12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/4917 E. , 2024/51 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 12/01/2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararı ile;
a)Katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 42.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
b)Sanık ... Cinöz hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, "...yüklenen suç açısından taksirinin bulunmaması" gerekçesine dayanılarak beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22/09/2020 tarihli ve 2016/101952 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Sanık ... Cinöz hakkında hatalı kusur tayini sonucu mahkumiyet hükmü yerine beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
2.Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
3.Diğer sebeplere, İlişkindir. Katılanlar Bayram, Leyla, Mustafa, Afife, Rukiye, ... vekilinin temyiz sebepleri;
1.Sanık ... Cinöz hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olarak sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan hakkında mahkumiyet kararı yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2.Diğer sebeplere, İlişkindir. Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri;
1.Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebebi olarak sanık hakkında eksik ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin,
2.Sanık ... Cinöz hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz sebebi olarak, hatalı kusur tayini sonucu sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
3.Diğer sebeplere, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Olay günü sanık ...'un sürücülüğünü yaptığı 18 AR 612 plakalı ... ile yanında ... ve ... ile ölen ... bulunduğu esnada,... Merkezden ... Köyü'ne doğru hareket halinde bulunduğu. Ölen ... sürücüsü...'ın da ... plakalı ... ile yanında ..., ... ve ... ve ölen ... olduğu halde ... Köyü'nden ... doğru hareket halinde olduğu, Balıbağ Köyü'ne ait mezarlık önünde ... Köyü'ne doğru giden sanık ...'in mezarlık önünde 22 CM yola tecavüz edecek şekilde park halinde bulunan sanık ...'nın aracını gördüğünde, park halinde bulunan ....plakalı kamyonete çarpmamak için sola yöneldiğinde, karşı yönden gelmekte olan mütevefa sürücü Ramazan Aktaş'ın yönetimindeki .... plakalı otomobille çarpışması sonucu birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan olayın meydana geldiği" belirtilmiştir.
2.Katılan sanık ... aşamalarda, Çankırı merkezden mezarlık ziyaretine gitmek üzere 70-80 km civarı hızla seyir halinde olduğu esnada kaza mahalline geldiğinde yolun kenarında mezarlık ziyareti için gelen sanık ... 'ün aracının yola taşkın şekilde park etmiş halde bulunduğunu gördüğünden araca çarpmamak amacıyla aracın solundan geçmek istediği esnada karşı yol istikametinden zikzak çizerek gelen ölen sürücü ...'ın direksiyonu sağa kırması gerekirken sola kırması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, çarpışma sonrasını hatırlamadığını, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Sanık ... Cinöz aşamalarda, olay tarihinde köy mezarlığına kabristan ziyaretine gittiğinden aracını yolun kenarındaki şarampol kısma park ettiğini, sonrasında bir gürültü duyduğunu ve kaza yapan araçlardan bir tanesini kendi aracının üzerine çıkmış vaziyette gördüğünü, jandarma ekipleri gelmeden önce aracına çarpan diğer araçtaki şahısları kurtarmak için itfaiye ekiplerinin kendi aracını yola doğru çektiklerini, olayın başlangıcında aracının yol kenarında bulunmadığını ve meydana gelen kazada kusurunun olmadığını beyan etmiştir.
4.Keşif esnasında tanık sıfatı ile dinlenen ..., olay anını görmediklerini ancak katılan sanık ...'un aracında sıkışanları kurtarmak için sanık ... Cinöz'e ait yeşil renkli aracı yerinden oynattıklarını akabinde olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin aracı çektiklerini beyan etmişlerdir.
5.Kaza tespit tutanağında, kaza anında gün durumunun gündüz. kaza mahallinin meskun mahal dışında, iki yönlü, asfalt kaplama köy yolu olduğu, havanın açık ve zeminin kuru olduğu, 18.AV.472 plakalı sanık ... 'ün sevk ve idaresindeki otomobilin park halinde karayolunu 22cm kadar işgal ettiği ile arkasında herhangi bir işaretlemenin olmadığı ve sanık sürücü....'ün 2918 sayılı Kanun Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) sürücülerin asli kusurlu sayıldıkları hallerden yerleşim yeri dışındaki karayolu üzerinde zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama maddesini ihlal ettiğinden meydana gelen kazada asli kusurlu bulunduğu, katılan sanık ...'un 2918 sayılı Kanun'un 56/1-a maddesinde düzenlenen şerit değiştirme ve 52/1-b maddesinde düzenlenen sürücülerin araçlarının hızını aracın yük, teknik özellik, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak maddelerini ihlal ettiğinden meydana gelen kazada kusurunun bulunduğu, ölen sürücü Ramazan Aktaş'ın ise aynı kanunun 52/1-b maddesinde düzenlenen sürücülerin araçlarının hızını aracın yük, teknik özellik, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak maddelerini ihlal ettiğinden meydana gelen kazada kusurunun bulunduğu belirtilmiştir.
6.Soruşturma aşamasında, dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 12/11/2014 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, olay mahallinde yol genişliğinin 7 metre olduğu, banket bulunmadığı, havanın açık görüş mesafesinin normal olduğu, yol üzerinde görüşü engelleyen herhangi bir cismin bulunmadığı, yol kenarında park halinde bulunan aracın 7 metrelik yolun 22 santimlik kısmını işgal ettiği, normal ... genişliğinin 170cm ile 180cm arası olduğu aynalar ile birlikte ... genişliğinin 2mt olduğu göz önüne alındığında, park etmiş aracın yanından iki aracın normal olarak geçebileçeği düşünüldüğünde sanık ... 'e kusur izafe edilemeyeceği, kendi kullanmış olduğu aracın şeridini terk edip, karşı şeride geçerek, karşı şerit üzerinde seyir halinde olan araçla kafa kafaya çarpışmasından dolayı 2918 sayılı Kanun'un 84. maddesinde yer alan sürücü asli kusurlarından "şeride tecavüz etme" diğer kusurlardan 56/l-a "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" kusurunu ihlal ettiğinden kamyonet sürücüsü katılan sanık ...'un tamamen asli kusurlu bulunduğu, kendi şeridinde seyir halinde olan ölen sürücü Ramazan Aktaş'ın kusuruna rastlanmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir.
7.Soruşturma aşamasında, dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 18/12/2014 tarihli Adli Tıp Kurumu, Ankara Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, sevk ve idaresindeki kamyonet ile sürüşündeki özen eksikliği sonucu karşı yönden gelen trafiğin şeritine girip burada nizami biçimde seyreden sürücü yönetimindeki otomobille çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeni ile katılan sanık ...'un meydana gelen kazada asli kusurlu bulunduğu, durması için zorunluluk bulunmamasına rağmen karayolunu 22 cm işgal eder şekilde park etmek suretiyle trafiğin güvenliğini tehlikeye atan sanık ... 'ün tali kusurlu bulunduğu, kullandığı otomobille meskun mahal dışındaki yolda kendi şeridinde nizami biçimde seyri esnasında karşı istikametten şerit ihlali yaparak şeridine giren kamyonet ile çarpıştığı olayda hatalı tutum ve davranışı olmadığından ölen sürücü ...'ın atfı kabil kusuru bulunmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir.
8.Kovuşturma aşamasında, yapılan keşif üzerine düzenlenen 28/09/2015 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, karşı yönden gelen aracın şeridini ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğinden katılan sanık ...'un meydana gelen olayda asli kusurlu bulunduğu, aracının hızını azaltmayarak tedbirsiz ve dikkatsiz ... kullandığından ölen sürücü ...'ın meydana gelen olayda tali kusurlu bulunduğu, meydana gelen olayda kural ihlali bulunmayan sanık sürücü ...'ün ise kusurusuz bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
9.Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan 16/11/2015 tarihli, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, katılan sanık sürücü ... hakkında "...yönetimindeki kamyonet ile yola gereken dikkati vermemiş, direksiyon hakimiyetine özen göstermeyip seyir halinde bulunduğu yol bölümünü muhafaza edecek tarzda seyrine özen göstermemiş, park halindeki ... nedeni ile gereğinden fazla ve kontrolsüz bir şekilde karşı yön yol bölümüne geçerek olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurludur." şeklinde görüş belirtilmekle, park halindeki aracın taşıt trafiğine ait kaplamaya taşan mesafesi dikkate alındığında sanık ... Cinöz'ün ve kendi şeridinde nizami şekilde seyir halinde olan ölen sürücü ...'ın meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir.
10.Çankırı Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen doktor raporları ile katılanlar ..., ..., ... ve ...'nin yaralanmalarının hayati tehlikeye neden olur ,basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve vücutta kemik kırığına sebebiyet nitelikte olduğu, katılanlar... ve ...'un yaralanmalarının vücutta kemik kırığına sebebiyet verir nitelikte olduğu, katılan ...'un yaralanmasının hayati tehlikeye neden olur ve vücutta kemik kırığına sebebiyet verir nitelikte olduğu ve katılan ...'un yaralanmasının hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.
11.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/07/2014 tarihli ölü muayene tutanağında, ...'un ölümünün trafik kazasına bağlı iç organ kanaması ve hemotoraksa bağlı dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu meydana geldiği, ...'ın ölümünün ... içi trafik kazasına bağlı dalak rüptürü ve hemotoraksa bağlı dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu meydana geldiği ve 15/08/2014 tarihli ölü muayene tutanağı ile ...'nin ölüm nedeninin ... içi trafik kazasına bağlı multi travma, hayati kemik kırıkları ve kafa içi organ hasarı sonucunda gerçekleştiği belirtilmiştir.
12.Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi kanuna aykırı olup, söz konusu aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
BI-Sanık ... Cinöz hakkındaki beraat hükmüne yönelik katılan sanık ... müdafinin, katılanlar Bayram, Leyla, Mustafa, Afife, Rukiye, ... vekilinin ve katılanlar ..., ... ve ... vekilinin, üzerine atılı suçu işlediği sabit olan sanık hakkında mahkumiyet yerine hatalı kusur tayini sonucu beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular kısmında yer verilen, oluşa uygun bulunan 16/11/2015 tarihli, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporu doğrultusunda meydana gelen olayda kusuru bulunmadığı tespit edilen sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, kusuru bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmesine ilişkin esas mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. BII- Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan sanık ... müdafinin ve katılanlar Bayram, Leyla, Mustafa, Afife, Rukiye, ... vekili ile katılanlar ..., ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. CI.Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular kısmında yer verilen, oluşa uygun bulunan 16/11/2015 tarihli, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporu doğrultusunda meydana gelen olayda asli ve tam kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 42.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin esas mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. CII- Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. DI. Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik katılanlar ..., ... ve ... vekilinin sanık hakkında eksik ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekir, bu kapsamda inceleme konusu somut olayda oluşa uygun bulunan adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinin heyet raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu üç kişinin ölümüne ve sekiz kişinin nitelikli bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 42.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin esas mahkemenin kararı adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek hukuka uygun bulunmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. DII. Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR I.Sanık ..
. Cinöz hakkındaki beraat hükmüne ilişkin temyiz incelemesi yönünden,
Gerekçe bölümünün AI ve AII numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 12/01/2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararında katılan sanık Yükseli Bozkuş müdafii ve ayrı ayrı katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık ... müdafinin ve ayrı ayrı katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesi yönünden,
Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenlerle Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 12/01/2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararına yönelik olarak hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanık ... hakkındaki (1) numaralı bölümünün (e) bendi ile gösterilen beşinci paragrafının hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 2125 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine,
TCK'nın 52/2.maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 42.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi. #########