12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/539 E. , 2024/68 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziosmanpaşa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2016 tarihli ve 2014/225 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 6.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Gaziosmanpaşa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2016 tarihli ve 2014/225 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20.12.2021 tarihli, 2019/12378 Esas, 2021/9011 Karar sayılı kararı ile; "...Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında,
TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3.Gaziosmanpaşa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/57 Esas, 2022/375 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 6.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.01.2023 tarihli ve 2022/153981 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz isteği;
eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine, kusurunun bulunmadığına, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan vekilinin isteği;
kusur tespitine, eksik incelemeye, tayin edilen cezaya, kazanın gerçekliğine, hukuksal temellere, adalete, hakkaniyete, Türkiye'deki yerleşik trafik kültürüne, mağdurun henüz bir çocuk olduğu bilgisine ve dosya kapsamı içindeki delillere göre hükme esas teşkil edemeyecek biçimde oluşturulan ATK raporuna itibar ederek sanığa daha az ceza veren yerel mahkeme kararının bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Olay günü saat 17:00 sıralarında sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 33 BDZ 82 plakalı otomobil ile meskun mahalde, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'ye aracının sağ ön ve sağ ön cam kısımları ile çarpması sonucu nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmaktadır.
2.Katılan hakkında Gaziosmanpaşa Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12/12/2012 tarihli raporda; " Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 01/05/2012 yatış 03/05/2012 çıkış tarihli 13795 protokol nolu epikriz raporunun tetkikinde; Sol temporoparietal epidural hematom, tanısı ile yatırıldığı, ameliyata alındığı, hasta GAA entübe edilerek masaya alındığı, ameliyat sahası steril boyanarak örtülü, sol temporparietal cilt insi kraniotomi ile fraktür hattına ulaşılarak epidural hematoma ulaşıldığı, dura altı küçük bir insizyon yapıldığı, subdural minimal hemoraji olduğu görüldüğü ve boşaltıldığı, mesafeye 1 adet hemovak dren konulduğu, perop kompli transfozyonu yapılmadığı kayıtlı bulunmakla;
SONUÇ
Sol parietalde kırığa ve epidural hematoma neden olan yaralanmasının;
1.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3.Vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak olarak sınıflandırıldığında, kişide saptandığı belirtilen kırığın, hayat fonksiyonlarını ORTA (2) İKİ derecede etkileyecek nitelikte olduğu..." şeklinde görüş bildirilmiştir. 3.Yargılama aşamasında alınan 20.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda ve 10.04.2014 tarihli keşfe dayalı düzenlenen 18.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda; sanık sürücü ...'in tali kusurlu olduğu, yaya ...'nin ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 4.Tanıklar R.Ö., C.Y., M.T., C.E.'nin anlatımı, 33 BDZ 82 plakalı otomobile ait hasarlı fotoğraflar, katılana ait doktor raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 5.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11.05.2015 tarihli raporda; "A) Sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki yol üzerinde seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermediği, seyrini mahal özelliklerini göz önünde bulundurarak sürdürmediği,olay mahalline geldiğinde karşıdan karşıya karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayayı ikaz ederek çarpmamak için etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken gerekli/yeterli tedbiri almayark yayaya aracının sağ ön kısımları ile çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurludur. B) Yaya Mücahit Ekmekçi olay mahalli meskun mahaldeki yolda karşıdan karşıya geçişi için öncelikle 30m kadar mesafede bulunan yaya geçidini kullanması gerekirken kullanmadığı, karşıdan karşıya geçtiği noktada ise geçişi öncesi kendi can güvenliği açısından yol üzerinde yeterli kontrolü yapmadığı, ilk geçiş hakkını yolda seyir halinde bulunan araçlara bırakmadığı, yaklaşmakta olan araçların hız ve mesafelerini dikkate almadan kaplamaya girip karşıdan karşıya geçtiği sırada da sanık sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurludur. "şeklinde görüş bildirilmiştir. 6.Katılan ... ile velayet hakkına sahip babası ...'nin her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 03.06.2013 tarihinde katılma kararı verildiği, duruşmadaki beyanlarında; Katılan ...'ın, "Oğluma vurarak yaralayan ve kemiğini kıran sanıktan şikayetçiyim, kendisi bizi arayıp sormadı, olay yerinden de kaçmıştır, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, çocuğumun zararı giderilmemiştir halen tedaviye götürüyorum, zararımız da giderilmemiştir." dediği, Katılan ...'in, "Kaza ... Mah. Mehmet Akif Cad. üzerinde oldu, ben yolun sağında idim, karşıya geçecektim, sağıma soluma baktım, solda arabalar vardı, o anda soldan gelen araba bana çarptı, bana ... yaya kaldırımından indiğimde ... yolunda çarptı, yaya geçidi ve ışıkta yoktu, ... çarptıktan sonra durmadı, hastaneye beni başkaları götürdü, sanık beni arayıp sormadı, sanıktan şikayetçiyim." dediği anlaşılmaktadır. 7.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, duruşmada alınan savunmasında; "33 BDZ 82 plakalı aracı olay günü ben kullanıyordum, ben oto tamircisiyim, bu aracı test ediyordum, Eski Edirne Asfaltı'ndan Sanko Sanayi Sitesi'ne gittiğim sırada iki araba arasından biri yola çıktı, 30-35 km hızla gidiyordum, çocuğu görünce fren yaptım, sol manevra yaptım ancak çocuğa çarpmak zorunda kaldım, benim çarpma sırasında ehliyetim yoktu, sonrasında aldım, çarptıktan sonra şoka girdiğimden olay yerinden kaçmışım, kendime geldiğimde ustaları Halk Hastanesi'ne gönderdim, kendimde karakola teslim oldum, benden bir talepleri olmadı, telefon açarak tehdit ettiler, meydana gelen kazada olmadığına inanıyorum." şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür. 8.Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. 9.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına fiilen uyularak yapılan yargılamada; sanığın savunmasının alındığı ve basit yargılama usulünün takdîren uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Kusur Durumuna ve Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden, Olay günü sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Mehmet Akif Caddesini takiben ... Caddesi istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, karşıdan karşıya geçmekte olan katılan ...'e çarparak, katılanın hayati tehlike geçirecek ve katılanın vücudunda 2.derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmasına tali kusurlu şekilde sebep olduğu olayda; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, ayrıca oluş, dosya kapsamı, sanığın ve katılanın beyanları, tanık anlatımı, adli muayene raporları ile Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiği anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın kusura ve eksik incelemeye ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden, "Sanığın suç işlemeye meyilli olumsuz kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, erteleme hükümlerinin de yasal imkansızlık nedeniyle uygulanmadığı anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 4.Lehe Hükümlerin Uygulanması Yönünden, Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörüldüğü, seçimlik cezalarda takdir yetkisinin mahkemede olduğu ve mahkemece takdiren adli para cezasına hükmedildiği, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin ise, "Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak" gerekçeleri ile uygulanmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerine ilişkin olarak da Mahkemece, "Sanık hakkında verilen adli para cezasının niteliği itibariyle" gerekçeleri ile uygulanmadığı anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Eksik İncelemeye ve Kusura İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden, Olay günü sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Mehmet Akif Caddesini takiben ... Caddesi istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, karşıdan karşıya geçmekte olan katılan ...'e çarparak, katılanın hayati tehlike geçirecek ve katılanın vücudunda 2.derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmasına tali kusurlu şekilde sebep olduğu olayda; oluş, dosya kapsamı, sanığın ve katılanın beyanları, tanık anlatımı, adli muayene raporları ile Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, ayrıca Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiği anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin eksik incelemeye ve kusura ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan ve tali kusurlu olduğu Mahkemece kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörüldüğü, seçimlik cezalarda takdir yetkisinin mahkemede olduğu ve mahkemece takdiren adli para cezasına hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. C.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziosmanpaşa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/57 Esas, 2022/375 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.