2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/13166 E. , 2023/8607 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan müşteki İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine müşteki kurum vekilinin 01.02.2021 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, müşteki kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca kamu malına zarar verme suçuyla sınırlı olarak yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1.Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen şikâyetçi İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, yapılan iade işlemi üzerine şikâyetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin 01.02.2021 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu, suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2.Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer ... "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesinde tanımlanan suçun seri muhakeme usûlüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usûlünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
3.Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesindeki "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un eklenen geçici 5/1-d maddesi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d'de yer ... "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer ... “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer ..., “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve aynı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren, 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesindeki suç yönünden, aynı Kanun’un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
4.Sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkasının bulunmasına rağmen TCK'nın 58. madde hükümlerinin uygulanmaması,
5.Yargılama giderinin CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, kamu malına zarar verme suçuna ilişkin olarak diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 6136 sayılı yasaya muhalefet suçuna ilişkin olarak aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı ve tekerrür yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 07/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.