2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/14416 E. , 2023/8465 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2023 tarihli ve 2023/34593 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre;
1.Mahkemesince basit yargılama usulü uygulanmasına tensiben karar verilmesini müteakip, iddianame ve tensip zaptının 10/07/2020 tarihinde sanığa tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2. maddesinde, "Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş ... içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir." şeklinde yer ... düzenlemeye nazaran, söz konusu tebliğ mazbatasında, anılan maddeye uygun olarak duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği ihtarının yer almadığı, bu halde yapılan tebligat işleminin usulüne uygun olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/1. maddesinde, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra ... bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır." hükmünün yer alması karşısında, somut olayda sanığa atılı suçun 06/04/2018 tarihinde işlediği, tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2018 tarihli ve 2016/2 esas, 2018/504 sayılı kararının ise suç tarihinden sonra 19/11/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
3.Sanık ... hakkında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu ile ilgili mahkumiyet kararı verilmiş ise de; müştekinin hata sonucu sanığın hesabına 2.080,00 TL havale ettiğini ve parayı geri alamadığını söylediği, dosya kapsamında banka havalesine ilişkin evrakların dosya arasında olmadığı ve sanığın hiç dinlenmediği anlaşılmakla eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.5237 sayılı Kanun'un 160/1. maddesinde düzenlenen ve suç tarihi itibarıyla da uzlaşmaya tabi olan sanığın üzerine atılı kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu ile ilgili olarak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında taraflara uzlaşma teklif edilmemiş olması ve 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmiş olması karşısında, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Mahkemesince basit yargılama usûlü uygulanmasına tensiben karar verilmesini müteakip, iddianame ve tensip zaptının 10.07.2020 tarihinde hükümlüye tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/2. maddesinde, "Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş ... içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir." şeklinde yer ... düzenlemeye nazaran, söz konusu tebliğ mazbatasında, anılan maddeye uygun olarak duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği ihtarının yer almadığı, bu halde yapılan tebligat işleminin usûlüne uygun olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/1. maddesinde, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra ... bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır." hükmünün yer alması karşısında, somut olayda hükümlüye atılı suçun 06.02.2018 tarihinde işlendiği, tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2016/2 Esas, 2018/504 Karar sayılı kararının ise suç tarihinden sonra 19.11.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı ve hükümlünün adlî sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkûmiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanma imkânı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Hükümlü hakkında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu ile ilgili mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; şikâyetçinin hata sonucu hükümlünün hesabına 2.080,00 TL havale ettiğini ve parayı geri alamadığını söylediği, dosya kapsamında banka havalesine ilişkin evrakların dosya arasında olmadığı ve hükümlünün hiç dinlenmediği anlaşılmakla eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.5237 sayılı Kanun'un 160/1. maddesinde düzenlenen ve suç tarihi itibarıyla da uzlaşmaya tabi olan hükümlünün üzerine atılı kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu ile ilgili olarak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında taraflara uzlaşma teklif edilmemiş olması ve 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmiş olması karşısında, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2020/738 Esas, 2020/816 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.