12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/6605 E. , 2024/53 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 16.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/792 Esas, 2016/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2.Antalya 16.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/792 Esas, 2016/183 Karar sayılı kararının mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 01/03/2022 tarihli ve 2020/6760 Esas, 2022/1521 Karar sayılı ilâmıyla; hükmün basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, genel hükümlere göre yargılama yapılması yönünde esas mahkemenin ara kararının bulunduğu anlaşılmakla; yargılama sonucunda Antalya 16.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2022/311 Esas, 2023/536 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan verilen 6..000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21/11/2023 tarihli ve 2023/120195 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri;
1.Üzerine isnat edilen taksirle yaralama suçu yönünden kusuru bulunmadığından bahisle hakkında beraat hükmü kurulması yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve kurulan hükümde fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2.Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1.Meydana gelen olayda bilinçli taksir ile hareket eden sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2.Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Sanığın aracı ile seyir halindeyken, müştekinin sevk ve idaresindeki 07 EG 913 plakalı motosikletle çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde, müştekinin dosyada mevcut Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 04/11/2015 tarihli adli raporda belirtildiği gibi, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı..." belirtilmiştir.
2.Sanık sürücü aşamalardaki beyanlarında, olay günü alkollü olduğunu ancak katılan sürücünün kendisine çarptığını bu nedenle olayda kusuru bulunmadığından suçlamaları kabul etmediğini belirtmiştir.
3.Katılan, yaralanması nedeni ile şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiş olup hakkında katılma kararı verilmiştir.
4.Dosya içeriğinde mevcut bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü alkol raporundan anlaşıldığı üzere kazanın akabininde, kolluk ekibi tarafından alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucunda sanığın 1.65 promil alkollü olarak trafiğe çıktığı tespit edilmiştir.
5.Kaza tespit tutanağında; kaza yerinin meskun mahal, gün durumunun gece, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz, dört yönlü kavşak olduğu, kazanın oluşumunda sanık sürücü ...'ın sürücülerin sağa dönüş kurallarına riayet etmeyerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 53/1-a maddesine aykırı hareket ettiğinden meydana gelen kazada asli kusurlu bulunduğu, katılan sürücünün ise aynı kanunun 52/1-a maddesinde düzenlenen araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
6.Antalya Atatürk Devlet Hastanesinin 03/11/2015 tarihli raporunda, sol dizde ağrı, sağ kalçada hassasiyeti mevcut olan katılanın ortopedi uzmanınca konsülte edildiği ve sol kısa bacak atel önerildiği ile katılanda meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yumuşak doku travması olduğu, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, adli tıp birimince düzenlenen 04/11/2015 tarihli kati doktor raporunda şahısta meydana gelen yaralanmanın hayati tehlikeye neden olmaz, vücutta kemik kırığına neden olmaz nitelikte bulunduğu belirtilmiştir.
7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A. Sanığın, üzerine isnat edilen taksirle yaralama suçu yönünden kusuru bulunmadığından bahisle hakkında beraat hükmü kurulması yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve kurulan hükümde fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Dosya içeriğinde mevcut bulunan alkol raporuna göre alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucu 1.65 promil alkollü olduğu tespit edilen ve olay ve olgular kısmında yer verilen ve oluşa uygun düşen kaza tespit tutanağı doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan verilen 6..000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olup, kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. AII. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. BI.
Katılan vekilinin, meydana gelen olayda bilinçli taksir ile hareket eden sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekir, bu kapsamda inceleme konusu somut olayda oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı doğrultusunda asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan verilen 6..000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek hukuka uygun bulunmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. BII. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün AI, AII ve BI, BII numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle, Antalya 16.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2022/311 Esas, 2023/536 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.