 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi; senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin; TTK. mad. 659/II, 592, TBK. mad. 19/II, 605/II olduğu gibi) düzenlemiştir.
Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay HGK 2013/1746 esas ,2015/896 karar sayılı 4.3.2015 tarihli ilamı ) Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir.
Mahkememizin 15.11.2022 tarihli duruşma zaptının 1 ve 2 nolu ara kararı gereğince, dosya imza incelemesi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumana tevdi edilmiş, Adli Tıp Kurumundan alınan 08/08/2023 tarihli ATK raporunda özetle: "Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çekin arka yüzünde "...Tic. Ltd. Şti." kaşe izi üzerine atılı birinci ciranta imzası ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği .." yönünde görüş bildirmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça takibe konu çekteki 1.ciranta imzasının davacıya ait olmadığı iddiasıyla iş bu menfi tespit davasının açılmış olduğu, imza definın kişisel defi niteliğinde değil, mutlak defi niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, senette imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün alacaklıya ait olduğu, dava konusu çekte davacının ciranta olarak isminin yer aldığı ve davacıya ait olduğu belirtilen imzanın davacının el ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumunun raporu ile tespit edildiği, ilgili raporlarda senedin tanzim tarihinden önceki tarihlerde davacının imzalarının bulunduğu evraklardaki imzaların usule uygun şekilde incelenerek rapor tanzim edildiği, Adli Tıp Kurumu raporunun denetime ve hükme elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının davalı yana borçlu olmadığının tespitine ve tüm dosya kapsamı itibariyle koşulları oluşmayan, beyaz ciro silsilesi yoluyla senedi ele geçrine davalılara yönelik kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın kabulü ile; davacının ... Bankası A.Ş ... Şubesi'ne ait ... numaralı, keşide yeri ... Keşidecisi ... olan 30/12/2017 tarihli ve 35.000,00TL bedelli çekten kaynaklı olarak davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2.Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3.Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.390,85TL harçtan peşin alınan 597,72TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.793,10TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 597,72TL peşin harç, 35,90TL başvuru harcı gideri toplamı olan 633,60TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 35.000,00TL üzerinden hesaplanan 17.900,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 5,20TL vekalet harcı gideri, 597,30TL tebligat, posta gideri ile 3.345,00TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 3.947,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
8.Karar kesinleştikten sonra teminatın iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı karar verildi.12/03/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)