5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/4253 E. , 2012/10846 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1999 yılında ... Merkez ... Köyü muhtarı olarak seçilen, 17/04/2002 tarihinde İl İdare Kurulu kararıyla görevden uzaklaştırılan ve görev yaptığı dönemde, usulsüz işlemler yaparak toplam 2.027.277.020 TL'yi zimmetine geçirdiği anlaşılan sanığın; köy adına düzenlenen 09/11/2000 tarihli gider pusulasında adı geçen ..., 01/06/2001 tarihli gider pusulasında adı geçen ..., 16/05/2000 tarihli gider pusulasında adı geçen ... adına sahte imzalar atarak atılı eylemleri gerçekleştirdiğinin iddia olunmasına rağmen bu konuda gerekli kriminal inceleme yapılmaması, bu imzaların sahte olduğunun ve yapılan sahteciliğin aldatma yeteneğinin bulunduğunun belirlenmesi halinde eylemin; zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi nedeniyle nitelikli zimmet suçu kapsamında kalacağının gözetilmemesi, buna bağlı olarak lehe kanun karşılaştırması yapılırken 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesi gereğince, ayrıca evrakta sahtecilik suçundan hüküm kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi uygulanırken, aynı maddenin 1. fıkrasındaki hangi hak ve yetkinin kötüye kullanıldığının ve yasaklandığının gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüde neden olunması, Kendi adlarına davaya katılma talebinde bulunmalarına rağmen, köy tüzel kişiliğini temsil yetkileri bulunup bulunmadığı tespit edilmeyen katılanların, usulsüz olarak davaya katılmalarına karar verilmesi ve uygulamaya göre, vekalet ücretinin bu katılanlar yerine Hazine lehine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin 53/1, 2 ve 3. maddesinin çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına”; yine 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak ve mahkemenin takdiri de gözetilerek hüküm fıkrasına "Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a. maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle anılan Kanunun 53/5. maddesi uyarınca takdiren 2 yıl 7 ay 7 gün süreyle cezanın infazından sonra işlemek üzere 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına" ibarelerinin eklenmesi, vekalet ücreti verilmesine ilişkin uygulamanın ise hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.