12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/5151 E. , 2024/1016 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Antalya 2. Çocuk Mahkemesinin 12/06/2014 tarihli ve 2014/17 esas, 2014/367 sayılı kararının 08/07/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 29/11/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanunu'nun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Antalya 2. Çocuk Mahkemesinin 27/10/2022 tarihli ve 2021/352 esas, 2022/302 sayılı kararının 13.12.2022 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-07-1832-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57980 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB- 2023/57980 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 13/12/2013 olduğu, bu tarih itibariyle suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun 12/06/2014 tarihinde sorgusunun yapıldığı, hakkında verilen 12/06/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08/07/2014 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 29/11/2014 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği tarih arasında dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, 5237 sayılı Kanun'un 66/2, 66/1-e maddeleri uyarınca dava zamanaşımının 5 yıl 4 ay olup, anılan Kanun'un 66/2, 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu 08/07/2014 ve 29/11/2014 tarihleri arasındaki 4 ay 21 günlük sürenin, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 12/06/2014 tarihi ile hükmün açıklandığı 27/10/2022 tarihine kadar geçen 8 yıl 4 ay 15 günlük süreden mahsup edilmesi sonucu 7 yıl 11 ay 21 günlük kalan sürede dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı; yine suçun işlendiği 13/12/2013 tarihinden kararın verildiği 27/10/2022 tarihine kadar geçen süreden durma süresi mahsup edildiğinde geriye kalan 8 yıl 10 ay 13 günlük sürede 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrasının ilgili bölümüne göre; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada ...; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer." 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; "Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." şeklinde düzenlemeye haizdir.
3.Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4.Hükümlünün üzerine atılı suçu 13.12.2013 tarihinde işlediği, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 12.06.2014 tarihinde verilip 08.07.2014 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün Mahkemesince 12.06.2014 tarihinde savunmasının alındığı, 29.11.2014 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereğince 08.07.2014 ilâ 29.11.2014 tarihleri arasında 4 ay 21 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 29.11.2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 12.06.2014 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde, hükmün açıklandığı 27.10.2022 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası gereğince 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu, yine suçun işlendiği 13.12.2013 tarihinden kararın verildiği 27.10.2022 tarihine kadar geçen süreden durma süresi mahsup edildiğinde 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin de karar tarihinden önce dolduğu anlaşılmakla, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Antalya 2. Çocuk Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/352 esas, 2022/302 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.